20˚
İstanbul
20˚
açık
Nem %43
Rüzgar 3.12 /s
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
Çarşamba
23˚/15˚
21 Mayıs 2022 Cumartesi
Sonuç
Fırsatçıya yakın takip: ‘Stok yok’ diyeni ihbar edin

Fırsatçıya yakın takip: ‘Stok yok’ diyeni ihbar edin

e-Ticaret’te dolar kurundaki yükselişle birlikte mağduriyet arttı. PttAVM.com Genel Müdürü ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı Hakan Çevikoğlu, e-Ticaret platformlarında dönen son dönemdeki stok oyununu anlattı. Ürün alıcıya teslim edilmeden e-Ticaret platformlarının ürünün ücretini mağazaya aktarmadığını belirten Çevikoğlu, “Ancak bazı satıcılar ürünü sattıktan sonra müşterisine ‘Stokumuz tükendi’ diyerek, birkaç gün tüketiciyi oyalıyor. Eğer o sürede ürün fiyatı artarsa satışı iptal ederek para iadesini sağlayıp ürünü yeniden yüksek fiyattan satışa koyuyor. Bu şekilde stokçuluk yapanları tespit ederek fırsatçılara izin vermiyoruz” dedi. Çevikoğlu, vatandaştan e-Ticaret platformlarında stok açtıktan sonra ‘Stok yok’ bahanesiyle satışı iptal eden mağazaları kendilerine bildirmelerini istedi. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı ve PttAVM.com Genel Müdürü Hakan Çevikoğlu YAZILIMLA TESPİT EDİLİYOR Bugüne kadar e-Ticaret sektöründe sahte indirimlere ve fahiş fiyatlara karşı mücadele yürüttüklerini belirten Çevikoğlu, e-Ticaret’te satış yapan firma sayısının Covid-19 salgını sonrasında 320 binlere ulaştığını kaydetti. Firmalar içerisinde iyi ve kötü satıcıların olduğunu aktaran Çevikoğlu, “Biz de sektör olarak bu kötü satıcıları tespit etmek amacıyla çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Geliştirdiğimiz yazılımla fiyat indirim kıyaslamaları yaparak sahte indirimleri bu yazılımla tespit ediyoruz. Tespit ettiğimiz firmaları önce uyardıktan sonra, aynı yöntemi devam ettirdikleri takdirde platformumuzdan çıkararak gerekli mercilere şikâyet ediyoruz” bilgisini verdi. STOKLAR GERÇEK İNDİRİMLERLE ERİTİLECEK Geçen yıl ilk defa başlatılan milli indirim günleri kapsamında bütün firmalara bir önceki yıldan kalan ürünleri bildirmeleri için stokları boşaltma çağrısında bulunduklarını hatırlatan Çevikoğlu, “Bu yıl da aynı şekilde gelenekselleştirdiğimiz indirim günleri kapsamında yılın son pazarı olan 26 Aralık Pazar gününden yeni yılın ilk ışıklarına kadar gerçek indirimlerle üreticilerin stoklarını eritmelerine yardımcı olacağız” diye konuştu. #r-2804819,#

Haberler
12 Aralık 2021 - 10:07
Gıdada alarm! Tüketici de üretici de tedirgin

Gıdada alarm! Tüketici de üretici de tedirgin

Dünya, pandemiyle daha belirgin hâle gelen bir gıda sıkıntısı yaşıyor. Salgınla birlikte artan endişe, bireysel stokçuluğu bile tarihin tozlu raflarından indirdi ve yeniden günümüzün gerçeği hâline getirdi. Kuraklık, iklim değişikliği, artan maliyet, aşırı talep, düşen rekolte derken üretimde sıkıntı büyüdü, küresel bir korku hâlini aldı. Birçok ülke gıda ürünlerinde ihracat yasağı aldı  Ülkemizde ise son aylarda sepekülatif döviz atakları, alarm zillerinin şiddetini artırdı.  Bir taraftan her üründe yaşanan ‘stokçuluk’ eğilimi, diğer yandan maliyetine etkisi olsun olmasın, her ürün satıcısının dolardaki artışa göre zam yapması, temel gıda maddelerinden otomobile kadar her üründe fahiş zamları beraberinde getirdi. Ham madde bulamama, bulsa da yerine yenisini aynı fiyattan koyamayacak olma korkusu, üreticinin üretmekten imtina etmesi sonucunu da beraberinde getirdi. ZİNCİRLEME ETKİ VAR Süte gelen yüzde 48 zam fiyatlara yüzde 100 olarak yansırken market rafında bir litre sütü 16 liraya kadar çıkmış gören tüketici isyan etti. Süt fiyatı zamlanınca tereyağının kilosu 100 lirayı, peynirin ortalama fiyatı 80 lirayı, bir kilogram yoğurdun fiyatı 10 lirayı buldu. Yemi dolarla alan yumurta üreticisinin 30’lu paketler hâlinde sattığı yumurtanın fiyatı da 40 liraya dayandı. Ekmek 3 lira, simit 3,5 lira, en ucuz et çeşidi kıyma 80 lirayı, tavuğun kilosu 40 lirayı bulunca, çaresiz kalan tüketici de saklayabileceği ürünlerden olan kuru gıda ve yağ başta olmak üzere birçok üründe bireysel stokçuluğa başladı. Vatandaş, para ödediği marketleri büyük kâr oranları sebebiyle suçluyor. Devlet de bunlara milyonlarca lira ceza keserken; perakendeciler asıl problemin stokçuda olduğunu, kendilerinin o stokçulardan fahiş fiyata mal aldıklarını söyleyerek kendini savunuyor. Biz de “Bir dokunup bin ah işittiğimiz” perakendecilere kayıt cihazımızı uzattık, en temel ürünlerimiz için “Ne olacak bu piyasanın hâli” diye sorduk. Duyduklarımız “Görünen o ki, fiyat artışları sürecek” dedirtti. FİYAT NEDEN ARTIYOR? YUMURTA: Yem fiyatlarının yüzde 90’ı ithal. Yumurtacılar verimi artırmak için bunu kullanmak zorunda. Döviz arttıkça maliyet artıyor. Yumurta paketleri, taşıması, işçisi, tavuğun sağlık giderleri de dövize göre belirleniyor. Böyle olunca 30’lu yumurtanın fiyatı 40 liraya yaklaşıyor. İhracata verilen ürün arttıkça da içerde azalıyor, fiyat artışı kaçınılmaz oluyor. SÜT: 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınması gerekiyor. Hâlbuki artırılmış 4,80 TL ile dahi bugün ancak 1,1 kilogram yem alınabiliyor. Çünkü döviz yükseldi. Eğer kur böyle devam ederse süt üreticileri yeniden zam isteyecek. Zam yapılmazsa süt hayvanları kesime gidecek. DETERJAN: Yaklaşık bir ay önce 22 lira olan toz deterjan 36 liraya çıktı. Özellikle temizlik malzemelerinde, kimyasal üründen ambalajına kadar her şeyde fiyat artışı var. Dövizdeki artış hemen yansıtılıyor. TUVALET KÂĞIDI: Kâğıt kullanılan her yerde artış normal. Selüloz 1,10-1,15 dolar. Bizde dolar, 8’den 14’e gelince maliyet de artmış oluyor. ENERJİ: Doğalgaza 2 ayda 2 defa zam geldi. Toplamda yüzde 50’ye yaklaştı. Kömür yüzde 400 arttı ve bu iki üründen elektrik üretiliyor. Elektrik fiyatı artıyor. Taşımada da akaryakıt zaten 10 lirayı geçmiş durumda. Enerji artınca iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Sadece enerji maliyetlerini yansıtsanız, yüzde 50 zam demek. ZAMLAR %60-70’İ BULUR Perakendeciler, çözüm önerilerini ise şöyle sıralıyor: > Dolarizasyon sorunu çözülmeli. Bu ülkenin dışa bağımlılığı var. Dolarla birlikte her şey tehlikeli bir hâl alıyor. > Şu anda üretime yönelme çok zor, hatta mümkün değil. Çünkü stokçuluk daha iyi kazandırıyor. > Bugünün üreticisi ham maddeyi alsa, bir gün beklese, yarın satsa, daha fazla kâr ediyor. Üretmiyor, alıp satıyor. > Ham maddeyi ithal ediyorsak yaptığımız ihracatın getirisi geçici. Yarın aynı fiyata yerine koyamayacağız. > Maliyetler yüzde 60-70 artmış durumda. Artış yüzde 5-10 olsa tolere edeyim de, 60-70’i tolere edemem, batarım. > Artık toptancılar fiyat listelerini kaldırdı. Siparişle birlikte tutarın yarısını peşin istiyor ki, üretebilsin... > Asgari ücretteki artış oranının yüzde 30 olması bekleniyor. Bu da fiyatlara yılbaşından sonra yansıyacak. GÜBRE, SU VE İSRAFA DİKKAT Türkiye’de israf edilen gıda miktarı yıllık 26 milyon tonu buluyor. Bu miktar, 215 milyar TL’ye karşılık geliyor. Bir yılda yaklaşık 50 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25-40’ı, tarladan çatala kadarki süreçte çeşitli sebeplerle kayboluyor. Günde üretilen 100 milyon ekmeğin 7 milyonu da çöpe gidiyor. Geçen yıl ÜRE gübre 1.800 lira, DAP gübre 2.200 lira civarında seyrediyordu. Bugün her iki gübrenin fiyatı da 14 bin 700 liraya ulaştı. Çiftçiler gübreye erişemiyor ve ekim kullanımı azaltıyor. Türkiye’de de kullanılabilir yer üstü ve yer altı su potansiyeli yıllık 115 milyar metreküp civarında. Ancak vahşi sulama yüzünden yılda 20 milyar metreküp su israf ediliyor. EKİLMEMEİŞ BİR KARIŞ TOPRAK KALMAMALI İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz “Hem teşvikleri güçlendirerek tarımsal üretimi artırmalı hem de ithalat ve ihracatta kararlarla gıda darlığının önüne geçmeliyiz” dedi. Nüfus ve gıda tüketimi artarken, tarım arazilerinin azaldığını söyleyen Kopuz “Ekilmemiş bir karış toprağımız kalmamalı. Tarım uzun vadeli iş. Bugün çiftçi üretimden vazgeçer ya da yeterli gübre kullanmazsa sonuçları yıkıcı olur” diye konuştu. KURDAKİ DALGALANMA HEMEN SONA ERMELİ İTO Başkanı Avdagiç, kurdaki aşırı dalgalanmanın önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin kur-faiz gibi iki parametreye hapsedilmeyecek kadar güçlü olduğunu söyleyen Avdagiç “Daha çok ihracat yapmalı, daha çok üretmeliyiz. İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 90’ları aştığı bu dönemde kur atakları manipülatiftir. Bu yüzden fiyatlama davranışlarını bozan aşırı dalgalanmaların önüne geçilmelidir” dedi. #r-2804638,2804819,#

