23˚
İstanbul
23˚
hafif yağmur
Nem %48
Rüzgar 4.40 /s
Pazartesi
21˚/16˚
Salı
22˚/15˚
Çarşamba
23˚/15˚
Perşembe
24˚/16˚
22 Mayıs 2022 Pazar
Sonuç
Ertuğrul Gazi Türbesi'nde nöbet değişimi pür dikkat izleniyor

Ertuğrul Gazi Türbesi'nde nöbet değişimi pür dikkat izleniyor

Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin babası olan Ertuğrul Gazi'nin Bilecik'in Söğüt ilçesinde bulunan türbesinde, koronavirüs tedbirleri kapsamında gerçekleşen ziyaretler, geçtiğimiz haziran ayında yeniden açıldı. Jandarma Genel Komutanlığı ve Bilecik 2'nci Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nın katkılarıyla, Söğüt Ulaştırma Eğitim Merkez Komutanlığı'ndan 9'u uzman çavuş, 4'ü erbaş ve er olmak üzere 13 asker türbede görev alıyor. Alp kıyafetlerinin dikkati çektiği nöbetler, sabah 09.00'da başlayıp 19.00'a kadar devam ediyor ve her saat başında nöbet değişimi yapılıyor. "BİNLERCE KİŞİ ZİYARETE GELİYOR" Türbeye gelen ziyaretçilere gönüllü olarak Ertuğrul Gazi'nin hayatını anlatan Çetin İkiz, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman dizileri sonrası türbeye ziyaretçi akını olduğunu anlatarak, "Ertuğrul Gazi Türbesi, yaklaşık 5 yıldır hafta sonu da dahil her gün ziyarete açık. Hafta sonu daha yoğun oluyor ve binlerce kişi ziyarete geliyor. Dedemizin yaşadığı nokta Kuyulu Mescid olarak geçer ve burada kendi kabri vardır. Eşi Halime Hatun ninemizin, oğlu Savcı Bey dedemizin kabirleri vardır. Diğer kabirlerimizin yüzde 85’i temsilidir" dedi. Kocaeli'nin Gebze ilçesinden ailesiyle Ertuğrul Gazi Türbesi'ni ziyaret gelen İbrahim Yıldız, "Malumunuz pandemi sürecinde türbeler kapalıydı. Uzun süredir gelemiyorduk. Rabbim nasip etti, çoluk çocuğumuzla, ailemizle birlikte dedemizi, atamızı ziyarete geldik" dedi.

Haberler
22 Kasım 2021 - 12:40
Yıllardır türbe diye dua ediyorlardı! Arkeolojik kazıda mezarın içi boş çıktı

