19˚
İstanbul
19˚
açık
Nem %39
Rüzgar 6.38 /s
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
20 Mayıs 2022 Cuma
Sonuç
Son dakika... Ankara'da halk otobüsü kaza yaptı: 5'i ağır 25 yaralı

Son dakika... Ankara'da halk otobüsü kaza yaptı: 5'i ağır 25 yaralı

Ankara Sincan Yenikentte Şahan Kışlası yakınlarında feci bir kaza yaşandı. Kayganlaşan yolda sürücünün kontrolünden çıkan halk otobüsü köprü üzerinde bulunan korkuluklara çarptı. Kazada ilk belirlemelere göre çok sayıda yaralının olduğu bildirildi. Şuana kadar herhangi bir vatandaşın ölüm haberi gelmedi. Olay yerine çok sayıda sağlık ekibi gönderildi. 20'NİN ÜZERİNDE YARALI Ankara-Ayaş yolu Yenikent'te Şehit Üsteğmen Hasan Şahan Kışlası önünde halk otobüsü kaza yaptı. Kazada ilk belirlemelere göre 5'i ağır 25 kişinin yaralandığı bildirildi. Aralarınında öğrencilerin bulunduğu otobüste yaklaşık 13 yaşlarında bir çocuğun ise bacağının koptuğu bilgisine ulaşıldı. Sağ tarafının neredeyse yok olan otobüsü ekipler olay yerinden kaldırmaya çalışıyorlar. Yaralılar hastaneye kaldırılırken şoförün ise durumunun iyi olduğu belirlendi.  Ankara İtfaiyesi'nden yapılan açıklamada: "Sincan Ayaş yolu Yenikent girişinde trafik kazası ihbarı üzerine Sincan istasyonu ve Sincan Osb istasyonu saat 08.02 de olay yerine çıkış yapmıştır. Saat 08.05 de olay yerine ulaşan ekibimiz 503 hat numaralı Ego otobüsünün bariyerlere vurması sonucu tahmini 20 yaralının olduğunu bildirmiştir. Çalışmalarımız devam etmektedir" OLAY YERİNDEN İLK GÖRÜNTÜLER #vd-51934# #vd-51933# #vd-51932# #vd-51935# AYRINTILAR BİRAZDAN... #r-2805745,2805729,#

Haberler
22 Aralık 2021 - 08:41
Uygurları fişleyen Çinli şirkete kara liste darbesi: Halka arzını erteledi

Uygurları fişleyen Çinli şirkete kara liste darbesi: Halka arzını erteledi

Uygur Türklerini yüz tanıma programı ile fişleyerek Pekin yönetimine himet veren Çin merkezli yapay zeka şirketi SenseTime, ABD tarafından kara listeye alınmasının ardından Hong Kong’daki 767 milyon dolarlık halka arzını ertelediğini açıkladı. İnsan hakları ihlalleri nedeniyle kara listeye giren şirket milyonlarca dolar zarar etti. ABD Hazinesi, SenseTime’ın yüz tanıma programlarının kısmen Uygurlara ve Sincan’daki diğer Müslüman azınlıklara karşı kullanılmak üzere tasarlandığını duyurmuştu.  YÜZ TANIMA ŞİRKETİ YATIRIM ENDİŞESİ YAŞIYOR ABD’nin SenseTime’ı kara listeye alması şirketin halka arz planlarına gölge düşürdü. SenseTime, yaptığı açıklamada potansiyel yatırımcıların çıkarlarını korumak için böyle bir adım attığını duyurdu. Ayrıca yapay zeka şirketi, daha önce yatırım yapmış kişilere geri ödeme yapacağını belirtti. Washington’daki hükümet sözcüleri, SenseTime'ı Çin'in askeri-sanayi projelerinin bir parçası olarak tanımlıyor. Buna göre, SenseTime, bir kişinin Uygurlu gibi görünüp görünmediği dahil olmak üzere kişilerin etnik kökenini belirleyebilen bir yüz tanıma yazılımı geliştirdi ve satmaya başladı.  ÇİN'E HİZMET EDEN ŞİRKET TEPKİ ÇEKİYOR İnsan hakları grupları ve birçok hükûmet araştırmacısı, Çin’in kamplarda kitlesel gözaltılar, zorla çalıştırma, politik beyin yıkama, işkence ve zorla kısırlaştırma gibi çeşitli faaliyetler yaptığına dair kanıtlar buldu. Washington, bunu soykırım olarak nitelendirdi. 2014 yılında Hong Kong Çin Üniversitesi'nde akademisyen Tang Xiao'ou tarafından kurulan şirket, sadece birkaç yıl içinde Çin'in en değerli girişimlerinden biri haline geldi. Başlangıçta Doğu Türkistan'daki toplama kamplarının varlığını inkar eden Çin, daha sonra bu kampların İslami aşırılıkçılığı azaltmayı amaçlayan eğitim merkezleri olduğunu ileri sürdü. Ancak Pekin hükûmetinin, Müslümanları takip etmek için yüz tanıma yazılımları kullandığı ortaya çıktı.  BM ve birçok insan hakları örgütünün raporlarına göre 4 milyona yakın Uygur Türkü, toplama kampları, çalışma kamplarında tutuluyor ya da ülkenin birçok sanayi bölgesinde 'köle işçi' olarak çalıştırılıyor.  #r-2780018,2779860,#