Haberler
11 Aralık 2021 - 07:25
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kalkınma hamlemizin önünü kesemeyecekler

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kalkınma hamlemizin önünü kesemeyecekler

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, 2 saat 15 dakika sürdü. Toplantının ardından Erdoğan ekonomi başta olmak üzere gündemdeki konulara dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan'ın CHP lider Kılıçdaroğlu'nun Meclis'te yaptığı 'el hakeretini sert sözlerle eleştirdi. Yunus'un 'İlla edep, illa edep' dizelerini okuyan Erdoğan "Türkiye, şehit yakınlarına galiz küfürler eden bir milletvekilinin terbiyesizliğinin şokunu henüz üzerine atamamışken bu defa Genel Kurul'da yaşanan bir edepsizlik örneğiyle sarsılmıştır. İktidarın sadece hayalini kurmakla bile bu derece kendini kaybedenlerin ülkenin başına ne gibi felaketler getireceğini milletimizin takdirine bırakıyoruz." dedi.  KILIÇDAROĞLU'NA EL HAREKETİ TEPKİSİ Erdoğan, şunları söyledi: Bütçe hakkı, yasama, yürütme, yargı erklerinin bağımsızlığı üzerine kurulu, demokratik sistemin Meclise verilmiş en önemli yetkilerinden biridir. Gerek komisyon gerekse Genel Kurul aşamasında tüm milletvekilleri bütçe konusundaki görüşlerini, özgürce dile getirirler. Tabii bu özgürlüğün sınırı Meclis İç Tüzüğü'nde yer alan hususlar ile genel ahlak ve adabımuaşeret kurallarıdır. Türkiye, şehit yakınlarına galiz küfürler eden bir milletvekilinin yaptığı terbiyesizliğin şokunu henüz üzerinden atamamışken bu defa da Genel Kurulda yaşanan bir başka edepsizlik örneğiyle sarsılmıştır. Üstelik bu edepsizlik, Meclisin ikinci büyük partisinin genel başkanı tarafından sergilenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunu, partisinin genel merkezi veya kafaları dumanlı dostlarıyla atıp tuttuğu bir ortam sandığı anlaşılan bu zata Yunus'un diliyle cevap vermek istiyorum. 'Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep. Dediler ilim geride, illa edep illa edep.' Evet, milleti kendi yalanlarıyla, iftiralarıyla, çarpıtmalarıyla kandırabileceğini sananların, birileri tarafından şişirildiği anlaşılan egolarıyla geldikleri yer, nokta burasıdır. TAKDİRİNİ MİLLETİMİZE BIRAKIYORUZ Millete söyleyecek hiçbir sözü, ortaya koyacak hiçbir projesi, programı ve vizyonu olmayanların içlerindeki kiri, kini, nefreti bu tarz davranışlarla dışa yansıttıklarının görüldüğünü ifade eden Erdoğan, "Hiç kimsenin partisinde, kendi dost ortamında, evinde nasıl davrandığına elbette karışmayız ama buradan herkesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin asaletine, nefasetine, nezahetine, nezaketine, izzetine, velhasıl bu yüce kurumun faziletine uygun davranışlar sergilemeye davet etmek de bizim görevimizdir. İktidarın sadece hayalini kurmakla bile bu derece kendini kaybedenlerin, ülkenin başına ne gibi felaketler getireceğinin takdirini milletimize bırakıyoruz." ifadelerini kullandı. TBMM Genel Kurulunda süren bütçe görüşmelerinin de bir an önce hayırlısıyla tamamlanmasını dilediğini belirten Erdoğan, bu vesileyle yeni Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati'ye bir kez daha başarılar diledi. Bakan Nebati'nin bugüne kadar iş dünyasından sivil toplum faaliyetlerine, milletvekilliğinden genel başkan yardımcılığına ve bakan yardımcılığına kadar farklı alanlarda farklı görevleri başarıyla yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendisinin üstlendiği görevi, maliye politikalarımızı, yeni ekonomik programımız doğrultusunda güçlü bir şekilde yürüteceğine inanıyorum." dedi. KATAR İLE 84 MUTABAKAT İMZALADIK Katar Emiri Şeyh Temim'in davetine icabetle pazartesi ve salı Katar'da, Yüksek Stratejik Komitesinin 7'nci toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Katar ile bugüne kadar son ziyaretimizle birlikte siyasi, askeri, ticari, ekonomik ve kültürel konuları kapsayan, toplam 84 mutabakat imzalayarak iş birliğimizi sürekli ileriye taşıdık. Cumartesi günü Siirt'te 102 milyon dolarlık ilk etabını hizmete açtığımız tamamı 500 milyon doları bulacak çinko izabe tesisi yatırımı, Katar ile ahenkli bir şekilde yürüttüğümüz ekonomik ilişkilerimizin örneklerinden biridir. Ziyaretimiz sırasında Katar'ın ülkemize yapması konusunda daha önce mutabık kaldığımız 15 milyar dolarlık yatırıma ilave edilecek hususlarda da muhataplarımızla kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Doha'da yaptığımız baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığındaki askerlerimizi ziyaret ettik. Önceki hafta Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammet Bin Zayid Al Nahyan'ın ülkemizi ziyareti de Körfez bölgesiyle yeniden yükselme sürecine giren ilişkilerimizin bir başka işaretiydi. Bu ziyaret sırasında, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ülkemize yapacağı 15 milyar dolarlık yatırımın müjdesini de kamuoyuyla paylaştık." YÜZLERCE DEV YATIRIMI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ Önümüzdeki aylarda yapacakları mukabil ziyaretle Birleşik Arap Emirlikleri ile başlattıkları yeni dönemi, hızla daha ileriye taşımanın gayreti içinde olacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: Türkiye'nin yatırım atağı, her alanda hızla sürmektedir. Geçtiğimiz aylarda Adana'da 1,4 milyar dolar yatırım bedeli olan uluslararası ortaklı bir petrokimya tesisinin de temelini atmıştık. Cezayir-Türkiye. Ülkemizin dört bir yanında kimi kendi vatandaşlarımız tarafından, kimi uluslararası yatırımcılar tarafından yürütülen yüzlerce dev yatırımı yakından takip ediyoruz. Türkiye'nin kurtuluşunu, küresel çıkar odaklarının güdümündeki reçetelerde değil, işte bu örneklerde olduğu gibi kendi kaynaklarını harekete geçirecek yatırımlarda, istihdamda, üretimde, ihracatta, cari fazlada görüyoruz. Biz 19 yıldır yoluyla, köprüsüyle, havalimanıyla, barajıyla, santraliyle, arıtma tesisiyle, sulama sistemleriyle sahip olduğumuz muazzam altyapıyı işte bunun için inşa ettik. Biz 19 yıldır bunca okulu, bunca üniversiteyi, bunca mesleki eğitim kurumunu, bunca hastaneyi, bunca adliye saraylarını, bunca güvenlik sistemini işte bunun için kurduk. Biz 19 yıldır ülkemizi her alanda bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı yapmak için onca mücadeleyi işte bunun için verdik. Şimdi gelin hep beraber bu imkanları ülkemizin ve milletimizin aydınlık geleceğinin sembolleri olan 2023 hedeflerimizi hayata geçirmek, 2053 vizyonumuzu şekillendirmek için kullanalım. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak inşallah bunu da başaracağız. YENİDEN BOYUNDURUK ALTINA SOKMAK İSTİYORLAR Erdoğan, Türkiye'yi 19 yıldır hakka, hakikate, hakkaniyete dayalı bir demokrasi ve kalkınma anlayışıyla yönettiklerini söyledi. Türkiye'de bu kavramlardan nasibini almamış bir zihniyetin hep olduğunu ve bundan sonra da olacağını dile getiren Erdoğan, "Tek parti faşizmiyle başlayıp darbeler ve vesayet dönemiyle süren, dışarıdan aldığı destekle kendini milli iradenin üstünde gören, gerektiğinde terör örgütleri dahil her tür şer şebekesiyle iş birliğine giren bu zihniyet her defasında milletimizin irfanına ve izanına çarpmıştır." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 8 yıldır yaşanan her hadisede Türkiye'nin ve milletin aleyhine konum alan bu zihniyetin ekonomide yaşanan büyük değişimi de aynı sinsilikle mecrasından saptırmaya çalıştığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: Hep söylüyorum, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme, hedef bu. Bu zihniyet yüksek faizle ekonomiyi soğutmak, küçültmek ve dolayısıyla istihdamı azaltmak istiyor. Biz, 'Türkiye siyasi, sosyal, ekonomik, askeri her alanda bölgesel ve küresel güç haline gelsin' diyoruz, bu zihniyet ülkemizi tüm siyasi ve ekonomik iddialarından vazgeçirerek eskiye döndürmek istiyor. Biz, 'Ülkemizi büyüterek, işsizliği azaltarak, cari fazla yoluyla insanlarımızın refahını yükselterek enflasyonu düşüreceğiz' diyoruz, bu zihniyet IMF reçetelerini dayatarak, dışa bağımlılığı artırarak Türkiye yeniden siyasi ve ekonomik boyunduruk altına sokmak istiyor. YÜZDE 1,8 ORANINDA BÜYÜME KAYDETTİK Gelişmiş ülkeler 2008 finans krizine girdiklerinde birilerinin Türkiye için de felaket senaryoları yazmaya başladıklarını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi: Biz bu krizin Türkiye'yi teğet geçeceğini söylediğimizde yine birileri bunu istihza ile karşılamıştı ama Türkiye sadece bu krizin kendisine teğet geçmesini sağlamakla kalmamış, hızlı bir büyüme sürecine girmiştir. Salgın döneminde de yine benzer bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Küresel ekonominin yüzde 3,4 küçüldüğü geçen yıl biz yüzde 1,8 oranında büyüme kaydettik. Bu yılki büyüme oranımız çoğunluğu sanayi üretimine ve 221 milyar doları bulan ihracatımıza dayalı olarak çift haneli rakama doğru gidiyor. ÜRETİM VE İSTİHDAMI ADIM ADIM İLERİYE TAŞIYACAĞIZ Erdoğan, önlerinde zorlukların da bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: Bunların en başında gelen dünyadaki enerji ve gıda fiyatları kaynaklı fiyat yükselişleri. Bir süre sonra ben inanıyorum bu da dengeye oturacaktır. Bu belirsizliğin ortadan kalkması bizim de önümüzü daha rahat görmemize imkan sağlayacaktır. Gelişmiş ülkelerdeki üretici fiyatları ile tüketici fiyat enflasyonları arasındaki büyük fark bu ekonomileri bir süre daha sarsmayı sürdürecektir. Bu tablo bize aynı zamanda ülkemizin üretim ve ihracat konusundaki hedeflerine ulaşması için ihtiyacımız olan zamanı da kazandıracaktır. Sanayi kapasitemizi hızla geliştirirken düşük faiz ve dengeli kur ile üretimi ve istihdamı adım adım daha ileriye taşıyacağız. Bir müddet sonra bu süreç çalışanların ücretlerinden kamu gelirlerine kadar her alanda kazanç olarak kendini hissettirmeye başlayacaktır. MİLLETİMİZDEN BİZE GÜVENMESİNİ VE SABIRLI OLMASINI İSTİYORUM Ne yaptıklarını, nasıl yapacaklarını, nereye gideceklerini ve ne elde edeceklerini bildiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizden bize güvenmesini ve sabırlı olmasını istiyorum. Türkiye'nin asırlardır defalarca teşebbüs ettiği ancak her seferinde yarım kalan, hatta geriye giden büyük kalkınma hamlesinin önü inşallah bu defa kesilemeyecektir. Gelişmiş ülkeler arasındaki hakkımız olan yeri aldığımızda bugünleri büyük bir başarı hikayesinin önemli safhalarından biri olarak hep birlikte hatırlayacağız." dedi. Türkiye'nin geçmişte hep başkalarının reçeteleriyle sıkıntıları çözmeye çalıştığını belirten Erdoğan, "Bu defa dünyadan ve kendimizden çıkardığımız dersler ışığında bilimin, aklın, gayretin ve inancın desteğiyle kendi hikayemizi yazıyoruz. Daha öncekilerden farklı olarak bu hikayeyi güçlü bir altyapı, güçlü bir kamu düzeni, güçlü bir kamu maliyesi, güçlü bir özel sektör, güçlü bir nitelikli insan kaynağı, güçlü bir azim eşliğinde hayata geçiriyoruz. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hızla devasa bir işsizlik krizine doğru doludizgin gittiği bir dönemde biz yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme odaklı politikalarımızla vatandaşlarımızın işlerini, aşlarını, geleceklerini güvence altına almaya çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin gerektiğinde 40 milyona kadar çıkabilecek iş gücünün her birine bu imkanı sunmak istediklerini ifade eden Erdoğan, istihdamdaki her artışın milli gelire de yukarı yönlü katkıda bulunduğunu söyledi. ASGARİ ÜCRET MESAJI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cari açığı da cari fazlaya döndürdüklerinde bu artışı gerçekleştirmek için gereken kaynağın kendiliğinden ortaya çıkacağını belirterek, şunları kaydetti: Bunun için iş insanlarımızı, girişimcilerimizi, sanayicilerimizi, işletmecilerimizi, çiftçilerimizi çok daha güçlü şekilde destekleyeceğiz. Ülkemizin dünya pazarlarından aldığı payı katlayarak artıracağız. Türkiye geçtiğimiz 19 yılda 14 trilyon dolara yakın milli gelir üretmiş, bunun da dörtte birini yatırıma kullanmış bir ülke olarak hedeflerine ulaşabilecek güce, imkana, kalibreye, kapasiteye sahiptir. Amacımız ülkede 1-2 yıllık zahirde geçici bir istikrar değil, kalıcı üretim, kalıcı istihdam, kalıcı refah sağlamaktır. Bu süreçte ödediğimiz bedeller elde edeceğimiz kazançlar yanında çok küçük kalacaktır. Dar gelirliler, ücretliler, emekliler başta olmak üzere milletimizin her kesiminin üzerine binen yükleri azaltmak için gereken adımları birer birer atıyoruz. Kamu işçileri ve memurların maaşlarında yapılan artışların ardından asgari ücret düzenlemesinde de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Uyguladığımız sosyal devlet ve kapsamlı sosyal yardım politikalarıyla bugüne kadar ülkemizde hiç kimseyi sahipsiz bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. ESNAFIMIZI YÜKSELEN FAİZLERİN YÜKÜNDEN KORUDUK Erdoğan, geçen hafta küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik ilave 10 milyar liralık istihdama destek paketi ile 10 milyar liralık imalata dayalı ithal ikamesi destek paketinin müjdesini verdiklerini anımsattı. Kovid-19 salgını döneminde başlatılan esnaf kredilerine Hazine faiz desteği ile ilgili bazı bilgileri de bugün kamuoyuyla paylaşacağını belirten Erdoğan, şunları söyledi: Hazine destekli kredilere uygulanan desteği 2021'de de devam ettirerek, esnafımızı yükselen faizlerin yükünden koruduk. Bu kapsamda 2021 yılında kullanılan yaklaşık 60 milyar liralık esnaf kredisinin 5,2 milyar liralık faiz yükünü Hazine üstlenmiştir. Önümüzdeki 3 yıl boyunca Hazinenin yapacağı faiz desteği ödemeleri 26 milyar lirayı bulacaktır. Böylece esnafımızın ilave yük altına girmeden işini gücünü devam ettirmesini sağlamış olacağız. İNDİRİMLİ STOPAJ UYGULMASI MART SONUNA KADAR DEVAM EDECEK Tasarruf sahiplerinin mevduatlarını Türk lirası cinsinden tutmalarını teşvik etmek için başlattıkları katılım hesaplarına indirimli tevkifat uygulamasını bu yıl sonuna kadar