20˚
İstanbul
20˚
hafif yağmur
Nem %70
Rüzgar 4.97 /s
Salı
23˚/15˚
Çarşamba
23˚/15˚
Perşembe
25˚/17˚
Cuma
27˚/20˚
23 Mayıs 2022 Pazartesi
Sonuç
Son dakika... Şentop: Soykırım için şartların hiçbiri mevcut değil

Son dakika... Şentop: Soykırım için şartların hiçbiri mevcut değil

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, "Ermeni tarafının tarihi gerçeklere aykırı olarak kabullendiği ve diğer ülkelere kabul ettirmeye çalıştığı söylem, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi çabalarına ve hatta diğer ülkeler ile ilişkilerine gölge düşürmektedir. Umuyoruz ki bu yaklaşımlar ve söylemler artık son bulur. Biz, Türkiye olarak barış zemininde uzlaşabilmek için çeşitli adımlar atmaya devam edeceğiz." dedi. Şentop, Ermeni terör örgütü Asala tarafından şehit edilen diplomatlar ve ailelerinin Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabirlerini ziyaret etti. Ziyaret sonrası şehitler için Kur'an-ı Kerim okunarak, dua edildi. Daha sonra bir konuşma yapan Şentop, 1970'lerden itibaren Ermeni terör örgütlerinin eylemleri sonucunda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi. Kendi topraklarından binlerce kilometre uzakta, bir devlet için emniyeti en üst düzeyde temin edilmesi gereken diplomatların, büyükelçilerin ve ailelerinin terör eylemlerine maruz kalarak şehit edilmelerinin diplomasi açısından çok hazin bir durum olduğunu bildiren Şentop, "Yüzyıllardır diplomasiye hakim olan 'elçiye zeval olmaz' ilkesi, dünyanın gözleri önünde Ermeni terör örgütleri tarafından ihlal edilmiş ve bu örgütler tarafından eylemlerin sorumluluğu bizatihi kabul edilmişken zanlıların birçoğunun gerektiği gibi yargılanmaması dünya devletlerine utanç olarak yetmelidir." diye konuştu. "1973'te başlayan, tarihte eşi benzeri görülmemiş alçakça terör eylemleri Türk diplomatlara karşı yıllarca süren bir terör dalgasını getirmiştir." ifadelerini kullanan Şentop, şöyle devam etti: "Yıllarca ülkemiz hakkında güvenli değil uyarısı yapılırken, Avusturya’dan Fransa’ya, Portekiz’den ABD’ye, Kanada’dan İtalya’ya, İspanya’dan Hollanda’ya, Yunanistan’dan İsviçre’ye, Belçika’dan Bulgaristan’a kadar Avrupa’nın birçok ülkesinde üstelik diplomat düzeyinde terör saldırısına maruz kalmış olmamız, bu söylemi kabul eden devletlerin iki yüzlülüğünü açık etmektedir. 31 diplomatımızın ve bazılarının aile mensuplarının, hatta kendi vatandaşlarının da vefatına neden olan bu korkunç terör saldırıları bütün dünya ülkelerinin hep birlikte gür bir sesle kınaması gereken hazin olaylardır. 1982 yılında Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan’ın trafik ışıklarında şehit edilmesinin hüznü hala çok tazedir. Katil zanlısı Sasunyan’ın daha birkaç ay önce tahliye edilmesi ve adı geçen zanlının tehdit oluşturduğuna ilişkin yeterli delil görülmemesi ve mahkeme kararında zikredilen ifadelerin siyasi bir mesaj içerdiği açıktır. 1973 tarihinde 78 yaşındaki Amerikan uyruklu Ermeni Gürgen Yanıkyan’ın, elinde Osmanlı sarayından kaçırılmış tablo ve banknotların varlığı ve bunları Türkiye’ye armağan etme isteğiyle (Baltimore Otel’de) buluştuğu Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir’i şehit ettikten 10 yıl sonra afla serbest bırakılması yaşanan terör olaylarına ülkelerin bakış açısını göstermektedir." 14 yaşındaki kızı Neslihan Özmen ile şehit edildi Bu çağda unutulsa bile savaşta dahi kadın ve çocuklara dokunulmaması ilkesini hatırlatan TBMM Başkanı Şentop, "Bu ilke hiçe sayılarak Atina’nın ortasında Büyükelçilik İdari Ataşemiz Galip Özmen’in, 14 yaşındaki kızı Neslihan Özmen ile birlikte şehit edilmesi ilk günkü gibi aklımızdadır." diye konuştu. Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Büyükelçilik düzeyinde işlenen cinayetlerin pek çoğunda katil zanlılarının bulunamaması, üstelik eylemi gerçekleştiren örgüt kendini açık ederken zanlının bulunamamış olması ironik bir durum oluşturmaktadır. Bulunsa ve hatta zanlılar hüküm giymiş olsa dahi süreçler takip edildiğinde birçoğunun aradan geçen yıllar sonra serbest bırakıldığı ve cezalarını tamamlamadıkları görülmektedir. Türkiye olarak, failleri bulunamamış şehitlerimizin soruşturma dosyalarının yeniden açılması için devlet nezdinde girişimlerimiz sürmektedir. Ermeni çevreleri tarafından dünyanın birçok ülkesinde Türkiye’ye karşı yürütülen karalama kampanyası ile tarihi değiştirme çabaları, bilimsel tezler ve tarihi deliller ile defalarca kesintiye uğramıştır." Birinci Dünya Savaşı’nın bütün dünya ülkelerine yaşattığı zorlukların bilimin ışığıyla bakan gözler için tarih sayfalarında kayıtlı olduğunu aktaran Şentop, "Bizler yüzyıllarca, farklı birçok millet ile kapı komşusu olarak, hiçbir ayrımcılık emaresi göstermeksizin yaşayan bir devletin torunları olarak bugün de var gücümüzle barışın yanında, inanç ve kimlik dolayısıyla yaşanan bütün ayrımcılıkların karşısında durmaya devam ediyoruz. ABD’nin 2021'de bu konuya ilişkin alacağı siyasi tutum, değişikliğin özde değil, yalnızca yeni yönetimde ve bu yönetimin tavrında olduğunu ortaya koyacaktır." ifadelerini kullandı. "2021'de ne değişti?" 2021’de neyin değiştiğini, ortada konuya dair yeni bir kanıt veya yeni bir bilgi olup olmadığını sormak gerektiğini vurgulayan Şentop, bu soruların cevabının herkesin malumu olduğunu dile getirdi. Değişen tek şeyin siyasi karar olduğunun altını çizen Şentop, tarihi bir kanıt bulunmadığının aşikar olduğunu yineledi. "Soykırım"ın, kapsamı son derece belirli, kullanımı çok somut şartlara bağlanmış uluslararası hukuk kavramı olduğunu bildiren Mustafa Şentop, "Açıkça tanımlanmış bir suça işaret eden bu kavram, 1948 Soykırım Sözleşmesinde belirtildiği üzere, yalnızca yetkili bir mahkemece hüküm altına alınabilir. İddia edildiği gibi 1915 olaylarının soykırım olarak tanımlanabilmesi için hukukta öngörülen koşulların hiçbiri mevcut değildir." bilgisini paylaştı. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2015 ve 2017 yıllarındaki kararlarının da 1915 olaylarına tarihi bir tartışmanın ötesinde bir anlam atfetmenin mümkün olmadığını açıkça ortaya koyduğunu anımsatan Şentop, şunları söyledi: "Tarihi veya hukuki temelde iddialarının tanınmasına ilişkin herhangi bir başarı elde edemeyen Ermenistan, tarihi siyasallaştırmak için üçüncü ülkelerin parlamentolarına, bölgesel ve uluslararası kuruluşlara yönelmiştir. Ermeni tarafının tarihi gerçeklere aykırı olarak kabullendiği ve diğer ülkelere kabul ettirmeye çalıştığı söylem, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi çabalarına ve hatta diğer ülkeler ile ilişkilerine gölge düşürmektedir. Umuyoruz ki bu yaklaşımlar ve söylemler artık son bulur. Biz, Türkiye olarak barış zemininde uzlaşabilmek için çeşitli adımlar atmaya devam edeceğiz." Her yıl 24 Nisan’da Cumhurbaşkanı tarafından Ermeni Patriğine yollanan ve ortak acıların paylaşıldığı mektupların bu adımların en önemlilerinden biri olduğuna işaret eden Şentop, sözlerine şöyle devam etti: "Bu bağlamda, 2005’te Başbakan olarak görev yaptığı sırada, Sayın Cumhurbaşkanımız Ermeni tarafına tarihi gerçekleri aydınlatmak üzere tarafsız bir Ortak Tarih Komisyonu kurulmasını önermiştir. Bu teklif, hala masada olmasına rağmen, Ermenistan şu ana kadar çağrılarımıza yanıt vermemiştir. Türkiye, tarihin bu döneminin bilimsel tartışmasına hazır, istekli ve buna muktedir bir ülkedir. Üçüncü tarafların insani yaklaşımımızın hakkını teslim etmelerini de beklediğimizi açıkça ifade etmek isterim. Bu çerçevede olumlu rol oynamak isteyenler, Ermeni tarafını bu olayların tarafsız bir şekilde incelenmesi ve araştırılması yönünde teşvik etmek için çaba sarf etmelidir. Geçmişin ve bölgemizde bugünün halen taze acılarının bir daha yaşanmaması adına beraberce samimi bir çaba içine girilmelidir. Çağımıza, dünyamıza ve gelecek nesillere barış, iş birliği ve uyum ortamı hakim olmalıdır. Bu vesileyle bugün kabirlerini ziyaret ettiğimiz diplomatlarımızı ve Birinci Dünya Savaşı’nın zor şartları altında hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Hayatta olan yakınlarına en içten taziyelerimi iletiyorum."