Haberler
13 Aralık 2021 - 13:29
Ankara'daki hayvan barınağında yangın! Beni yakmadılar, canlarımı yakmaya çalıştılar

Ankara'daki hayvan barınağında yangın! Beni yakmadılar, canlarımı yakmaya çalıştılar

 Ankara’nın Sincan ilçesinde, gönüllünün sokak hayvanları için yaptığı hayvan barınağında yangın çıktı. Polis ekipleri ise barınağın kundaklandığına ilişkin iddialar hakkında araştırma başlattı. BEKÇİ HABER VERDİ Saat 21.30 sıralarında Ankara’nın Sincan ilçesinde bulunan bir hayvan barınağında meydana gelen yangında, çok sayıda köpek kulübesi ve battaniye küle dönerken hayvanalra bir zarar gelmedi. Hayvan barınağı sahibi Emine Özer, barınağında günlük bakım ve kontrollerini yaptıktan sonra evine dönmek üzere yola koyuldu. Yaklaşık yarım saat sonra barınakta bulunan bekçi kendisini arayarak yangın çıktığını bildirdi. Çıkan yangında maddi zarar meydana gelirken can kaybı yaşanmadı. KUNDAKLAMA İDDİALARINA İNCELEME Bekçi, yangında köpeklerin zarar görmemesi için hemen kilitleri açarak hayvanları serbest bırakıp itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri barınakta çıkan alevleri kısa sürede söndürerek yangını kontrol altına aldı. Polis ekipleri kundaklama iddialarına ilişkin inceleme başlattı. Sincan Belediyesine bağlı Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri ise Acil Müdahale Aracı ile tedbir amaçlı bulundu. #vd-51601# "KENDİ ŞARTLARIMLA, İLKMEK İLMEK DOKUMAYA ÇALIŞIYORUM" 5 yıldır sokak hayvanlarına baktığını belirten barınak sahibi Emine Özer, kundaklama iddialarını şöyle anlattı: "5 yıldır sokak hayvanlarına bakıyorum. Daha önceki yerim Ovacık’taydı. Canlarıma burada daha huzurlu bir yaşam sağlamak için kiraladım. Burayı kendi şartlarımla ilmek ilmek dokumaya çalışıyorum. Bugün burada böyle bir yangınla karşılaştım ve ben çıkalı yarım saat olmuştu. Burada bulunan bekçimiz yangın var diyerek çağırdı ve koşarak geldik. Allah’tan köpeklerin canlarına bir şey olmadı. Bekçimiz kafesleri hemen açmış ve çıkarmış." Barınak sahibi, 55'e yakın battaniye ve tüm makinaların yandığını söyledi. "ALLAH HERKESE VİCDAN VE MERHAMET VERSİN" "Buraya geldiğimizde itfaiye ekipleri ve Sincan Belediyesine bağlı ekipler gelmişti. Biz yarım saat önce çıktığımızda herhangi bir şey yoktu burada, ben kontrolleri yaptım. Yangın çıkaracak hiç bir şey yoktu. Bizim burada 55'e yakın battaniyemiz ve makinalarımız vardı, hepsi yandı. Beni yakmadılar, bana bir şey olmadı, canlarımı yakmaya çalıştılar. Allah herkese vicdan ve merhamet versin" #r-2803573,2803305,2803087,#