uzattıklarını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu: Şimdi de vatandaşlarımıza ayda 1,7 milyar lira katkı sağlayan bu indirimli stopaj uygulamasını mart ayı sonuna kadar devam ettirme kararı aldık. Buradan bir müjde de çiftçilerimize vermek istiyorum. Bilindiği gibi ülkemizde bu yıl yaşanan kuraklık nedeniyle buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, nohut ve mercimek üreticilerimiz verim kaybına uğradı. Kuraklıktan zarar gören 651 bin üreticimize 2,6 milyar lira kuraklık desteği ödemesini aralık ayının ikinci yarısında çiftçilerimizin hesaplarına yatırıyoruz. Stratejik bir sektör olarak gördüğümüz tarımı desteklemeyi, çiftçilerimizin tohumu toprakla buluşturması, ekmesi, biçmesi, üretmesi için ne gerekiyorsa yapmayı sürdüreceğiz. Yeni hasat sezonunda destekleme politikalarımızı, girdi fiyatlarında yaşanan yükselişleri dikkate alarak belirleyeceğiz. Tüm vatandaşlarımız gibi çiftçilerimizin mağduriyetine meydan vermeyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilerleyen günlerde farklı kesimlere yönelik ilave destek programlarını kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceklerini bildirerek, "Diğer yandan, salgınla ilgili gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Avrupa'da yeniden yükselişe geçen salgın, ülkemizde kontrol altındaki seyrini sürdürüyor. Dikkati ve tedbiri elden bırakmadan salgının hayatımız üzerindeki olumsuz etkilerini tümüyle ortadan kaldırana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde farklı kesimlere yönelik ilave destek programlarımızı kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceğiz." dedi. FAHİŞ FİYAT ARTIŞLARINDAKİ HER ŞİKAYETİ CİDDİYETLE TAKİP EDİYORUZ Büyük hedeflere doğru ilerlerken insanların günlük hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları görmezden gelmeyip, yok saymadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Özellikle fahiş fiyat artışları konusundaki her şikayeti dinliyor, her sıkıntıyı ciddiyetle takip ediyoruz. Buradan tüm bakanlıklarımıza, tüm kurumlarımıza, tüm belediyelerimize talimat veriyorum. Girdi maliyetleriyle ve kurdaki yükselişle izah edilemeyecek fiyat artışı yapan, bilhassa da stokçuluğa yönelen hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır. Hem idari hem hukuki işlemlerle kendi ülkesine ve milletine karşı böyle ağır bir suç işleyen herkesin yakasına yapışılacaktır. Türkiye tarihinin en kritik ekonomik mücadelelerinden birini verirken fırsatçılık peşinde koşanları ne millet ne tarih ne de devlet affeder. Bu konunun serbest piyasa ekonomisiyle uzaktan yakından ilgilisi yoktur. Serbest piyasa ekonomisi kuralsızlık, başı boşluk, vicdansızlık, insafsızlık ve ahlaksızlık demek değildir. Tam tersine bu sistem piyasa kuralları içerisinde hareket etmeyenlere kati surette izin verilmemesini gerektirir. Dünyanın her yerinde de serbest piyasa ekonomisi bu şekilde işler, işletilir. Hükümet olarak aşırı fiyat yükselterek ve stokçuluk yaparak piyasayı zehirleyenlere karşı sonuna kadar mücadele etmekte kararlıyız. Bizim hiç kimsenin kazancında gözümüz yok. Bizim karşı çıktığımız ve mücadele ettiğimiz tek şey sömürüdür. Bu sömürü emek üzerinden yapılsa da karşıyız, mal ve hizmet üzerinde yapılsa da karşıyız, para üzerinden yapılsa da karşıyız. Vatandaşlarımız kazansın, üreticilerimiz kazansın, sanayicilerimiz kazansın, çalışanlarımız kazansın. Velhasıl ülkemiz ve milletimiz hep beraber kazansın ki hedeflediğimiz refah düzeyine ulaşabilelim. Sadece kendisi kazanma hırsıyla ülkenin dengelerini bozmaya, milletin hakkına hukukuna girmeye kalkanlara izin vermeyeceğiz. Bu vesileyle bankada, yastık altında, kasasında parası özellikle de dövizi bulunan bireylere ve kurumlara da bir çağrı yapmak istiyorum. Herkesi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat temelleri üzerine inşa ettiğimiz yeni ekonomi politikamızın getirdiği fırsatları değerlendirmeye davet ediyorum." YILDIZI PARLAYAN ÜLKELERİN EN BAŞINDA TÜRKİYE VAR   Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fiyat ve kur artışlarının yol açtığı dalgalanma bir süre sonra mutlaka duracaktır ama bu dönemde yapılan yatırımların sağlayacağı helal ve istikrarlı getiri inşallah nesiller boyu devam edecektir." dedi. Dünyanın bir kısmında asırlardır süren orantısız kazanç ve bununla sağlanan yüksek refah devrinin sonuna yaklaşıldığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi: "Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel ekonomik sistemde yıldızı parlayan ülkelerin en başında Türkiye var. Bunun için ülkemizin potansiyelini tam manasıyla harekete geçirebilmemiz gerekiyor. Yatırıma ve üretime harcanan her kuruşun büyük ve güçlü Türkiye'nin geleceğinin inşasına konmuş bir tuğla olduğu unutulmamalıdır. Kendimiz ve evlatlarımız için vaktimizi, enerjimizi ve imkanlarımızı asıl teksif etmemiz gereken yer burasıdır." Sanayicilerin, ihracatçıların ve üreticilerin bu konudaki gayretini yakından takip ettiğini dile getiren Erdoğan, döviz, altın ve Türk lirası cinsinden tasarrufu bulunanların da bu büyük atılıma katılmaları halinde Türkiye'nin çok daha kısa sürede dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebilecek seviyeye ulaşacağını ifade etti. MİLLETİMİZİN HER BİR FERDİNDEN BİZE DESTEK VERMESİNİ BEKLİYORUZ   Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'deki döviz sorununun kurun seviyesiyle değil, istikrarıyla ilgili olduğunu bildiklerini ve bunu sağlayacak adımları attıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Aynı şekilde ülkemizdeki fiyat artışı sorununun arzdaki bozulmadan değil, girdi fiyatlarındaki belirsizlik ile açgözlülükten kaynaklandığını da biliyor ve bunun da tedbirlerini alıyoruz. Milletimizin her bir ferdinden bu tarihi mücadelede bize destek vermesini bekliyoruz. Konjonktürel dalgalanmaların, günübirlik çıkarların, nefsi arzuların tahrik ettiği haksız kazanç hırsının ihtirasına kapılarak önümüzdeki bu büyük fırsatı kaçırırsak yarın evlatlarımızın yüzüne bakamayız." BİN YILLIK YÜRÜYÜŞÜN YENİ VE ÇOK ÖNEMLİ BİR SAFHASINDAYIZ Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin yıl önce bu toprakları vatan yapan, asırlar boyunca üç kıta 7 iklime hükmeden ecdadın gözünü kırpmadan canını feda ettiğine, "insanı yaşat ki devlet yaşasın" hassasiyetiyle mücadelesini verdiğine dikkati çekerek, Cumhuriyet kurulurken de sadece toprakları değil, siyasi ve ekonomik istiklali de boyunduruktan kurtarmak için yola çıkıldığını anımsattı. Erdoğan, "İşte bugün bu bin yıllık yürüyüşün yeni ve çok önemli bir safhasındayız. Büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa ederek tarihimizde yeni ve şanlı bir sayfa açmanın eşiğindeyiz. İnşallah bu onurlu başarının altına hep birlikte imza atacağız. Şairin dediği gibi 'Kazanmak istersen sen de bu zaferi, gürleyen sesinle doldur gökleri. Zafer dedikleri kahraman peri, susandan kaçar da coşana gider." diye konuştu. #r-2804651,2804611,#

