22˚
İstanbul
22˚
hafif yağmur
Nem %49
Rüzgar 5.02 /s
Pazartesi
21˚/16˚
Salı
23˚/15˚
Çarşamba
24˚/16˚
Perşembe
25˚/18˚
22 Mayıs 2022 Pazar
Sonuç
Çağlar Ertuğrul’un mimik göndermesine Tamer Karadağlı’dan cevap

Çağlar Ertuğrul’un mimik göndermesine Tamer Karadağlı’dan cevap

Geçtiğimiz ay düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nün sahibi olan Nihal Yalçın'ın ödül aldığı sırada Tamer Karadağlı, saatine bakarak ve çeşitli mimikler göstererek sıkıldığını belli eden tavırlar gösterdi. Bir süre sonra ise dayanamayarak oyuncuya ödülünü uzatan Karadağlı’ya Yalçın ise "Kim verdi ödülü? Sus mu dediniz? Artık sus mu diyorsunuz?" ifadelerini kullanarak tepki göstermişti. Olayın kısa sürede büyümesi sonrası tarafların yaptığı yeni açıklamalar uzun süre gündemde kalmıştı.  ÇAĞLAR ERTUĞRUL’DAN KARADAĞLI GÖNDERMESİ Olay sıcaklığını korurken 47’ncisi düzenlenen Altın Kelebek Ödülleri töreninde en iyi erkek oyuncu ödülünü alan Çağlar Ertuğrul’un tören sırasındaki teşekkür konuşması geceye damga vurdu. Ertuğrul, Nihal Yalçın ve Tamer Karadağlı arasındaki gerginliğe atıfta bulanarak bir anda arkasını kontrol etti. Seyircileri şaşırtan bu hamle sonrası Ertuğrul, "Birisi mimik yapıyor sandım arkamda" ifadelerini kullandı. O sırada sunucu Cem Davran ise "Bu o törenlerden değil, bak ne güzel kenarda duruyor" yorumunda bulundu. “GENÇLERE TOLERANSLI OLMAMIZ GEREKİYOR” Yaşanan olay sonrası tepkisi merak edilen Tamer Karadağlu’dan ilk açıklama geldi. Sabah’ta yer alan habere göre Karadağlı, Ertuğrul’dan meslek olarak büyükleri olduğunu belirterek her şeye tepki göstermemek gerektiğini söyledi. “Espri yapmış çocukcağız” diyen Karadağlı, “Genç kardeşlerimize karşı daha fazla toleranslı olmamız gerekiyor. Bir sorun görmüyorum." ifadelerini kullandı.   #r-2798135,2797940,2797931,#

Haberler
07 Aralık 2021 - 17:10
Tamer Karadağlı'dan bir 'Altın Portakal' isyanı daha! Bu kez de Pınar'ı linçliyorlar

Tamer Karadağlı'dan bir 'Altın Portakal' isyanı daha! Bu kez de Pınar'ı linçliyorlar

Kendisine destek olduğu için eleştirilen Pınar Altuğ'a sahip çıkan Tamer Karadağlı, konuya ilişkin  kişisel Twitter hesabından açıklama yaptı. Kendisinin kadınlara olan hassasiyetini en iyi bilen kişinin Pınar Altuğ olduğunu belirten Karadağlı, bu kez de kendisine destek olduğu için Altuğ'un linçlendiğini belirterek 'Gerçekten ilginç bir topluluk' ifadelerini kullandı.  Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde, Nihal Yalçın'ın ödül konuşması esnasında sözünü kesmesi ve mimikleriyle tepki çeken Tamer Karadağlı,ya eski rol arkadaşı Pınar Altuğ'dan destek geldi. Oscar'da 45 saniyelik limiti hatırlatarak ödül almaya çıkan kişinin sahnede çok konuşmaması gerektiğini belirten Altuğ, bu durumun cinsiyetçi yaklaşımla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. HEM DESTEK HEM TEPKİ GÖRDÜ Orada terbiyesizlik görmediğini ve hatta Karadağlı'nın 19 yıllık partneri olarak onun kadınlara karşı çok zarif birisi olduğunu belirten Altuğ, bu açıklamalarının ardından sosyal medyada bazı kişilerce destek görürken bazıları da tepki gösterdi. "GERÇEKTEN İLGİNÇ BİR TOPLULUK" Eski partnerine gelen tepkilerden rahatsız olan Tamer Karadağlı ise, kişisel Twitter hesabından "Pınar Altuğ benim kadınlara karşı ne kadar hassas olduğumu, asla bir kadını incitemeyeceğimi en iyi bilen kişidir. Şimdi de sırf bana destek olduğu için Pınar'ı linç ediyorlar. Gerçekten ilginç bir topluluk" ifadelerini kullandı. "HER ŞEYİN SEBEBİ BU MU?" Ardından Twitter'dan bir paylaşım daha yapan Karadağlı, bu kez tepkisini daha sert bir şekilde dile getirerek eleştirilerin sebebini milli duygularına bağladı. Kardağlı, Twitter'dan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Benim onurumla, şerefimle oynayacaksınız ben de boynumu eğip duracak mıydım? Siz, önünüze geleni sırf sizden değil diye aşağılama hakkını kimden buluyorsunuz? 'Ben Türk Milliyetçisiyim arkadaş' yoksa her şeyin sebebi bu mu?" #r-2797940,2797931,2797787,#

Haberler
13 Ekim 2021 - 15:47
Tamer Karadağlı'dan tokat gibi sözler: Öcalan’a terörist başı diyebiliyor musunuz?