Yıllardır türbe diye dua ediyorlardı! Arkeolojik kazıda mezarın içi boş çıktı

Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesindeki Aizanoi Antik Kenti'nde bulunan Yaren Dede türbesinin içi boş çıktı. Vatandaşların 'Yaren Dede' isimli zat'ın orada yattığına inanması üzerine yıllardır inananların uğrak mekanı haline gelen yerde, arkeolojik kazı çalışmaları gerçeği ortaya çıkardı. İnanışa göre; Yaren Dede Türbesi’ni ziyaret edenlerin manevi olarak sıkıntılarının sonra erdiği ve manevi rahatlamaya kavuştukları söyleniyordu. AGORA'NIN GİRİŞ KAPISIYLA ORTAYA ÇIKTI Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından sürdürülen kazı çalışmalarında, antik kentin en önemli alanlarından olan 'Agora'nın giriş kapısı ve mermer zemini bulundu. Önceden asfalt yol kenarında kalan mermer sütunun etrafı kazılınca 'Yaren Dede' olarak bilinen yerin kabir olmadığı ortaya çıktı. #vd-51296# "YAREN DEDE BİLİYORDUK, FARKLI BİR ŞEYMİŞ" Çocuğu olmayanların adak adadığı 'Yaren Dede' hakkında Arkeolog Fikret Aksoy, “Vatandaşlar kazıyı ziyarete geldi ve çok şaşırdılar. Yaren Dede olarak biliyorduk, meğer farklı bir şeymiş dediler” açıklamasında bulundu. "İLÇE SAKİNLERİ YATIRI KAZDIK DİYE TEPKİ GÖSTRMEDİ" Adak adayan vatandaşların kabir çıkmamasına şaşırdığını belirten Fikret Aksoy, konuya şu ifadelerle açıklık getirdi: "Bu seneki kazılarımıza Agora’da başladık. Burası daha önce üzerinden yol geçen bir alandı. Burada bir sütun mevcuttu. Renk farkından dolayı beyaz kısmın toprak altında kaldığı rahatça görünebiliyor. Bu sütun bize nirengi noktası oldu. Burası Agora’nın köşe sütunuydu. Kalpli sütün dediğimiz alanın iki tarafında sütun tamburu çıktı." Bu bölgeye fetih öncesinde İslamiyeti yaymak amacıyla gönderilmiş olan ermiş ve bilge kişinin, şu an kabrinin de bulunduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlar ile çok iyi bir diyalog kurarak onlara İslamiyeti öğretip sevmelerini sağladığı düşünülüyordu. "Burası kazılmadan önce bu sütunu yerel halk 'Yaren Dede' olarak adlandırıyordu. Bir nevi çocuğu olmayan insanların gelip adak adadığı, tapınım objesi olarak bakılıyordu buna. Ama kazıldıktan sonra böyle bir şey olmadığı Agora’nın (Tapınağın giriş kapısı) köşe sütunu olduğu ortaya çıkmış oldu. Kazıda ceset, iskelet, kabire dair hiçbir ibare yok. Agora’nın zemini var. Vatandaşların bazıları kazıyı ziyarete geldi ve çok şaşırdılar. 'Yaren Dede olarak biliyorduk, meğer farklı bir şeymiş' dediler. İlçe sakinleri, yatırı kazdık diye tepki göstermedi. Onlar da bilgilenmiş ve bilinçlenmiş oldular"  "KABİR OLMADIĞINI ÖĞRENİNCE ÇOK ŞAŞIRDIK" Nurettin Öztürk, Şehynaz Yılmaz isimli vatandaşlar da, "Biz yıllardır buraya gelip kabrin başında okuyup dua ediyorduk. Kazılarla birlikte burada kabrin olmadığını öğrenince çok şaşırdık" şeklinde konuştular. Kazıların halen Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından yapıldığı Aizanoi Antik Kenti, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alıyor. Aizanoi Antik Kenti ve vatandaşların senelerce kabir sanıp dua ettiği mermer sütun, havadan da görüntülendi. #r-2790827,2779225,2748248,#

Haberler
15 Kasım 2021 - 12:33
30 yıl sonra ortaya çıkan hırsızlık: Esirüddin Ebheri'nin cenazesi çalınmış