Haberler
01 Aralık 2021 - 11:26
ABD'de rapor: Çin'in politika ve eylemleri, Uygurları yok etme amacı güdüyor

ABD'de rapor: Çin'in politika ve eylemleri, Uygurları yok etme amacı güdüyor

Çin'in Uygur Türklerine karşı "soykırım" eyleminde bulunduğu iddiaları uluslararası alanda sorgulanırken, 50 küresel insan hakları, savaş suçları ve uluslararası hukuk uzmanı, söz konusu iddialara ilişkin bir rapor yayımladı. Binlerce görgü tanığının ifadeleri ve Çin hükümetinin resmi belgelerine dayanılarak hazırlanan rapor, Washington DC merkezli düşünce kuruluşu Newlines Strateji ve Politika Enstitüsü tarafından hazırlandı. Raporda, "Çin hükümeti, BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni ihlal etmiştir ve Uygurlara yönelik soykırımın devlet sorumluluğunu taşımaktadır." değerlendirmesinde bulunuldu. Uygur Türklerine yönelik soykırım iddialarına ilişkin bir sivil toplum kuruluşu tarafından hazırlanan ilk analiz olma özelliği taşıyan raporda, "Çin'in, bölgede Uygurları hedef alan politikaları ve eylemleri bir bütün olarak görülmelidir. Bu politika ve eylemler, Uygurları grup olarak ya da kısmi olarak yok etme amacı gütmektedir." ifadesi kullanıldı. BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde "soykırım" için 5 madde bulunduğunun anımsatıldığı raporda, Çin'in bu 5 maddeyi de ihlal ettiği ve uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Kamplardaki Uygur Türkleri intihara yöneliyor Raporda, 2014'ten bu yana Çin hükümetinin 1 ila 2 milyon kişiyi haksız yere tutuklayarak, 1400 civarındaki tutuklu merkezine götürdüğü belirtilirken, bölge halkına cinsel istismar, psikolojik işkence, kültürel beyin yıkama gibi eylemlerde bulunulduğu aktarıldı. Tutuklu kamplarında kaç kişinin öldüğüne dair net bir bilgi olmadığının vurgulandığı raporda, kamplarda kalan kişilerin intihara da yöneldiği kaydedildi. Bölgedeki doğum oranının 2017-2018 döneminde yüzde 33 düşüş yaşadığına işaret edilen raporda, bunun nedeninin Çin yönetiminin dayattığı doğum kontrol ve zorla kürtaj politikaları olabileceğinin altı çizildi. Çin hükümetinin söylemlerinde de soykırıma ilişkin ifadelerin olduğunun belirtildiği raporda, Çinli yetkililerin Uygur Türkleri ve diğer Müslümanlardan "otlar" ve "tümörler" olarak bahsettiklerine işaret edildi.