Tamer Karadağlı'dan tokat gibi sözler: Öcalan’a terörist başı diyebiliyor musunuz?

Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı olan HDP’ye verdiği destekle bilinen oyuncu Nihal Yalçın’a verildi. Törendeki konuşmasına siyaset karıştıran Yalçın’a ödülü takdim etmek için sahneye çıkan Tamer Karadağlı, dakikalarca beklemiş sonrasında mikrofon başındaki oyuncuya ödülünü uzatmıştı. Tamer Karadağlı’nın bu hareketine “Artık sus mu demek istiyorsunuz?” çıkışında bulunan Nihal Yalçın’ın gergin anları sosyal medyaya damga vurmuştu. Başta HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, terör örgütü yandaşları Nihal Yalçın’a sosyal medyadan sahip çıkarken, Karadağlı’yı hedef aldı. Tamer Karadağlı’nın milliyetçi duruşundan rahatsız olan CHP’li Kaftancıoğlu, Twitter hesabından “Sorunuzun cevabı evet de konuyla alakasını anlamış değilim. Ezber cümlelere sığınarak kitle toplamaya çalışan ‘korkak erkek!’ sendromu. Duruşunu bilmem ama zekâ seviyesini belli etti böylelikle:)” diyerek ünlü sanatçıya hakaret etti. Tamer Karadağlı, katıldığı televizyon programında haksız yere linç edildiğini dile getirerek ateş püskürdü. HDP’li milletvekillerinin de aralarında bulunduğu belli bir kitle tarafından kadın düşmanı olarak gösterilmeye çalışıldığını söyleyen Karadağlı, “Buldan, Kaftancıoğlu ona sahip çıkıyor. Hanımefendi zaten HDP’yi, Demirtaş’ı sahiplenen ve onların da sahiplendiği bir insan. ‘Son kez tweet atacak olsan ne yazarsın?’ diye sormuşlar. Hanımefendi “Selahattin Demirtaş’a özgürlük” yazmış. Demirtaş ne dedi. ‘Öcalan’ın heykelini dikeceğiz’ dedi. Hanımefendi bunu mu savunuyor? Benim duruşum da belli olan bir duruş. Polisimize askere kurşun sıkan PKK’nın terör örgütü olduğuna inanan insanım. Onlara sormak lazım. Öcalan’ın terörist başı olduğunu söyleyebiliyor musunuz” diye konuştu. BAHÇELİ’DEN TELEFON Bu arada MHP lideri Devlet Bahçeli, Tamer Karadağlı’yı telefonla arayarak teröre karşı duruşundan dolayı tebrik etti ve yanında olduklarını söyledi #r-2797931,2797787,#

Haberler
12 Ekim 2021 - 06:41
Bahçeli’den Tamer Karadağlı'ya destek telefonu

Bahçeli’den Tamer Karadağlı'ya destek telefonu

58. Antalya Altın Portakal Film Festivali, önceki akşam Antalya Kapalı Spor Salonu’nda yapılan ödül töreniyle sona erdi. “Zuhal” filmindeki rolüyle ‘En İyi Kadın Oyuncu’ seçilen Nihal Yalçın’a ödülünü Tamer Karadağlı takdim etti. Ancak Yalçın’ın konuşması sırasında Karadağlı’nın sergilediği tavırlar, geceye damgasını vurdu. Nihal Yalçın konuşurken sık sık saatine bakan Tamer Karadağlı, ünlü oyuncunun ekip arkadaşlarına teşekkür ettiği sırada ödülü uzattı. Şaşkınlığını gizleyemeyen Yalçın, önce “Kim verdi ödülü?”, ardından “Sus mu dediniz? Artık sus mu diyorsunuz?” diye sordu. Karadağlı ise meslektaşına “Ödülünüzle birlikte konuşun diye” cevabını verdi. Yaşanan olay sonrasında ikili arasında yaşanan diyalog sosyal medyada gündemine yerleşirken, siyasi şova dönüştürülen olayda Tamer Karadağlı'ya yönelik linç kampanyası başlatıldı. DEVLET BAHÇELİ'DEN DESTEK TELEFONU Sanatçı Tamer Karadağlı'ya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den ise destek mesajı geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Bahçeli’nin Tamer Karadağlı’yı arayarak tutumundan dolayı tebrik ettiğini açıkladı.  Özdemir’in açıklaması şöyle:  “Sayın Genel Başkanımız, sinema ve tiyatro oyuncusu Sn. Tamer Karadağlı’yı telefonla arayarak kendisine yönelik terör örgütü odakları ve siyasi uzantılarının tutumları karşısında, yanlarında olduklarını belirtmiş ve Sn. Karadağlı’yı tebrik etmişlerdir.” "SAĞDUYULU VE CESUR DAVRANIŞINDA YALNIZ DEĞİLDİR" "Görüşmede Sayın Genel Başkanımız, Sayın Karadağlı’nın, Türk Milleti’nin iftihar ettiği bir sanatçı olduğunu ifade etmişlerdir. Sayın Genel Başkanımız, sanat camiasında yer alarak, ülke ve millet hassasiyetinin, toplumsal huzurumuzun, milli birlik ve beraberliğimizin korunması karşısında duranlara Sn. Karadağlı’nın gösterdiği sorumlu, sağduyulu ve cesur davranışında yalnız olmadıklarını söylemişlerdir"   #r-2797922,2797787,#