Haberler
24 Nisan 2021 - 14:39
TBMM Başkanı Şentop: Oylamanın yenilenmesi ilk defa olmuş bir şey değil

TBMM Başkanı Şentop: Oylamanın yenilenmesi ilk defa olmuş bir şey değil

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İstanbul’da “100. Yıl Perspektifiyle 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ve Milli Egemenlik Sempozyumu”nun açılış konuşmasını gerçekleştiriyor. Şentop, "Adı konmamış bir anayasa tartışması zaten yaşıyoruz. Hükümet sistemi bağlamındaki tartışmalar, kimse adını söylemiyor ama esasen anayasa tartışmasıdır." ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Şentop, Güvenlik soruşturması kanun teklifindeki oylama hakkında, " 'Bu Meclis'e darbedir' diye yapılan değerlendirmeler tamamen cahilce, manipülatif değerlendirmeler." dedi. Şentop, "Bir oylama yapılmıştır. Bunun yanlış, önemli bir yanlışlık içerdiğine dair nitekim iç tüzük çerçevesinde görüntüler incelendi. Buna dair karar başkanlık divanında verildi. Genel Kurul'da doğru bulundu. Bunun üzerine oylama yenilendi. Bu ilk defa olmuş bir şey mi? Hayır." ifadelerini kullandı. Şentop, "TBMM'de bir kanunun oylanmasıyla ilgili sorun yaşandı. Oylamada oturumu yöneten meclis başkanvekilinin 'yeterli sayıda kabul olmadığı için kanun teklifinin reddedildiğine' dair açıklaması oldu. Dün oylama tekrar edildi, maddelere geçilme kararı alındı. Burada bunu değerlendiren bazı kişilerin, yapılanın yanlış olduğu yönünde ifadeleri var. Bunların bütünü cehalet mahsulü ifadelerdir. Meclis başkanının genel kurulun işleyişiyle ilgili tek ve kendisine mahsus yetkisi vardır." dedi.