Haberler
09 Mart 2021 - 20:02
Çin zulmü protesto edildi

Çin zulmü protesto edildi

Bölgede Çin'in "mesleki eğitim merkezleri" adı verilen kamplarda aile üyeleri, yakınları ve akrabalarının alıkonulduğunu açıklayan bir grup Uygur Türkü, yıllardır haber alamadıkları yakınlarının fotoğraflarıyla Çin'in Ankara Büyükelçiliği önünde toplandı. Grup adına konuşma yapan Mirza Ahmed, bu kamplarda tutulan Uygur Türklerinin işkenceye, tecavüze ve asimilasyona maruz kaldığını belirterek, "Biz bunun hesabını sormak için kefenimizle yola çıktık. Ucunda ölüm varsa da bu yoldan dönmeyeceğiz." ifadelerini kullandı. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde insanlık onurunun ayaklar altına alındığını vurgulayan Ahmed, "Kardeşlerimiz serbest bırakılana kadar aile nöbetimize devam edeceğiz. Bizim bildiğimiz 5 bin 199 kişiye ait dosya var. Bu dosyaları Çin konsolosluklarına götürdük ama Çin bunu kabul etmedi. Biz Çin'in insanlığa karşı yaptığı soykırımı tek tek her fırsatta ifşa edeceğiz. Çin kendini bir hukuk devleti sayıyorsa bunun gereğini yaparak tuttuğu milyonlarca insanı salıverecek ve toplama kampları kapanacak." diye konuştu. Ahmed, sesini yurt dışına duyuramayan Uygur Türklerinin de bulunduğunu belirterek, toplama kamplarındaki insanların iç organlarının alınarak satıldığını öne sürdü. Çin'in toplama kamplarında insanların işkenceye, tecavüze, dini ve etnik asimilasyona uğramasını "soykırım" olarak nitelendiren Ahmed, "Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Ucunda ölüm olsa bile ya şerefimizle öleceğiz ya da şerefimizle yaşayacağız." dedi. Ahmed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elçilik önündeki aile nöbetinin, bir sonuç alana kadar süreceğini söyledi. Yapılan başvuru ve bilgi taleplerine yanıt gelmediğini kaydeden Ahmed, "Kamplarda tutulanlar serbest bırakılana kadar Çin Büyükelçiliği önündeki nöbetimizi sürdüreceğiz." diye konuştu. "Terörist" suçlamasıyla pasaportu yenilenmiyor Türkiye Bursları kapsamında üniversite eğitimi sürdüren Rabia Gül de 52 yaşındaki annesinden 3 yıldır haber alamadığını belirtti. Annesine ulaşmak için Çin makamlarına başvuru yaptığını dile getiren Gül, "Bir buçuk sene bekletip Çin'e karşı terör örgütleriyle bağlantım olduğu için bana yardımcı olamayacaklarını söylediler. Pasaportumu yenilemek için başvurdum ama beni suçlu olarak göstererek pasaport alamayacağımı söylediler." ifadelerini kullandı. Türk vatandaşı Mevlüde Hilal'den haber yok Çin'de 2017'de tutuklanan Mevlüde Hilal'in kendisi gibi Türk vatandaşı olan kardeşi Medine Nazımi de büyükelçilik önündeki eyleme katıldı. Hilal'in 34 yaşında ve bir çocuk annesi olduğunu belirten Nazımi, AA muhabirine, "Kardeşim İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Annem hastalanınca ona bakmak için memleketimize gitti ve ona bakarken İngilizce ve Türkçe öğretiyordu. Çin 2017'de kardeşimi toplama kampına aldı ve Mayıs 2019'da saldıktan sonra Haziran 2019'da Türkiye'de okuduğu gerekçesiyle tekrar tutukladı." açıklamasında bulundu. O günden bu yana Hilal'den haber alamadıklarını ifade eden Nazımi, "En acısı da kardeşimin bakmak için gittiği annem geçen eylülde öldü. Bundan kardeşimin haberi yok, ben de Türk vatandaşı olsam da rahatça anneme bakamadım ve ülkemi ziyaret edemiyorum." diye konuştu. Nazımi, kardeşine ulaşmak için Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliği aracılığıyla başvuruda bulunduğunu dile getirerek, "Çin hükümeti aylarca oyaladıktan sonra Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliğine Çin'in İstanbul Başkonsolosluğu ya da Ankara Büyükelçiliğine başvurmamız gerektiğini söylemiş. E-posta attım, konsolosluğa gittim, 17 gün aile nöbeti tuttum ama cevap alamadım." ifadelerini kullandı. Çin'in başka ülke vatandaşı Uygur Türkleri ile onların Çin pasaportu taşıyan yakınlarını serbest bıraktığını belirten Nazımi, "Çin Türkiye ile olan diplomatik ilişkilerinde samimiyse Türk vatandaşlığına geçen Uygur Türklerini serbest bırakmalı ve Türkiye'ye dönmelerine izin vermeli." dedi. Nazımi, kardeşinin çocuğunun da 4 yıldır annesinden uzak büyüdüğünü vurgulayarak, "Çocuğa annem, babam ve erkek kardeşim bakıyordu ancak annem vefat etti. Şu an bakıyorsa babam ve erkek kardeşim bakıyordur ama onlarla da çok uzun zamandır görüşemedim. Kardeşimin durumunu bile Eylül 2019'da öğrendim." diye konuştu.

Haberler
03 Şubat 2021 - 15:13