Haberler
11 Ekim 2021 - 22:21
Altın Portakal Film Festivali'ne damga vurdu! 'Lütfen Tamer'in önüme geçmesine izin vermeyin'

Altın Portakal Film Festivali'ne damga vurdu! 'Lütfen Tamer'in önüme geçmesine izin vermeyin'

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünün sahibi Nihal Yalçın, yeteneği ve başarısının yanı sıra, Tamer Karadağlı ile arasında geçen diyalog sebebiyle gündeme gelmekten duyduğu rahatsızlığı Twitter üzerinden yaptığı paylaşımla ifade etti.  Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla bu yıl 58'incisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin kapanışı ve ödülleri, 10 bin kişilik Antalya Spor Salonu'nda sahiplerini buldu. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nün sahibi, 'Zuhal' filmindeki rolüyle Nihal Yalçın'ın oldu. 'ÖDÜLÜNÜZLE BİRLİKTE KONUŞMANIZ İÇİN' Ödülünü almak için sahneye çıkan Nihal Yalçın'ın konuşması devam ettiği sırada Tamer Karadağlı'nın kendisine ödülünü vermesi ve konuşma sırasındaki çeşitli mimikleri tepki çekti. Karadağlı'nın bu hareketine Yalçın, 'Sus mu dediniz? Artık sus mu demek istiyorsunuz?' ifadeleriyle tepki gösterirken Karadağlı ise 'Ödülünüzle birlikte konuşmanız için veriyorum' cevabını verdi.  'BU GECE BENİM GECEM' Ardından Yalçın'ın konuşması boyunca çeşitli mimikler sergileyen Karadağlı'nın hareketleri sosyal medyada gündem olunca Yalçın, kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımla konuya son noktayı koydu. "Lütfen Tamer'in önüme geçmesine izin vermeyin. Bu gece benim gecem" diyen Nihal Yalçın hayranlarının bu konuda desteğini beklediğini kaydetti. FESTİVALDE ÖDÜL ALAN İSİMLER En İyi Film Ödülü: OKUL TIRAŞI (Yapımcı: M. Kanat Doğramacı, Yönetmen: Ferit Karahan) Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: İKİ ŞAFAK ARASINDA (Yönetmen: Selman Nacar) Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü: ANADOLU LEOPARI (Yönetmen: Emre Kayiş) En İyi Yönetmen Ödülü: TAYFUN PİRSELİMOĞLU (Kerr) Cahide Sonku Ödülü: EZGİ BALTAŞ, FERİDE ÇİÇEKOĞLU En İyi Senaryo Ödülü: FERİT KARAHAN, GÜLİSTAN ACET (Okul Tıraşı) En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: NİHAL YALÇIN (Zuhal) En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: TARHAN KARAGÖZ (Kafes) En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: ÖZGÜR EKEN (Bağlılık Hasan) En İyi Müzik: NIKOS KYPOURGOS (Kerr) En İyi Kurgu Ödülü: SERCAN SEZGİN, FERİT KARAHAN, HAYADEH SAFIYARI (Okul Tıraşı) En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü: BİLLUR TURAN (Anadolu Leoparı) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: NEZAKET ERDEN (İki Şafak Arasında), ÖZAY FECHT (Kafes) Ulusal Belgesel Film Yarışması - Övgüye Değer Film: ACI VE TATLI (Yönetmen: Didem Şahin) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü: ERDEM ŞENOCAK (İki Şafak Arasında) SİYAD En İyi Film Ödülü: BEMBEYAZ (Yönetmen: Necip Çağhan Özdemir) FİLM-YÖN En İyi Yönetmen Ödülü: TAYFUN PİRSELİMOĞLU (Kerr) En İyi Film Ödülü: LIBERTAD (Yönetmen: Clara Roquet) En İyi Yönetmen Ödülü: PAZ FÁBREGA (Aurora) En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: CLAUDIA GROB (Aile) En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: PETRI POIKOLAINEN (Titanik'i Seyretmek İstemeyen Kör Adam) Ulusal Belgesel Film Yarışması - En İyi Belgesel Film Ödülü: HER ŞEY DAHİL (Yönetmen: Volkan Üce) Ulusal Belgesel Film Yarışması - Jüri Özel Ödülü: BEKLEYİŞ (Yönetmen: Aslı Akdağ) En İyi Kısa Film: SİZ BİRAZ UZAK KALDINIZ (Yönetmen: Elif Refiğ) Jüri Özel Ödülü: İKİNCİ GECE (Yönetmen: Ali Tansu Turhan) Övgüye Değer Film: REWŞEN (Yönetmen: Musab Tekin) #r-2797766,#