Haberler
08 Aralık 2021 - 18:21
Kabine toplanıyor: Asgari ücret ve stokçulara yeni cezalar masada

Kabine toplanıyor: Asgari ücret ve stokçulara yeni cezalar masada

Kabine toplantısı Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yarın Beştepe’de toplanacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar ziyareti öncesi yaptığı basın toplantısında stokçulukla mücadele ile ilgili olarak açıklamalarda bulunmuştu. STOKÇULUKLA MÜCADELE Fahiş fiyatlar ve bu konudaki denetimlerle ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Stokçuluk biliyorsunuz, dinimizde de haramdır. Son zamanlarda otomotiv sektöründe bile stokçuluk var. Birçok kapalı otoparklara sıfır otomobiller depolanmak suretiyle onun da stokçuluğunu yapıyorlar. Hele hele gıdada stokçuluk yenilir, yutulur bir şey değil. Onun için şu andaki cezai müeyyide çok düşük. Ben Mehmet Bey’e de söyledim, hazırlıklarınızı yapın, bu müeyyideyi onları rahatsız edici bir noktaya çıkaralım. Ondan sonra yine yapabiliyorsa yapsın bakalım stokçuluğu. Bu işin başka çıkar yolu yok. Bedelini ağır ödeyecekler. Sen mi stokçuluk yapıyorsun? Bunun bedelini ağır ödeyeceksin. Çünkü vatandaşımıza, hele hele gıdada bu tür zulmü yapanlara biz ‘Buyur yoluna devam et’ diyemeyiz. Ne gerekiyorsa, başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere gerekli adımları atacağız, üzerine de gideceğiz bu işin.” açıklamasında bulunmuştu. Ticaret Bakanlığı’nın stokçulukla mücadele kapsamında yaptığı çalışma Kabine toplantısında görüşülecek. Stokçuluğa karşı yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağı, stokçuluk yapanlara verilen cezaların artırılıp artırılmayacağı toplantıda masaya yatırılacak. ASGARİ ÜCRETTE SON DURUM Asgari Ücret Tespit Komisyonu zam görüşmelerine aralıkta başlamıştı. İlk toplantıyı 1 Aralık’ta yapan komisyon ikinci toplantıyı bugün yapacak. Asgari ücretteki son durum Kabine toplantısında da görüşülecek. Gündemde asgari ücrete yapılacak zam ile ilgili olarak 3 bin 500 liradan 4 bin 500 liraya kadar farklı rakamlar konuşuluyor. Asgari ücrete vergi indirimi olup olmayacağı, Meclis’te buna yönelik yasa çalışması yapılıp yapılmayacağı da toplantıda ele alınacak başlıklar arasında yer alıyor. KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE DİPLOMATİK TEMASLAR Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar ile imzaladığı anlaşmalar ve Körfez ülkeleri ile karşılıklı temaslar ve sonuçları da toplantının bir diğer maddesi olacak. SALGINDA SON DURUM Covid-19 salgınında artan vaka sayıları konuşulacak. Aşılama sayısındaki son durum ve artan vakaların düşürülmesi için atılabilecek adımlar Kabinede değerlendirilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine’de alınacak kararları millete sesleniş konuşmasında açıklayacak.