30 yıl sonra ortaya çıkan hırsızlık: Esirüddin Ebheri'nin cenazesi çalınmış

Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinde, 12. yüzyılda Selçuklular tarafından yaptırılan, dönemin ünlü din alimlerinden Esirüddin Ebheri'nin (Eber Dede) naaşının yer aldığı kümbetteki sadukadan cenazenin 30 yıl önce çalındığı öğrenildi. Define avcıları tarafından yapılan kaçak kazılarda çalınan cenazenin yerine ise çimento torbaları konduğu görüldü. Afyonkarahisar’ın Çay ilçesine bağlı Eber beldesinde meydana gelen olayda, geçtiğimiz yıllarda Selçuklular tarafından 12. yüzyılda dönemin önemli alimlerinden Esirüddin Ebheri adına yapılan tarihi kümbette define avcıları tarafından kaçak kazılar yapıldı. Kazılar sonucunda tarihi sekizgen şeklindeki kümbetin içerisindeki sandukada Esirüddin Ebheri’ye ait olduğu öne sürülen ceset çalındı. Aradan geçen yıllarda ise sandukanın tabanı restorasyon çalışmalarında kapatıldı. Boş bir şekilde kalan kümbette şimdi sadece namaz kılmak isteyenler, namazlarını eda ediyor. Kümbetin alt katında yani mezar odası olarak bilinen bölümünde ise restorasyon çalışmalarından arta kalan çimento torbalarının olduğu gözlendi. Sandukadaki cesede ne olduğu ve cenazenin ne zaman çalındığı ise belirsizliğini koruyor. "ALLAH'IN VARLIĞINI İSPAT EDEN ESERLERİYLE ÜNLÜ" Bolvadinli emekli imam ve tarih araştırmacısı Seydi Tosun, kümbetin ünlü Selçuklu Sultanı III. Gıyâseddin Keyhüsrev tarafından, Selçuklulara özgü sekizgen külahlı tamamlanacak şekilde yapıldığını ifade etti. Esirüddin Ebheri ile ilgilide bilgiler veren Tosun, “Esirüddin Ebheri Semerkand’da dünyaya gelir. 1258 yılında Bolvadin’deki Nizamiye Medresesi’ne müderris (medresede ya da camide ders veren kişi) olarak tayin edilir. Ancak sonrasında oradaki hocası ile anlaşamaz ve Selçuklu hükümdarından Çay ilçesine medrese yapılması ricasında bulunur. Bunun üzerine Çay Taş Medresesi inşa edilir. Kendisi bu medresede ‘Kelam’ ilmi üzerine 5 adet kitap yazar ve insanlara Kelam ilmi ile müderrisliğini gösterir. Bu kitaplar ile Allah’ın varlığını ispat eden eserleri ile ünlenir” dedi. "SANDUKA KAZILIP SONRA ÜSTÜ KAPATILMIŞ" Kümbetin altında bulunan ve Esirüddin Ebheri (Eber Dede) olarak bilinen sanduka yani mezar odasının boş olduğunu kaydeden Tosun, çarpıcı bir iddiada bulundu. Mezar odasındaki yani türbedeki cesedin çalındığını öne süren Tosun açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Maalesef bazı kendini bilmez insanlar daha doğrusu define avcıları tarafından kümbetin altında bulunan Esirüddin Ebheri sandukası çalındı, şu anda yok. Sanduka kazılmış sonrasında ise üstü kapatılmış. Esirüddin Ebheri’nin türbesi kaybolmuştur. Bu da bizi üzmektedir." #vd-50302# "EN BÜYÜK ATALARIMIZDAN BİRİSİYDİ" Öte yandan, konuyla ilgili bilgisine başvurulan emekli Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürü Muzaffer Uyan, olayın geçmişinin 30 yıldan fazla olduğunu dile getirerek, “Biz o dönemlerde Eber Gölü’nde foto safarileri düzenliyorduk, o kümbete de gitmiştik. Orası boştu, yıkık bir haldeydi. Yaklaşık 30 yıl önce. O zaman belediye başkanı tamir etti. Bizim dönemimizde restore ettirdik. Mantığım ermiyor, neden böyle bir şey yapılır? O dönemlerde kaçak kazılar yapılıyordu ve biz mücadele ediyorduk. O dönemde araştırdık ceset nasıl çalındı, kim çaldı fakat bulamadık ve bu basına yansımadı. O zaman inanın utanmıştım, Esirüddin Ebheri bizim en büyük atalarımızdan birisiydi” diye konuştu. #r-2795298,2794621,2794264,#