Haberler
02 Nisan 2021 - 11:39
TBMM Başkanı Şentop: TBMM'de bin 300'e yakın dokunulmazlık dosyası var

TBMM Başkanı Şentop: TBMM'de bin 300'e yakın dokunulmazlık dosyası var

TBMM Başkanı Şentop, "Ömer Faruk Gergerlioğlu durumunda, Enis Berberoğlu konusu emsal gösteriliyor. Doğru bir kıyas değil." açıklamasında bulundu. Gergerlioğlu'nun Meclis'te gözaltına alınması ile ilgili Şentop, "TBMM İçtüzüğünün 170. maddesi, 'Meclis binalarında ve bahçesinde bir suç işlendiği takdirde, savcılığın doğrudan soruşturma yapacağı bir suçsa, savcılığın talimatı yerine getirilir' diyor. Savcılıktan gelen talimatı, orada görevli arkadaşlarımız yerine getirmiştir." ifadelerini kullandı. Şentop, Gergerlioğlu'nun sabah namazı için abdest alırken gözaltına alındığı iddiası ile ilgili de "Namaz ve abdest üzerinden bu tartışmanın yürütülmesini, FETÖ'cü bir yöntem olarak görüyorum." dedi. "TBMM'de bu kadar çok dokunulmazlıkların kaldırılması fezlekesinin olması çok vahim bir tablo" TBMM'de bin 300'e yakın dokunulmazlık dosyası olduğunu belirten Şentop, "Bu çok yüksek bir sayı. TBMM'de bu kadar çok dokunulmazlıkların kaldırılması fezlekesinin olması çok vahim bir tablo. Türkiye açısından doğru bir tablo değil." ifadesini kullandı. Şentop, "Kadına karşı şiddetin önlenmesi, şiddetle mücadele ile İstanbul Sözleşmesi'nin eşdeğer şeylermiş gibi değerlendirilmesi doğru değil." şeklinde konuştu. "Baraj konusunu yeniden değerlendirmeyi gerekli hale getirdi" TBMM Başkanı Şentop, "Hükümet sistemi değişikliğinden sonra gerek iç tüzük, gerek Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu'nun yeni baştan gözden geçirilmesi, değerlendirilmesi, yeni sisteme göre gerekiyor." diyerek, "Baraj konusunu yeniden, bu ittifaklar bağlamında da yeniden değerlendirmeyi gerekli hale getirdi. Bu konuda bir çalışmanın, hükümet sisteminin değişikliğinin sonucu olarak mutlaka yapılması gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı. Şentop, "Temsili esas alan, siyasi partilerin temsilini zorlaştırmayacak hem de siyasi yelpazenin çok dağılmasına sebebiyet vermeyecek, siyasi istikrarı sağlayacak ortalama bir optimum noktayı bulmak lazım." dedi.