Haberler
10 Ekim 2021 - 12:23
Tamer Karadağlı: 50 yıla çok hayat sığdırdım

Tamer Karadağlı: 50 yıla çok hayat sığdırdım

  Kübra Şafak kubra.safak@tg.com.tr TGRT’de ilk başladığında Çocuklar Duymasın’ın taş fırın erkeği Halûk olarak evimizden biri hâline gelen Tamer Karadağlı ile Eyüp Göktürk’te görüştük. Gözlerden uzak sakin bir hayat yaşamakta olan Karadağlı ile keyifli ve huzur dolu bir sohbet ettik. Hayattan, çılgınlıklarından ve dilinden düşürmediği kızı Zeyno’dan konuştuk...  Yaşınız ilerledikçe hayat standardınızı da yükseltiyor musunuz? Yükseltmek değil de arada değiştirmek gerekli. Mesela kızım için 50. yaş günümde sigarayı bırakıyorum. Ben 50 yıla çok hayat sığdırdım. Her şeyin bir zamanı vardır ya. Yedik, gezdik. İnsanın biraz şerefiyle yaşlanması lazım. Yaşının ağırlığı ile yakışanı yapmak gerek. Eskiden fazla takmıyordum, ‘Alın yazımız neyse o. Yarın ne olacağımızı bilemeyiz, o kadar da önemli değil’ diye düşünüyordum. İnsanın çocuğu olduktan sonra değişiyor bu dünya da. Kızımla daha çok vakit geçirmek istiyorum. Daha çok dikkat etmeye karar verdim. 50 yaşına kadar kendi istediğim hayatı yaşadım, şimdi kızım için...   Kaç yaşında baba olmuştunuz?  39 yaşında. Şu anda yaşınızı göstermiyorsunuz.  Ya bırak, gösteriyorum. Bir de benim genç gözükmek gibi bir derdim yok. 40 yaşında mı gözükeceğim? 40 yaşında oldum. Sevmediğim bir şey genç gözükmeye çalışmak. Bazı arkadaşlarım var benim, böyle sabahtan akşama kadar sporda, genç gözükeceğim diye uğraşıyor. Sağlıklı olmak için spor yapar mısınız?  50 yaşından sonra baklavalarım çıksın diye mi uğraşacağım? Kıvanç Tatlıtuğ mu olacağım, biz o yaşımızı yaşadık. İlk başladığınız zamanlarda Kıvanç Tatlıtuğ gibi olmak için uğraştınız mı?  Profesyonel olarak spor yaptım. O yüzden yapısal olarak kilolu biri değilim. Çekici olayım bunun için uğraşayım gibi dertlerim olmadı. Karizmanız var kendinize has, belki de ondan gerek duymadınız. Bana karizmatiksin diyorlar da, ne olduğunu bilmiyorum ve anlamıyorum. Karizmatik olmaya çalışmak gibi dertlerim yok. O, rahatsız edici bir şey. O, sen değilsin çünkü. Mal neyse o, ben buyum, bundan da mutluyum. Tamer Karadağlı’nın hayatı nasıl geçiyor?  Günlerim sakin geçiyor. İki haftada bir Ankara’ya kızımın yanına gidiyorum. Kızım Ankara Devlet Konservatuvarında piyano bölümünde okuyor. Annesi ile birlikte orada yaşıyor. Gayet sıradan ve sıkıcı hayatım var. Görüşmelerim ve toplantılarım varsa onları yapıyorum. Genelde çok röportaj yapmıyorum. Akşamüstü arkadaşlarımla buluşuyorum. Evden çok çıkmıyorum, işim olmadıkça evcimen biriyim. SESLENDİRMEDEN HARÇLIĞIMI ÇIKARDIM Seslendirme sanatına nasıl başladınız? Zorlandığınız noktalar oldu mu?  Tiyatro bölümünde öğrenciyken her tiyatro öğrencisi yapar. Harçlığımı çıkarmak için başladım. Keyifliydi. Arzu ile stüdyoda tanıştım. Çok iyi seslendirme sanatçısıdır. Çocuğumuz oldu. Güzel şeylerin başlangıcıdır. Sanat olarak görmüyorum seslendirmeyi, teknik bir şey. Sert duruşunuz var. Sinirlendiğinizde nasıl tepkiler verirsiniz? Olaya bağlı. Çok yumuşak light bir adam değilim. Taş fırın erkeği Halûk kadar da köşeli değilim. Eskiden olduğu kadar çabuk parlamıyorum. Şimdi daha sakinim. Bu demek değil ki içimde hâlâ öyle biri yok. En çok ne sinirlendirir sizi? Ona da çok inanmıyorum. Mesela en çok yalanı sevmem bana saçma geliyor. Bende yalan söylüyorum. İnsanın önce kendine dönüp bakması gerekiyor. 10 yıl önce beni sinirlendiren bir şey şimdi sinirlendirmiyor. Trafikte çok sinirlenirdim. Hemen atlardım. Şimdi önemsemiyorum. Yaş geçtikçe tahammül edemediğiniz şeylere alışıyor muyuz? Savaşarak geçmez. Hayat zaten bir mücadele içeriyor. Yenilerini eklememek gerek. Ne kadar yaşarsan yaşa hayat çok kısa. ŞÖHRET İÇİN DEĞİL PARA İÇİN OYNUYORUM Para kazanmak için mi, isminizin kalıcı olması için mi oynuyorsunuz?  