Haberler
20 Eylül 2021 - 14:26
Peygamber Efendimizin türbesine özel bakım

Peygamber Efendimizin türbesine özel bakım

Görevlilerin iple bellerinden bağlanarak emniyet tedbiri ile çıkartıldıkları yeşil kubbenin üstünde temizlik ve boya yapmaları Türk hacılarının dikkatini çekti. Her hac dönemi öncesinde bakıma alınan Mescidi Nebevi’de avizelerin tozu alınıyor, yazılar elden geçiriliyor. Halılar yenileniyor, metal aksamlar parlatılıyor. Hac farizasının ifası için kutsal topraklara giden 90 bin Türk hacı adayının bir kısmı Medine-i Münevvere’de bulunuyor. Günlük 5 vakit namazlarını Peygamber Efendimizin kabrinin de bulunduğu Mescid-i Nebevi’de kılan hacı adaylarımız, bol bol dua ederek mescidin en önemli kısmı olan cennet bahçesinde namaz kılmak için sıra bekliyor.  Osmanlı halifelerinin büyük hizmetler verdiği Hicaz bölgesindeki kutsal mekanlarımızda Türklerin hizmeti büyük oldu. Emevi halifelerinin altıncısı olan Velid, Medine Valisi iken, Mescid-i Saadetin duvarını yükseltti. Üzerini küçük bir kubbe ile örttü. Üç kabir, dışarıdan görülemez ve içeri girilemez oldu. Ömer bin Abdülaziz, Medine-i münevvere valisi iken, 707 (H.88) senesinde halife Velid’in emri ile, zevcat-ı tahiratın (peygamberimizin eşlerinin) odalarını yıktırıp, Mescid-i saadeti genişletti. Ayrıca bu duvarın etrafına beş köşeli ve kapısız olan ikinci bir duvar çektirdi. Irak’taki Atabekler Devleti’nin veziri ve Selahaddin-i Eyyubi’nin amcasının oğlu olan Cemaleddin-i İsfehani, 1189 (H.584) senesinde, Hücre-i saadetin dış duvarı etrafına sandal ve abanoz ağaçlarından mescidin tavanına kadar yükselen bir parmaklık yaptırdı. Fakat, 1289 senesindeki birinci yangında bunlar kül oldu. Bu ahşap parmaklıkların yerine demirden bir parmaklık yapılarak yeşile boyandı. Bu parmaklığa Şebeke-i saadet denir. Şebeke-i saadetin kıble tarafına Muvacehe-i saadet, doğu tarafına Kadem-i saadet, batı tarafına Ravda-i hutahhera, kuzey tarafına ise; Hücre-i Fatıma denir. Mekke-i mükerreme, Medine-i münevverenin güneyinde olduğu için, Mescid-i Nebinin ortasında, yani Ravda-i mutahherada, kıbleye dönen kimsenin sol tarafında, Hücre-i saadet, sağ omuzu tarafında ise, Minber-i şerif bulunur. Hücre-i saadetin beş köşeli duvarları ile birlikte üzerlerine Kubbe-tün-nur denen küçük bir kubbe de yapılmıştı. Osmanlı padişahlarının gönderdikleri Kisve-i şerife bu kubbe üzerine örtülürdü. Kubbe-tün-nur üzerine gelen, Mescid-i Saadetin büyük yeşil kubbesine Kubbe-tül-hadra (yeşil kubbe) denir. Şebeke-i saadet denilen parmaklığın dış tarafına örtülen kisve, Kubbe-tül-hadra altındaki kemerlere asılırdı. Bu iç ve dış perdelere Settare denir. Şebeke-i saadetin doğu, batı, kuzey taraflarında birer kapısı vardır. Şebeke-i saadetin içine harem-i şerif ağalarından başkası giremezdi. Zaten kapı ve pencereleri olmadığından, yalnız kubbe ortasında ufak bir delik olup, tel kafes ile kapalıdır. Bu deliğin hizasında Kubbe-tül-hadraya da bir delik açılmıştır. Mescid-i şerif kubbesi 1837 (H. 1253) senesine kadar kurşun renginde idi. Sultan İkinci Mahmud Han’ın emri ile yeşile boyandı. 1872 (H. 1289)’da, Abdülaziz Han’ın emri ile yeniden boyandı. Mescid-i saadeti tamir ve tezyin için sultan Abdülmecid Han kadar çok para harcayan ve gayret gösteren hiçbir kimse olmadı. Haremeyni tamir için yedi yüz bin altın sarf etmiş ve tamirat 1861 (H. 1277)’de tamamlandı. Halen Babüs Selam kapısından girişinde Sultan 2. Mahmud Han’ın tuğrası bulunmaktadır. 