Haberler
22 Mart 2021 - 21:38
TBMM Başkanı Şentop'tan fezleke açıklaması

TBMM Başkanı Şentop'tan fezleke açıklaması

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, İstiklal Marşı'nın 100. yılı dolayısıyla Birinci TBMM Binası'nda düzenlenen tören sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "Bugün İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. yılı, aynı zamanda 12 Mart muhtırasının da yıl dönümü. Neler söylersiniz?" sorusu üzerine Şentop, dönemin şartlarında yürütülen İstiklal Mücadelesini en iyi ifade eden, en canlı yansıtan şiir olması sebebiyle İstiklal Marşı'nın kabul edildiğini kaydetti. İstiklal Marşı'nın etkili, heyecanlı bir marş olduğunu belirten Şentop, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle, minnetle, şükranla andı. Şentop, İstiklal Mücadelesini yürüten, kumandanlık eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, mücadelenin kahramanlarına, şehitlerine, ebediyete intikal etmiş gazilerine rahmet diledi. İstiklal Marşı'nın milli mutabakat metni olduğunun altını çizen Şentop, "Zaman zaman tartışılır anayasa, anayasanın ideolojisi. Anayasanın bir ideolojisi olacaksa o ideoloji İstiklal Marşı'dır. Nitekim anayasa da değişmez hükümler arasında İstiklal Marşı'nı muhafaza etmektedir." diye konuştu. 12 Mart 1971'de Türkiye'nin bir askeri müdahaleyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Şentop, bu süreçte, 12 Eylül ve 27 Mayıs gibi bütünüyle TBMM'nin feshedilmediğini, bir muhtırayla hükümetin düşürülmesinin hedeflendiğini hatırlattı. TBMM Başkanı Şentop, 12 Mart sonrası dışarıdan bakanlar kurulu kurdurulup, yaklaşık 2 yıl boyunca Türkiye'nin "uzaktan kumanda" ile vesayetçi bürokratların yönetiminde idare edildiğini anlatarak, Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmesinin önemine işaret etti. "Eksikler varsa incelenir" Bütün darbeleri olduğu gibi 12 Mart'ı da lanetleyen Şentop, Türkiye'de bir daha darbecilerin ortaya çıkamayacağına, darbeci zihniyetlerin hayat imkanı bulamayacağına inandığını söyledi. Şentop, milletin 15 Temmuz'da bir daha darbecilere ve iş birlikçilerine müsaade etmeyeceğini çok açık bir şekilde gösterdiğini ifade etti. "Meclis'te Kadına Şiddet Komisyonu kuruldu. Çalışma takvimi nasıl olacak?" sorusuna Şentop, "Üye bildirmesi gerekecek siyasi partilerin. Onlar üye bildirdikten sonra komisyon önce başkan seçecek ve görev taksimi yapacak. Ondan sonra çalışmalarına başlar." yanıtını verdi. Mustafa Şentop, Samsun'da kadına yönelik şiddet görüntülerini anımsatarak, "Bu konuda, hukuki düzenlemede eksiklikler varsa onlar da incelenir. Uygulamayla ilgili sorunlar varsa onlar da komisyon tarafından değerlendirilecektir. Ortaya çıkan raporu ilgili kurumlarımızla paylaşacağız." dedi. "Fezlekelerle ilgili komisyon bir çalışma takvimi belirledi mi?" sorusunun yöneltildiği Şentop, "Meclis Başkanlığı, Meclis'e gelen fezlekeleri Karma Komisyona sevk ediyor. Ondan sonraki aşama, Karma Komisyon Başkanlığımızın çalışma aşamasıdır." cevabını verdi. "HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun kesinleşen yargı kararı Meclis'e geldi mi?" sorusu üzerine Şentop, şunları kaydetti: "Dün akşam gelmiş Meclis'e. Onu da değerlendireceğiz. Yargıtay kesin hükmü verdikten sonra ilk derece mahkemesine gidiyor, orada dosyanın şekli tekemmülü sağlanıyor, ondan sonra Adalet Bakanlığı üzerinden Cumhurbaşkanlığına gidiyor, oradan da TBMM'ye geliyor. Normal usul budur, dün akşam itibarıyla gelmiş." Şentop, "Ne zaman Genel Kurul'a gelecek?" sorusunu, "Ona bakalım, önce bir göreyim ben dosyayı, ondan sonra." şeklinde yanıtladı.

Haberler
12 Mart 2021 - 13:52
TBMM Başkanı Şentop: Genel hukuk kuralları çerçevesinde değerlendireceğiz