Para kazanmak için tabii ki. Mezarlıklar vazgeçilmezlerle dolu. Kimse kalıcı değil, belli bir zaman sonra unutuluyor. Sizi hatırlayan son insan ölene kadar isminiz yaşıyor. Ben bir şey yapıyorum insanların gönlüne dokunabiliyorsa ne mutlu. Kendimi şanslı görüyorum. Keyif aldığım işten para kazanıyorum. Geçinmem gerekli benim de. Televizyon, ticari bir şeydir zaten. Dizi, sinema ve tiyatronun arasından bir sıralama yapsanız…  Sinema çok keyifli. En fazla iki ay çekim yapıyorsun. Daha rahat. Ama dizi haftalık... Her hafta mindere çıkıyorsunuz. Ratingleri bekliyorsun, iyi kötü düzeltmen gerek, sürekliliği olan bir şey. Başarılı bulduğunuz teklif gelse ben de oynardım dediğiniz bir iş var mı?  Hayır, ben herkesin kendi kısmetinin onu beklediğine inanırım. Birileri de belki Haluk için aynı şeyi düşündü ama benim kısmetimmiş. İşlerin arkadaşında, ağlamamak gerek. Herkes kendi rızkını yer. Kötü hırslar saçma bence. Tabii olması da gerek… Başarılı olmak ve çok çalışmak için hırsı doğru yönlendirmen gerekiyor. Çok çalışmadan başarı olmuyor. Çaba göstermen gerekiyor. Başarının merdivenleri ellerin cebinde çıkılmıyor. Kendini disipline etmen gerekiyor. Öyle tesadüfen gel seni artist yapalım demezler. Ben gerçekten çok çalıştım. Şöhret basamaklarını öyle mi çıktınız? Şöhret değil, ben başarıdan bahsediyorum. Nasıl şöhret olduğunuz da önemli. Şöhret tek başına bir meslek değildir. Yaptığınız iş sizi şöhretli kılıyorsa ne âlâ. Bu her şey için gerekli. Bizim avatantajımız kamera karşısında olduğumuz için daha net gözüküyor. Ben şöhret olmak için uğraşmadım, yaptığım iş başarılı olduğu için şöhretli oldum. Şöhret size neler hissettirdi? İlk başta herkesin hoşuna gidiyor. Sonra sıkılıyorsunuz. Sonra da kabulleniyorsun. Herkesin sizden bahsetmesi hoş geliyor. Negatif tarafları da var, özel hayatın kalmıyor. Kız kardeşimle bile yazıldım. İlk başta savaşıyorsunuz öyle değil diye. Şimdi ciddiye almıyorum. Bakmıyorum bile. Teknoloji ile aranız nasıl? Sosyal medya ile aranız nasıl? 4 ay önce İnstagram’a kızım sayesinde girdim. Twitter, Facebook yok. Ama adıma açılmış çok sahte hesap var. Bu bir kimlik hırsızlığı, suç duyurusunda da bulundum. Memleketiniz Kars’a gidiyor musunuz?  Türkiye’de gitmediğim yer kalmadı. Ama Kars’a gitmedim. Havalar güzelleşince gitmeye niyetim var. Sizinkiler Amerika’ya mı göçmüşler? Kafkasya’dan Türkiye’ye geldiklerinde bir grup Amerika’ya gitmiş. Ben Amerika’dan 9 yaşında döndüm. Lisede gidip döndüm. Şimdi hâlâ gidip geliyorum. Halamlar orada. Her insanın ailesinde vardır ya. Azeri lehçesini biliyor musunuz?  Biliyorum. Yıllarca ailemde öyle konuşuldu. O yemekler yapılırdı zaten. Sevdiğiniz yöresel yemeğiniz var mı? Çok o kadar çok ki. ‘Plov’un yani pilavın her türlüsünü. Kişmişli (küçük çekirdeksiz üzümlü), evelikli (bir nevi ot) çekme, dövmeç, içli kete çok severdim. Çocuklar Duymasın’da ‘Iğdır’ın Al Alması’ Azeri türküsünü söylemiştiniz. Şarkı söylemeyi profesyonel olarak yapmayı düşündünüz mü?  Benim kız kardeşim şan bölümü okudu. Ben ne zaman bir şey mırıldansam, ‘Abi sen istersen söyleme, kötü söylüyorsun’ deyip moralimi bozardı. Sanırım bilinçli olarak yapıyordu. Onun önüne geçmeyeyim diye. Öyle bir iddiam yok, kendi kendime mırıldanırım.  Bence güzel sesiniz… Konuşma sesim fena olmayabilir ama şarkı söylerken bilmiyorum. Ama popçular gibi değil daha tok bir sesim var. Türkü dinlemeyi sever misiniz? Türküleri çok seviyorum. Çok önemli hepsinin altında bir hikâye var. Her yöreden. Askerde iken çok dinlerdim. Unutamadığınız askerlik anınız var mı? Yüzlerce var her askere giden gibi. Ben güzel geçirdim. Birçok insan hatırlamak istemez. Ama bir şeyler katıyor. Hayatın başka bir sayfasını okuyorsun. Güzel anılarım oldu. Şimdi anlat deyince gelmiyor aklıma. Kaç yaşındayken askere gittiniz? 