Haberler
01 Ağustos 2019 - 17:37
Hoca Ahmet Yesevi Türbesine ziyaretçi akını

Hoca Ahmet Yesevi Türbesine ziyaretçi akını

Kazakistan'ın Türkistan kentinde bulunan Türk tasavvufunun öncüsü Hoca Ahmed Yesevi Türbesi, ihtişamlı görünümü ve manevi iklimiyle ziyaretçilerini ağırlıyor.   Türkistan'da Timur tarafından 14. yüzyılda inşa ettirilen UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Pir-i Türkistan Yesevi Türbesine, başta Türkiye olmak üzere Rusya ve Özbekistan gibi birçok ülkeden ziyaretçi geliyor. Türkiye'nin desteğiyle 2000'li yıllarda restore edilen türbe, bir yandan tarihe diğer yandan ise ramazan ayının manevi atmosferinin yaşanmasına katkı sağlıyor. İşlemeli kapılar sergileniyor Türbe içerisinde müze de yer alıyor. Müzedeki en dikkat çekici bölüm ise hadis işlemeleri ahşap kapıların olduğu bölüm olarak öne çıkıyor. Müzede kapıların dışında üzerinde ayetler yazılı kazanlar ve Timur'a ait pek çok eşya da ilgi çekiyor. Hoca Ahmed Yesevi'nin kabrinin bulunduğu ve AA ekibi tarafından görüntülenen odada Türkiye'nin Nur Sultan Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Galip Akın, Hoca Ahmed Yesevi için dua okudu. Akın, Hoca Ahmed Yesevi'nin İslamiyetin yayılmasına vesile olduğunu belirtti.  Türbenin ziyaretçi akınına uğradığını ifade eden Akın, "Hoca Ahmed Yesevi ilim ve hikmet adına yaptığı çalışmalarla gönüllere hitap etmiştir. Yetiştirdiği talebelerini ilim ve irfanını yayması için her yere göndermiştir. Ayrıca kendisi Peygamberimizin ölüm yaşı olan 63 yaşını esas alarak 'artık bende yeryüzünde durmayayım, yer altına ineyim" diyerek yer altında mahsenler, menziller ve inzivalar hareketiyle yaşamaya çalışmıştır. Bu tabii kendi felsefesidir." dedi. Türbedeki bu manevi havayı herkesin soluması gerektiğini belirten Akın, "Gül bahçeleri arasında, kuş sesleri içerisinde çok güzel bir mekandır." diye konuştu.  Çimkent şehrinden türbeyi ziyarete gelen Nurdevlet Macanov ise Hoca Ahmed Yesevi'nin çok önemli bir alim olduğunu ifade etti. Kazakistanlı vatandaşların yanı sıra tüm Müslümanlar için Hoca Ahmed Yesevi Türbesi'nin önemli olduğunu aktaran Macanov, dünyanın her yerinden türbeyi ziyarete gelindiğini sözlerine ekledi.

Haberler
16 Mayıs 2019 - 14:47
Ağrı'da şiddetli sağanak nedeniyle Ahmed-i Hani Türbesi'ni su bastı

Ağrı'da şiddetli sağanak nedeniyle Ahmed-i Hani Türbesi'ni su bastı

İlçe merkezinde akşam saatlerinde etkili olan ve yaklaşık bir saat  süren şiddetli sağanak nedeniyle bazı dere yatakları taştı. Şiddetli yağıştan, Ahmed-i Hani Türbesi ve İshak Paşa Sarayı'nın  bulunduğu tarihi bölge de olumsuz etkilendi. AHMED-İ HANİ TÜRBESİ'Nİ SU BASTI Tarihi türbenin çevresinde bulunan yamaçlardan akan sular, toprak  kaymalarına yol açtı. Ahmed-i Hani Türbesi'nden İshak Paşa Sarayı'na kadar uzanan yol çamur  ve kaya parçalarıyla kaplanırken, türbenin içi ve bahçesini de su bastı. Sağnağın ardından Kaymakamlık, Belediye ve Devlet Su İşleri (DSİ)  ekipleri tarafından başta tarihi bölge olmak üzere ilçe genelinde zarar gören  yerlerde çalışma başlatıldı. Doğubayazıt Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Ulaş Akhan, AA  muhabirine yaptığı açıklamada, 20 yıldır başta altyapı olmak üzere temel  belediyecilik hizmetlerinden yoksun kalan ilçenin her yağışta sel riskiyle karşı  karşıya kaldığını söyledi.  Geçen yıl görevlendirmeyle birlikte ilk olarak ilçenin altyapısını  sıfırdan ayağa kaldırmak için çalışma başlattıklarını anlatan Akhan, şöyle  konuştu:  "Koca bir ilçe düşünün, 20 yıldır altyapısına bir çivi dahi  çakılmamış. Kanalizasyon ve içme suyu hattı olmayan birçok mahallemiz var. Dere  yataklarının durumu içler acısı. İşte böyle bir ilçeyi sıfırdan ayağa kaldırmak  için geçtiğimiz yıl göreve gelmemizle birlikte ilk olarak altyapı sorununa el  attık. 10 milyon liralık kaynakla başladığımız altyapı çalışmalarımız hızla devam  ediyor. Birçok mahallemizi kısa süre içinde yeni kanalizasyon ve içme suyu  şebekeleriyle tanıştırdık.  Her yağışta ilçemizi sel riskiyle karşı karşıya  bırakan bazı dere yataklarının da yönünü DSİ ekiplerimizin de desteğiyle  değiştirmeye başladık. Ayrıca bugüne kadar 1 milyon lira harcayarak yeni yağmur  suyu hatları ve 4 adet köprü yaptık. Bunların dışında DSİ tarafından da bir daha  sel felaketlerinin yaşanmaması için kapsamlı bir kuşaklama projesi hazırlandı." Akhan, şu ana kadar meydana gelen şiddetli yağışlarda can kaybının  yaşanmadığını belirterek, "Taşkınlardan mağdur olan bölgelerimizde de gerekli  müdahaleleri anında yapıyoruz. Çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor." dedi.