Haberler
07 Aralık 2021 - 14:34
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan stokçulara mesaj: Bedelini ağır ödeyecekler

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan stokçulara mesaj: Bedelini ağır ödeyecekler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 gün sürecek Katar ziyareti öncesinde, havalimanında gazetecilerin sorularını cevapladı. Asgari ücretten yatırımlara, terör olaylarından Taliban yönetimine kadar birçok konuya değinen Erdoğan, bugüne dek Katar ile 69 belge imzalandığını ve yatırımların devam edeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan asgeri ücret ve stokçularla mücadele konusunda da çarpıcı mesajlar verdi.  Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:  "Yüksek Strateji Komitemizin 7'nci toplantısı için Katar'a Doha'ya hareket ediyoruz. Değerli kardeşim Şeyh Temim ile ikili ve heyetler arası olmak üzere son derce başarılı görüşmeler gerçekleştireceğiz. İkili ilişkilerimiz bundan sonra da inanıyorum ki son derce verimli şekilde devam edecek. Kardeşim Şeyh Temim'in ailesi ile de akşam bir yemeğimiz olacak, yarın da Stratejik Konsey Toplantımızı yapacağız." "İŞ BİRLİĞİMİZİ İLERİLERE TAŞIDIK" "Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızda heyetler arası toplantımız da olacak. En geniş manada bu toplantımızı gerçekleştireceğiz. Türk-Katar Savunma noktasında askerlerimizin orada bir üssü söz konusu. Bu üssümüz ile oradaki çalışmalarımızı ayrıca yürüteceğiz. Orayı da ziyaret etmek suretiyle Mehmetçiklerimiz ile orada bir arada olacağız. 2014 yılında stratejik komitenin ilk toplantıyı gerçekleştirmek için ilk adımı attık. Katar-Türkiye ilişkileri iki ülkenin tarihine, dostluğuna uygun şekilde günden güne güçlenmeye başlamıştır. Katar ile bugüne kadar askeri, ekonomik, kültürel olmak üzere 69 belge imzaladık. Yapılan anlaşmalar sayesinde işbirliğimizi daha da ilerilere taşıdık." "ÇİNKO TESİSİ KATAR'LA İLİŞKİLERİMİZİN SON ÖRNEKLERİNDEN" "Şeyh Temim ile ikili görüşmemizin ardından komite toplantısına başkanlık edeceğiz. İkili ilişkileri ele alma fırsatımız olacak. Türkiye ve Katar son yıllarda karşılaştıkları bölgesel konularda güçlü duruşunu koruyan iki devlettir. Ekonomiden savunmaya, ticaretten yatırımlara kadar pek çok alanda kazan kazan ilkesine göre ilişkilerimizi güçlendirdik. Siirt'te açtığımız çinko tesisi bunun en son örneklerindendir." "YATIRIMLARA DEVAM EDECEĞİZ" "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeimizin üzerinden terörün karanlık gölgesi kalktıkça bu yatırımlar giderek artacaktır. Biz son 19 yılda olduğu gibi gelecekte de sermaye ve yatırım düşmanı mandacılara rağmen ülkemizi büyütmeye, dünyanın parlayan yıldızı yapmaya devam edeceğiz." SORU-CEVAP Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorulara verdiği cevaplar ise şöyle:  -Abudabi Veliaht Prensi Nahyan ile Ankara'da görüşmüştü. BAE, umut veren ziyaret olarak yorumlamıştı. Bugün de Katar'ı ziyaret ediyorsunuz. Bölge ile ilişkiler edair yorumunuz nedir? Türkiye olarak, tüm Körfez ülkeleri ile olan birlikteliğimiz ve dayanışmamızı çok daha güçlenerek devam ettirmekten yanayız. Muhalefetin biz rahatsızlıklarını biliyoruz. Bu rahatsızlıklara rağmen bu ilişkileri devam ettirmekte kararlıyız. Şu anda Körfez ülkeleri arasında da bir beraberlik ve dayanışma yeniden tesis edildi. Nasip olursa Şubat ayı içerisinde geniş kapsamlı bir heyet ile Abu Dabi'ye ziyaretimiz olacak. Ekonomik ilişkilerde atılan adımları daha da etraflıca ele almak sureti ile, bu konuda gerek Türkiye'de gerek BAE'de yapılan ve yapılacak yatırımlar ile bunu perçinleyeceğiz. Türk iş adamlarına yönelik Katar'ın yaklaşımı alt ve üst yapıda çok çok yüksek rakamlardır. Bunların artarak devam edeceğine inancım tamdır. Türk iş adamlarına Katar'da verilen işlerin tutarı yaklaşık 15 milyar dolardır. "ÜMİT EDERİZ Kİ TALİBAN YÖNETİMİ SÖZLERİNİ TUTAR" -19 ülke Taliban açıklaması yayınladı. Taliban'ın sözlerini tutmasını istedi. Siz nasıl değerlendirirsiniz? Taliban'ın üst düzey yöneticilerinin bir Türkiye ziyareti oldu. Kendileri özellikle kadınların sosyal hayattaki yeri ile alakalı, gerek çocukların eğitimleri ile verdikleri sözler var. Ümit ederiz ki bu sözler tutulur. Bu sözlerin tutulması ile de ülkenin dünya ile bütünleşmesi adımları atılır. Taliban yönetiminin Afganistan'da havalimanının Türkiye-Katar tarafından işletilmesini talep ediyorlar. Bunun görüşmelerini Katar ile de yürütüyoruz, gündemimize aldık. "ASGARİ ÜCRET 4 BİN LİRA OLACAK MI?" -Asgari ücret anketi yaptırdınız. Bakanlardan bilgi alarak, gönlünüzden de 4 bin TL'nin altına düşmeyin dediğiniz söyleniyor. Nedir düşünceniz? "Aslı hanım sen beni köşeye sıkıştırıyorsun. Bakanımız heyeti ile birlikte gerek işçi gerek işveren tarafı ile görüşmeleri yapacaklar. Görüşmeler sonrası bir yere varacaklar. Dönünce tarafların teklifleri nedir, ne konuştular göreceğiz. Daha önce de söylediğim gibi biz işçimizi zora sokmayacağız. En uygununu, en idealini gerek brütü gerek net masaya yatırarak nihai kararımızı vereceğiz. Bu nihai karar ile birlikte de sadece işçi kesiminin değil, işverenin de memnun olması lazım. Hep söylüyoruz, istihdam, ihracat, büyüme, yatırım... İşçinin emeğine, işverenin yatırım gücüne ihtiyacımız var. İki gücün ayakta durmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Sadece bu yıl alınacak karar değil, önümüzdeki yıl seçim öncesi alınacak karar da var. Bunu düşünerek karar vereceğiz." "Stokçuluk biliyorusunuz, dinimizde de haramdır. Böyle bir şeye gidemezsiniz. Fakat görüyoruz ki stokçuluk yapanlar var. Son zamanlarda oto sektöründe bile stokçuluk var. Hele hele gıda da stokçuluk yenilir yutulur bir şey değil. Ben Mehmet Bey'e de söyledim, onları rahatsız edici bir noktaya çıkartalım, sonra yapabiliyorsa yapsın bakalım stokçuluğu. Stokçuluk yapan bunun bedelini ödeyecek. Bu işin üzerine gideceğiz." "TERÖR KONUSUNDA TAVİZ VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL" -Terör örgütlerine yönelik gerçekleştiriken operasyonlar. MİT ve TSK operayonlarına devam ediyor. Küresel düzeyde faaliyet gösteren terör örgütlerine yönelik geniş coğrafyada gerçekleştirilen operasyonları değerlendirir misiniz? "Bugüne kadar nasıl operasyonlarımızı yoğun bir şekilde sürdürdüysek, bundan sonra da devam edeceğiz. Bu konuda taviz vermemiz mümkün değil. Bu işin ispatı bizdedir. Nasıl Cudi'de Gabar'da Bestler Deresi'nde bu durumu aştıysak, aşmaya da devam edeceğiz." GÜNEY KIBRIS'TAKİ İSLAMOFOBİK EYLEM "Güney Kıbrıs'ta camilerimize yönelik bir operasyon yapıldı. Güney Kıbrıs'taki bu operasyon karşılıksız kalmayacak. Bununla ilgili partimizden net açıklamalar var. Biz de Güney Kıbrıs'a şunu söylüyoruz. Mabedlerimizin üzerine sabotajla gitmeyin, bunun bedelini çok ağır ödersiniz. Bizim 6 tane camimiz var orada, bu camilerin güvencesi Güney Kıbrıs'tır. Biz onların kiliselerinin nasıl güvencesiysek onlar da bunun güvencisi olmalıdır." #r-2804348,2804337,2804315,2804286,#