27 yaşında bakaya gittim ben. Bakaya asker kaçağı demek aslında. Okulu bitirdikten sonra Amerika’ya gidip gelecektim. Pasaport çıkarırken askerlik için karar aldırmak gerekiyor. Tamam dedik. Meğerse 1 sene sonra teslim olmak gerekliymiş. Onu ben bilmiyordum. Dolayısıyla kaçırdım ben. Mahkemeye çıkıyorsun savunma yapıyorsun. Bakaya birliği Amasya’daydı ben gittikten 2 hafta sonra Volkan Severcan geldi net hatırladığım anılardan. Kafa kafaya uyuduk. Bu camiadan önce arkadaşız.  Şuan gerçekleşse mutlu olacağınız bir şey var mı? Şuan zaten mutluyum. Çok büyük beklentilerin içinde olmamak gerek. Hayatın getirdiklerine şükür etmek gerek. Beklentiler gerçekleşmezse mutsuzluk başlıyor. Ben çok mutlu bir hayat yaşadım. Elimde olan şeylerle yetinmeyi öğreniyorum. Melek gibi bir kızım var onunla çok mutluyum. Kurduğum hayallerin çoğunu gerçekleştirdiğim için şanslıyım.  Kendinizi beğenir misiniz? Sevmediğiniz yönünüz var mı? Sevmediğim birçok yönüm var. Herkesin beğendiği kadar beğenirim. Defolarım var. Beni ben yapan hatalarım. Hatalarından ders almalı. İyi yada kötü bir şey çıkarıp hayatına katmalı. Her şey insan için. Olgunlaşmak böyle bir şey. Tembellikleriniz var mıdır? İş yapmadan duramam gibi durum yok. Çalışmak zorunda olmasam çalışmam ki. Hayat koşullarından dolayı çalışıyoruz. Hepimiz keyif alarak yapmaya çalışıyoruz. Sevmeden yaptığınızda karşılığını alamazsınız. Sinema Kralı ve Kraliçesi yarışmasının jüri üyeliğini nasıl kabul ettiniz? Nelere dikkat edeceksiniz? Ciddi hazırlandıklarını gördüm ve kabul ettim. Jüri olmamı istemeleri de gurur verici bir şey. Dikkat edeceklerim her şey aslında. Fiziksel özellikleri, duruşları, yetenekleri, konuşmaları, tavırları bu iş bir bütün. Sadece güzel ve yakışıklı diye oyuncu olamaz. Onun üzerine ne koyduğu önemli. Oyunculuk sadece güzellik değil. Mesala Miss Turkey’den 1.oluyor ve başrolde görüyoruz hemen. Daha yetenekli biri var iken yerine gelebilecek. Bazen de yok. Miss Turkey ile oynadım. Adı da Pınar Altuğ. Birçok oyuncuyum diyene taş çıkarır. Her güzel olan yetenekli olacak diye bir kural yok ama. Güzel olduğu içinde yeteneksizdir diyerek genelleyemeyiz. Pınar ile birbirimizi tamamlıyorduk. Akıllı bir kız hemen her şeyi kapıyordu. Azra Akın dünya güzeli idi 2 sezon onunla Yağmur Zaman’ında oynadım. Çok keyifliydi. Oyunculuk doğuştan gelen bir yetenek mi yoksa eğitim almak gerekli mi? Eğitim yetenek katmıyor. Üzerinizdeki çapakları temizliyor. Vizyon kazandırıyor. İmkân varsa eğitim almalı. Eğitimli oyuncunun farkı oluyor. Alaylı olup kendini bu mesleğe adamış ve hakkını vermiş ve eğitimini alsa da bir işe yaramayan da bir sürü kişi var.   İYİ BİR BABA OLMAYA ÇABA GÖSTERİYORUM Nasıl bir babasınız?  Benim buna cevap vermem doğru olmaz Zeyno’ya sormamız gerek.  Sizin olmaya çabaladığınız kuralcı mı, hoşgörülü bir baba mı? Şöyle bir babayım demek doğru olmaz. İyi bir baba olmaya çaba gösteriyorum. Çünkü Zeyno ile aramız çok iyi. Son derece sosyal, konuşkan ve güler yüzlü çok tatlı bir kız. Ayrı anne baba sendromu yaşayan bir çocuk hiçbir zaman olmadı. Biz o dengeyi güzel kurduk annesiyle. Çok mutlu bir çocuk. Sevildiğini çok hisseden ailede sevilen bir çocuk. Biz her anne babanın kuralları gibi kurallarımız var. Ama despot bir baba değilim. Birlikte zaman geçirdiğinizde Arzu Hanım da size eşlik ediyor mu?  Bazen ikimiz tek zaman geçiririz. Arzu da bize eşlik eder müsait oldukça. Birlikte yemeğe sinemalara gideriz. Güzel vakit geçiriyoruz. Hiç tartışıyor musunuz Arzu Hanım’la?  