Haberler
22 Temmuz 2018 - 22:20
Başbakan Yardımcısı Fikri Işık: Süleyman Şah Türbesi taşınacak

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık: Süleyman Şah Türbesi taşınacak

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, katıldığı canlı yayında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Işık'ın sözleri şöyle: "ABD gibi küresel gücün kendine terör örgütünü kendine partner olarak belirlemesi son derece yanlıştı. ABD su yanlışlığı fark etti. ABD'nin DEAŞ'la mücadele bahanesiyle YPG'yi silahlandırması kabul edilemez. Bu hep ifade edildi. ABD istihbaratının PKK ile çok kuvvetli bağları var dediği bir örgüte silah vermesi anlaşılır değil. "BU SÖZÜN TUTULACAK OLMASI ÖNEMLİ GELİŞME" Bütün görüşmelerde bize Menbiç konusunda söz verildi ve hepsinde 'Biz Menbiç'ten PKK-YPG'yi çıkaracağız' dediler. Devlet başkanı, Dışişleri Bakanı düzeyinde bu sözler verildi. Bu sözün tutulacak olması önemli gelişme. ABD'nin şu stratejik kararı vermesi lazım. Bir terör örgütü bizim stratejik ortağımız olamaz. PKK-YPG denklemden çıkarılırsa Türkiye daha büyük destek verir. Umut ediyorum ABD bu stratejik kararı verir. "SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ TAŞINACAK" Bu karar verilirse bölge istikrara kavuşur. İlk defa Dışişleri Bakanı görüşmesinde bir takvim oluştu. Bunun somutlaştırılması olumlu gelişme ama yeterli değil. Türkiye'yi tatmin edecek karar ABD'nin PKK-YPG ile ilişkisini kesmesi. Süleyman Şah Türbesi biliyorsanız bizim topraklarımız sayılıyor. Şartlar oluştuğunda Süleyman Şah Türbesi taşınacaktır. Türkiye terörle mücadelede savunmadan taarruz pozisyona geçti. Terörü kendi kaynağından ortadan kaldırma temel strateji oldu. Türkiye'nin gerektiğinde gerekli noktaya operasyon yapma hakkı var. Kandil'in bir terör merkezi olmaktan çıkarılması için tüm çalışma yapılıyor. "OPERASYONLA İLGİLİ DETAY VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL" Harekatla ilgili bir detay vermemiz mümkün değil. Ancak Kandil terör merkezi olmaktan çıkacak. Bölgenin istikrarını isteyen herkes Kandil'in durumundan müzdarip. Şunu söyleyebilirim Kandil terör örgütünün hareket ettiği merkez olmaktan çıkacak. "ANLAŞMAZLIK OLAN NOKTALAR ÇÖZÜLÜR" Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile Türkiye iki kutuplu bir yere gidiyor. MHP ittifakının devam edeceğini düşünüyorum. Arada anlaşmazlık olan noktalar çözülür. Bölge yeniden şekilleniyor. Türkiye'nin gücünün masada çok etkili şekilde etkilemesi lazım. Milli konularda sadece Cumhur İttifakı'nın değil tüm partilerin bir araya gelmesi önemli. Af konusunda MHP bir teklif ortaya koydu. AK Parti 'bu gündemimizde yok' dedi. Bedelli askerlik konusunu seçimden sonra yeni hükümete bırakmak konusu tartışıldı ve bu karar verildi."

Haberler
07 Haziran 2018 - 12:30