Haberler
06 Aralık 2021 - 12:00
Marketlerdeki fahiş zamların perde arkası: Etiketler dolardan daha hızlı

Marketlerdeki fahiş zamların perde arkası: Etiketler dolardan daha hızlı

Toptancılar, market ve bakkalların peş peşe yaptığı fahiş zamların perde arkasını anlattı: Piyasaya sürekli mal veriyoruz. Market ve hatta bakkallar bu ürünleri raflarına koymuyor. 1 hafta sonra gelecek yeni zammı bilen marketler, ürünü stokluyor; sonra yüzde 60 zamla satıyorlar. Denetimlerde sadece raftaki etikete değil, malın giriş fiyatına da bakılmalı. Son haftalarda dövizdeki yükselişle birlikte zam furyası yaşanıyor. Ancak önceden üretilmiş ve depolarda var olan ürünler üzerinden büyük spekülasyon yaşanıyor. Gıda toptancıları, marketlerin “zam beklentisi” üzerine raflara ürün koymadıklarını ve stokçuluk yaptığını iddia ediyor. Samsun’da faaliyet gösteren bir toptancı esnafı, kendilerinin fabrikadan yüzde 7,5 kâr ile marketlere ürün sattıklarını belirterek “Bizler aralıksız piyasaya mal veriyoruz. Ancak marketler ve hatta bakkallar bile verdiğimiz ürünleri raflarına koymuyor. Örneğin bir hafta sonra yeni zam öngörerek, depolarında ürünleri stokluyor. Neredeyse yüzde 60 kâr ile satış yapılıyor. Bu, kabul edilebilir bir marj değil” dedi. Dövizin artışını fırsat bilenlerin bu yöntem ile fiyatları el birliğiyle artırdıklarını ifade eden toptancılar “Piyasada döviz hassasiyeti çok yüksek. Artık herkes her şeyin fiyatına bakıyor. Üretici veya esnaf da bunu fırsat bilerek, ürünlerine istedikleri zammı rahatlıkla yapıyor. Bu algı piyasayı altüst etmiş durumda” ifadelerini kullandı. STOK YAPMAK SUÇTUR Bakanlık denetimlerinin raf fiyatları üzerinden yapıldığını söyleyen toptancı esnafı “Bir önceki ay ile mevcut günün fiyatları kıyaslanıyor. Hâlbuki girişi fatura fiyatlarına bakılmalı. Aradaki uçurum fark, o zaman görülecektir. Marketçilerin bazısı iyi niyetli değil. Bir ürüne en fazla ne kadar zam gelebilir? Yüzde 30 diyelim. Bu da bugünden yarına olacak bir iş değil. Ancak yüzde 60 zam, fırsatçılıktır. Bunu her ay düzenli şekilde yapıyorlar. Yaşanan durum enflasyonu da tetikliyor. Özellikle atıştırmalık grupta bu daha çok yaşanıyor. Bisküvi, kek, çikolata, cips gibi ürünlerin fiyatlarına bir bakın, her ay düzenli zam geliyor. Zam ve yüksek kâr bir tarafa, stok yapmak suçtur. Büyük depoları olan zincirler, ürün stoklamayı rahatlıkla yapabiliyor. Zaten bu atıştırmalık grupta son tüketim tarih aralığı yüksek. Malın bozulma ihtimali de yok” şeklinde konuşuyor. İSTEDİĞİ FİYATI KOYUYOR Toptancılardan çıkan ürünün kâr marjının belli olduğunu da ifade eden esnaf, şunları söylüyor: Bizim rakamlar sabit, yüzde 10’u geçmez. Ama serbest piyasa diye isteyen istediği fiyatı üzerine koyuyor. Bu, ticari ahlaka uymayan bir durum. ‘Nasıl olsa dolar artıyor’ düşüncesiyle fırsatçılık yapılıyor. Yakın zamanda 21 bin liralık fatura kestik. O marketin, bizden aldığı ürünü sadece 1 hafta bekletip, yüzde 30 kâr ile satışa çıkardığını gördük. Bu sebeple denetimler kesinlikle giriş faturaları ile raf fiyatları arasındaki farka bakılarak yapılmalı...

Haberler
06 Aralık 2021 - 06:20
Otomobil stokçuları dev sitelerin otoparkına çöktüler!

Otomobil stokçuları dev sitelerin otoparkına çöktüler!

İllegal grupların rant kapısı hâline gelen dev sitelerde şikâyetlerin ardı arkası kesilmiyor. Bazı site yönetimlerinin site otoparkını vatandaşın haberi olmadan oto galericilerine kiraladığı ortaya çıktı. Rezaletin bir örneği İstanbul Küçükçekmece’de 700 dairelik Fortis isimli sitede yaşandı. Yakın dönemde otoparkta birçok sıfır kilometre araçla karşılaşan site sakinleri, sebebi yönetime sorsa da mantıklı bir cevap alamadı. Ardından otoparklar işgal edilmeye başladı. Durumdan rahatsız olan site malikleri, yönetimin otoparkları galericilere araç başına kiraya verdiğini öğrendi. Otoparkın bayilerden alınıp getirilmiş yüzlerce sıfır kilometre araçla dolu olduğunu belirten mağdurlar “Kendi otoparkımıza giremez olduk. İtiraz ettik, şiddet gördük” dedi. “Dev Siteler Mafyaya Teslim” haberi ile Türkiye gazetesinin gündeme getirdiği ayyuka çıkan durum, Bakanlığı harekete geçirmiş ve site yönetimlerinde sertifikalı dönem başlatılmıştı. Ancak hâlen zorbalıkla yönetimde kalmaya çaba gösteren kişiler, vatandaşları canından bezdirmeye devam ediyor. SİTE OTOPARKLARI GALERİCİLERE KİRALANDI Yaşanan durumu Küçükçekmece’de yer alan 700 dairelik Fortis adlı bir sitede olanlar ise özetliyor. Yaklaşık 3 yıl önce bu siteden ev aldığını ve yaşanan durumun olağandışı olduğunu ifade eden Ayhan Koç isimli kişi, site yönetimini profesyonel olduğunu düşündükleri kişilere teslim ettiklerini ancak daha sonra bu kişilerin amaçlarının hizmet etmekten ziyade para kazanmak olduğunu anladıklarını söyledi. SIFIR ARAÇLARLA DOLU Sitenin otoparkının galericilere kiralanmasını buna örnek olarak veren Koç, “Yakın zamanda otoparkımızda birçok sıfır kilometre araç ile karşılaştık. Bunu yönetime sorduğumuzda mantıklı bir cevap alamadık. Ev sahiplerinin kendi otoparkları bile gasbedildi. Sonradan öğrendik ki, bayilerden yüzlerce araç alan ikinci el galericiler, bu araçları koyacakları yer bulamadıklarından bizim site yönetimi ile anlaşmışlar. Araç başı belli bir ücret alarak anlaşma imzalanmış. Kendi otoparkımıza giremez olduk. Durumu mahkemeye taşıdık ama şiddete maruz kaldık” dedi. TİŞÖRTÜNÜ ÇIKARANA BİN LİRA CEZA Yaşananlar üzerine olayların ortak bir ağdan paylaşılmasını istediği için 300 kişilik bir WhatsApp grubu oluşturduğunu belirten Ayhan Koç, “Bunun üzerine telefona şikâyetler yağmaya başladı. Site koridorunda sigara içen bir kadına 250 lira ceza kesildi. 19 Eylül 2021 günü, grubumuzla sitede çay içiyorduk ve üzerime döküldü. Tişörtümü çıkarmak zorunda kaldım. Bunu gören güvenlik 1.000 TL’lik ceza kesti” diye konuştu. Güvenliğin ceza kesme yetkisi olmadığını belirten Koç, “Kanunen de mümkün değil. Ödemeyeceğimi belirttiğimde ise icra takibi başlatılacağını söyledi” açıklamasında bulundu. MAFYATİK SİTE YÖNETİCİLERİNE OPERASYON SİNYALİ Konuyla ilgili her gün yüzlerce şikâyet aldıklarını ifade eden Kentsel Tesis Yönetim Derneği (TRKTYD) Başkanı Suat Sandalcı, gelen şikayetlerin tamamını bakanlığa ilettiklerini söyledi. Yöneticiliğin bilgisiz ve eğitimsiz yapıldığını belirten Sandalcı, bazı illegal grupların site yönetimlerini kendileri için gelir kapısı olarak gördüklerini ve adeta çöktüklerini söyledi. İstanbul Esenyurt’ta yer alan bazı sitelerin kakın zamanda denetlendiğini hatırlatan Sandalcı, “Yönetimler maalesef bilgisiz, eğitimsiz kişi ve kurulların elinde. Cezai işlemler uygulandı. 13 site yöneticisi hakkında soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanı’mız Süleyman Soylu ile yaptığımız görüşmede ‘mafyatik’ hâle dönüşen site yönetimlerinin de mercek altına alınacağı gündeme geldi. Hatta ilerleyen günlerde bu çarpıklık Türkiye genelinde operasyonlara konu olabilir” dedi.