Neden tartışalım. Bizde öyle şeyler olmuyor. Tartışacağımız her şeyi 10 yıl önce tartıştık. Bu hayatta önceliğiniz nedir? Önce Zeyno sonra diğer her şey... Özgür Ozan ile yani Selami ile görüşüyor musunuz? Telefonlaşıyoruz arada. Çekime ziyarete gitmiştim. Figürasyon oynamıştım. Gitmişken jest oldu.Çok severim Alo dediğimiz an gülmeye başlarız. Çok şey paylaştık. Özgür’ün hayatını zehir ederdim ben arabasını sıkıştırırdım, trafikte bir anda fren yapardım çarpsın diye polis çağırıcım diye tehdit ederdim. İngiltere’de bir gün polisin önünden geçerken durup bakıp bir anda koşmaya başlayacağım derdim. Yapma sakın sakın mahpuslara atarlar bizi. Hayatım onu korkutmakla geçti. Çok iyi bir partnerdi. Özgür’e bakınca gülesi gelir insanın. Pozitiftir. Oyunculuğunu çok beğenirim. 30 YILDAN BERİ MOTOSİKLET KULLANIYORUM Çılgın birisiniz…  Tabii ki neler yapıyordum neler!.. Özgür Ozan ile çok uğraşırdım. Yazın 35 derece sıcakta koltuk ısıtmasını açardım. Trafikte şimdi basmaya başlayacağım gaza ve ellerimi bırakıp gözlerimi kapatacağım diye korkuturdum. Hobileriniz var mı?      Motosiklete binerim. Havalar güzelken gezmeyi severim. Türkiye motosiklet ülkesi değil ama kullananların eğitim alması ve kask takması gerekli. Ben 2 sene önce ciddi bir kaza yaptım. Üzerimdeki kıyafetler ve kaskım iyi olmasa ölümcül bir kaza olabilirdi. Nerelere gittiniz motosikletle?  Avrupa’ya gittim. Amerika’da kiralayıp yol yaptık. Bizim bir grubumuz var. Eğitimli olarak 30 yıldır kullanıyorum. Uzun yol motorlarımız var. Öyle bir Bebek’e gidip gelelim değil yani. TÜRK TELEVİZYONUNUN MİHENK TAŞIDIR Taş fırın erkeği Halûk rolünün üzerinize yapışmasından rahatsız mısınız?   Yıllarca keyifle oynadım. Sevgiyi ve şöhreti bu dizi sayesinde kazandım. Böyle bir şey söylemek ikiyüzlülük olur. Nimetlerinden yararlanacaksın, külfetlerine katlanmayacaksın. Bu kadar insanların sevgisine mazhar olmak. Televizyon öyle bir şey, rol üzerinize yapışsın diye uğraşırsınız. Demek ki, inandırıcı oynamışım insanlar teveccüh gösteriyor. Siz bir daha ne zaman görürüz ekranlarda? Canım ne zaman isterse Halûk kadar sizi etkileyen bir rol olmadı mı? Çocuklar Duymasın’ı ayrı tutmak gerek. Türk televizyonunda mihenk taşıdır. Tekrarlarıyla bu kadar çok izlenen dizi yoktur. Her bir tekrarı 80 kere oynayan bir iş yok. 2002’de çekmeye başladık. 15 sene geçti. Bir kanalda gösteriliyor aynı şekilde tepkiler alıyoruz, bu çok özel bir şey. Başka projelerle eşit tutmak olmaz. Gönlümde çok ayrı bir yerde. Herkese nasip olmayan bir iş, 7’den 70’e herkesin izlediği. Sakıp Sabancı sete gelmişti, kaçırmadan izlermiş. Parti liderlerinden izleyenler vardı. Herkesin hayatından bir şeyler bulduğu bir dizi. Şimdiki dizilerde aynı tat yok gibi. İzlediğiniz var mı?  Takip ettiğim yok. Her türlü dizi olmalı. Çok sert entrikalı diziler var. Keşke Çocuklar Duymasın gibi olsa, çünkü o bir liman. Ailecek izlenebiliyordu. Sanki Seksenler’de o tat var biraz…  Aynı yapımcı yine Birol Güven. Zaten Çocuklar Duymasın’da biz seksenler konseptli bir bölüm çekmiştik ve çok tutmuştu. Seksenler’in çıkış noktası oldu. Başka bir dizi çıktı. Bereketli bir dizi Çocuklar Duymasın. Survivor’da Furkan’ı izliyor musunuz?  Bir iki defa seyrettim. Gayet başarılı. Görüşüyor muydunuz sık sık?  Tabii ki. Özel bir çocuk. Çok güzel yetişti. Hem sette büyüdü hem ailesi güzel büyüttü. Hâlâ 11 yaşındaki hâli gibi. Hep arar sorar. Saygısından hiçbir şey kaybetmedi. Çok efendi bir çocuk. Survivor’da da öyle oynamıyor. İzlediğim kısımlarda kazandı ve onunla aynı heyecanı hissettim. Gönlümde yeri başka ve her zaman öyle olacak, oğlum gibidir. Çok sportmen. Babadan altyapı var. Neler yaptırıyordum set aralarında; koşturur, şınav çektirirdim. Dayanıklı bir çocuk. Sizin Furkan’ın Survivor’a gideceğinden haberiniz var mıydı?  Yok, sürpriz oldu bana da. Gazeteden öğrendim.

Haberler
18 Mart 2017 - 10:22
Tamer Karadağlı o sözlerine  canlı yayında açıklık getirdi

Tamer Karadağlı o sözlerine canlı yayında açıklık getirdi

Ülke TV'de yayınlanan 'Sıradışı' programına konuk olan ve geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Kendisinden Korkuyorum" diyen Tamer Karadağlı, sözlerine açıklık getirdi. Karadağlı, "Ben bunu söyledim diye bana 'Paralelci' yaftası yapıştırılsın istemiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ne dedi; 'Sanatçılarımız cesur olsun' bende cesur olarak korkuyorum dedim. Ama benim korkum 'Sayın Cumhurbaşkanı gelip kulağımdan beni tutacak hapse atacak' korkusu değil ben ülkenin genel durumundan korkarım. Ben öyle her şeyden korkan biri olsan bugün buraya karşına çıkıp istediğim gibi bu sorulara cevap vermezdim. Ben kendimi rahat ifade edebileyim istiyorum" dedi. PARALEL YAPIDAN HEPİMİZ KORKMALIYIZ Eğer öyle bir yapı varsa bundan da korkarım. Ama son bir yıldır bunun varlığından haberdarız. Bu yapıdan hepimiz korkmalıyız. Çocuklarımızın geleceği için korkmalıyız. GEZİ'YE KATILDIM AMA 3 GÜN SONRA... Evet Gezi Parkı eylemlerine katıldım o ağaçların kesilmesine karşı çıktım ama 3 gün sonra baktım olay başka yere gidiyor, oooo dedim. Sadece oraya gelip de ağaçları kesmeyin diyen bir gençlik yoktu. 2 defa gittim ve baktım birileri orada PKK bayrağı açmaya başlıyor ben de o karede poz vermek istemedim. YALOVA'DA NEDEN YOKTUNUZ? Tabi ki o ağaçların kesilmesini eleştirdim. Bir daha eleştiriyorum. Ama Yalova'ya gitmedim. Bu sanatçı duyarlılığını üzerime düşen kadar yüklenirim. Gezi'de olmamızın sebebi orada ne olduğunu görmekti. Gittim gördüm ve orada olmam gerektiğine karar verdim. Yalova'da olan bir şey bu kadar ağaç kesiliyor ve kimseden tepki gelmiyorsa gerçekten üzülüyorum. CHP'LİLER BANA KÜFÜR ETTİ Ben röportajı verdiğim gazeteye değil kişiye bakarım önemli olan odur benim için. Ben dün o kişiye konuştum bugün Ülke Tv'de konuşuyorum diye düşünmüyorum. Ben Turgay Güler'e konuşuyorum. Yarın başka kanalda olursun orada röportaj yaparız. Ben sayın Cumhurbaşkanı'na Kemal Kılıçdaroğlu Recep Bey diyor diye tepki gösterdim. Neredeyse bütün CHP ana avrat küfür etti bana. Önemli olan kişiler değil makamlardır. Bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı ise o zaman onun gereğini yapmanız gerekir. KARİKATÜRLERİ ASLA SAVUNMAM Asla savunmuyorum. Çünkü müslümanlar peygamberleri konusunda hassastır. Benzer şeyler 8-10 yıl önce de yapıldı. Bunların yaptığı kaşıma olmuş yapıyorum hadi gel demek istiyorlar. Eğer özgürlükten bahsedeceksek bu özgürlüğün tanımını doğru yapmak lazım. Beni eleştirirken bana hakaret edersen bu özgürlük değildir. ERDOĞAN MUHTEŞEM BİR HATİP Şimdi bana da setlerde "abi senden çok korkuyoruz, böyle asar keser bir tavrın var" diyorlar halbuki hiç alakası yok. Ben de Sayın Erdoğan'a baktığımda böyle heybetli uzun bir adam korkutuyor ama sadece bu taraflarıyla bakmamak gerek iyi yönleri de var; sonuçta bu insan benim Cumhurbaşkanım izlerken müthiş bir hatip, kitleleri arkasından sürüklüyor, inanılmaz bir karizması var bunlar çok önemli şeyler. Yıllarca hastalandı dendi hiçbirimiz farkına bile varmadık. KİME NE BENİM OY VERDİĞİM PARTİDEN Biri bana "Tamer Bey hangi partiye oy veriyorsunuz?" diye bir soru sormuştu bende kendisine sana ne kardeşim benim oy verdiğim partiden diye bir cevap vermiştim. Kimseyi ilgilendirmez benim oy verdiğim parti. Kaynak : Haber7

Haberler
22 Ocak 2015 - 09:51