Haberler
16 Kasım 2021 - 10:08
HFA Nedir? HFA Bildirimi Nasıl Yapılır? Haksız Fiyat Artışı ve Stokçuluk İhbar Bildirimi Nasıl Yapılır?

HFA Nedir? HFA Bildirimi Nasıl Yapılır? Haksız Fiyat Artışı ve Stokçuluk İhbar Bildirimi Nasıl Yapılır?

Ticaret Bakanlığı, vatandaşların haksız fiyat artışlarına ilişkin başvurularını daha hızlı yapabilmelerini sağlamak için "Haksız Fiyat Artışı (HFA) Şikayet Bildirimi Mobil Uygulaması"nı tüm uygulama merketlerinde erişime sundu. İOS ve Android tüm cihazlar için App Store ve Google Play’den ücretsiz bir şekilde indirilebilen HFA-Bildirimi uygulamasıyla dolar kurundaki yükselişten etkilenmediği halde mal ve hizmetlerinin fiyatlarına zam yapan şirket ve işletmeleri anında Ticaret Bakanlığı'na şikayet edebilecek... HFA-Bildirimi uygulamasını telefonlarına indiren vatandaşlar, öncelikli olarak indirilen uygulamada bir üyelik hesabı oluşturuyor. Uygulamada açılan ilk pencerede ad-soyad, telefon numarası, doğum yılı ve e-posta adresini girdikten sonra, cep telefonuna gelen onay kodunun uygulamaya girilmesi ile aktif hale gelinip şüphelendiğiniz bir ürün fiyatını bu uygulama sayesinde şikayet edebiliyorsunuz... Süreç Nasıl İşliyor? Üyelik hesabı oluşturulmasının ardından, uygulamanın “Şikayet Başvuru” ekranından şikayet edilen işletmenin bilgileri, şikayet konusu varsa ek açıklama ve sözkonusu şikayetle ilgili fotoğraflar yüklenerek, Ticaret bakanlığı bünyesindeki Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’ne şikayet başvurusu gönderilebiliyor. Başvuru aşamasında şikayet konusu bölümünden gıda, temizlik, tekstil, beyaz eşya, kitap, kırtasiye, mobilya, giyim, elektrik ve elektronik, kozmetik, bebek ürünleri, otomotiv, inşaat, emlak, spor ve outdoor veya diğer ürün kategorileri altında haksız yere zam yapan şirketler bakanlığa şikayet edilebiliyor. Şikayet Sonrası Tüm Sonuçları Telefondan Takip Edebileceksiniz! Vatandaşlar, yaptıkları şikayetlerin durumunu HFA-Bildirimi uygulamasının ana ekranında yer alan “Şikayetlerim” bölümünden takip edebiliyor. Kullanıcıların mobil uygulama üzerinden haksız fiyat artışıyla ilgili yaptıkları şikayetler, şikayet edilen işletmenin bulunduğu şehirdeki Ticaret Bakanlığı il müdürlüklerine otomatik olarak aktarılıyor. Şikayet başvurusunu inceleyecek olan il müdürlükleri de haksız fiyat artışı tespit ederse, başvuruyu Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kuruluna ileterek, ilgili şirkete yönelik yasal yaptırımların uygulanması sağlanacak. Yapılan Şikayetlere Mutlaka Cevap Verilecek. İster Alo 175 Tüketici Danışma Hattı, isterseniz HFA-Bildirim üzerinden yapılan tüm başvurular, şikayet edilen firma ya da kuruluşun bulunduğu il sınırları içindeki Ticaret Bakanlığı il müdürlüklerine otomatik olarak aktarılacak. İl müdürlükleri de şikayeti değerlendirip sonucunu vatandaşa bildirecek. Böylece şikayetçi olan vatandaş şikayetinin sonucunu yine cep telefonlarından takip edebilecek. HKS mobil ile fiyat farkını görün Ticaret Bakanlığı'nın hazırladığı bir diğer ücretsiz uygulama ise hal fiyatları ile pazardaki fiyatları karşılaştırma imkanı veriyor. Bakanlığın hazırlattığı HKS mobil uygulamanın hem iOS yani iphone cepler için hem de android telefonlar için versiyonu var. Aşağıdaki linklerden uygulamaya ulaşabilirsiniz. Android HFA Uygulamasını İndirmek İçin Tıklayın İOS HFA Uygulamasını İndirmek İçin Tıklayın

Haberler
28 Ocak 2021 - 11:27
'Stokçular saman fiyatlarını yükseltiyor'

'Stokçular saman fiyatlarını yükseltiyor'

Edirne Merkez İlçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, saman balyasının fiyatının bazı tüccarların stokçuluk yapması nedeniyle arttığını söyledi. Suiçmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu yıl samanın geçmiş yıllara göre az olduğunu ve fiyatında belli bir artış yaşandığını belirtti. Bazı saman tüccarlarının ürünün az olmasını fırsat bilerek fiyatları yukarı çektiğini ifade eden Suiçmez, şöyle devam etti: "Samandan para kazanılmasına hiçbir şey demiyorum. Herkesin bir ticareti var ancak birtakım kişiler samanda oyunlar oynuyor. Samanı stok yapanlar var. Aynı zamanda ben de bir üreticiyim. Saman almak için girişimde bulunduk ancak almak istediğimiz kişi bize samanı stok yapacağını söyledi. Saman balyası başına 10 lira vermemize ve nakliyesini de yapacak olmamıza rağmen kabul etmedi. Üretici olarak bizler hayvanlarımızı doyurmak zorundayız. O samanı bir yerden bulmamız lazım. Ondan sonra birileri çıkıp, 'Türkiye samanı bile ithal ediyor.' diyor. Üreticiler olarak ne yapacağız? Stokçular saman fiyatlarını yükseltiyor." Suiçmez, üreticilerin hayvanını beslemek zorunda olduğunu vurgulayarak, "Üretim noksanlığını fırsata çevirmek isteyenler oldu. Hayvanların ve üreticinin rızkıyla oynuyorlar. Bunlar da bu piyasada var. Son gelen yağışlarla birlikte anızlarda otlar yeşerdi ve üreticiler buradan ot balyası yapmaya başladı. Şimdi o stok yapanları göreceğiz." şeklinde konuştu.

Haberler
04 Ağustos 2018 - 15:03