TBMM Başkanı Şentop: Genel hukuk kuralları çerçevesinde değerlendireceğiz

Meclis Başkanı Şentop, TBMM'nin Açılışının 100. Yıl Dönümü etkinlikleri kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanat Koleksiyonu "Füreya Koral Sergisi"nin açılışının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Eski CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkındaki İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Meclis'e gönderilip gönderilmediğini sorulması üzerine Şentop, "Fezleke, Adalet Bakanlığına, oradan Cumhurbaşkanlığına, oradan Meclis'e geliyor. Usulü öyle. Bilgi için Meclis'e kararı göndereceğini yazmıştı, bilgi olarak o karar bu sabah gelmiş. Onunla ilgili arkadaşlarla bugün bir değerlendirme yapacağız." yanıtını verdi. Milletvekilleri hakkındaki fezlekelerin, Karma Komisyona sevk edildiğini anlatan Şentop, o şekilde bir usulün burada da uygulanacağını belirtti. Şentop,"Böyle bir durumla karşılaşıldığında ne olacağına dair açık bir hüküm yok. Bunu, genel hukuk kuralları çerçevesinde değerlendireceğiz." dedi. Savcılığın Berberoğlu'nun dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezleke göndermesine ilişkin değerlendirmesinin sorulması ilişkin de Mustafa Şentop, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, ihlalin nasıl kaldırılacağına dair İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yönelik bir paragrafa yer verdiğini hatırlattı. Şentop, Enis Berberoğlu'nun bir milletvekili olup olmadığının sorulmasına karşılık da "Onu da tam şu anda söyleyemiyorum. Herhalde Meclisin bir işlem yapmasından sonra ancak o gerçekleşecektir. Onu hukukçu arkadaşlarla konuşacağız. Yeni bir durum bu çünkü." cevabını verdi. Mahkeme kararının okunması gibi bir düzenleme bulunmadığına dikkati çeken Şentop, konuyu hukukçularla istişare ederek bir karara varacaklarını anlattı. - "Milletvekilleri, milletvekili olduğu için aşı olmayacak" Meclis Başkanı Şentop, Kovid-19 aşısının ikinci dozunu yaptırıp yaptırmadığının sorulması üzerine, 28 gün geçtiğini, birkaç günü daha olduğunu, henüz ikinci dozu olmadığını ifade etti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın dünkü açıklamasında da belirttiği gibi milletvekilleri arasında virüs bulaşının yaygınlığı nedeniyle aşı olmaları gerektiğini belirten Şentop, şunları söyledi: "Kendisiyle konuştum. Bilim Kurulumuzun bu konudaki değerlendirmesi de böyle. Milletvekilleri, milletvekili olduğu için aşı olmayacak. Milletvekilleri arasında virüsün yaygınlığı sebebiyle aşı olmaları gerekiyor. Türkiye genelindeki oran yüzde 2,5-3 civarındayken, milletvekilleri arasında yüzde 30'a yakın bir oran var. Yaklaşık virüs yaygınlığının 10 katı milletvekilleri arasında görülüyor. Dolayısıyla sadece kendileri virüsü almakla kalmıyor, temas sebebiyle seçim bölgelerinde muhatap oldukları vatandaşları da risk altına sokuyor bu durum. Dolayısıyla milletvekillerinin, virüsün yaygın olması sebebiyle aşılanmasında fayda var. Bu koruma, sadece onları değil, temas ettiği seçmenleri de dikkate alarak düşünülen bir şey."  - "(Yeni anayasa) Bir samimiyetle konuya yaklaşmak önemli" TBMM Başkanı Şentop, yeni anayasa açıklamalarına ilişkin bir soru üzerine, geçmiş dönemde anayasa konusunda değerli çalışmalar yapıldığına, bu sayede olumlu ve olumsuz yönlerin görülebildiğini belirtti.  Yapılan yanlışları tekrar etmeden, hep birlikte yeni anayasanın nasıl yapılabileceğinin yollarının aranması gerektiğini bildiren  Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun yollarının olduğu kanaatindeyim. Burada sadece bir samimiyetle konuya yaklaşmak önemli. Sloganlar, soyut fikirler üzerinden değil, yeni anayasa dediğimizde somut, madde metinleri şeklinde düzenlenmiş kurallardan bahsediyoruz. Herkes siyaseten dile getirmiş olduğu görüşlerini bir anayasa metni haline getirmeli ve bunlar konuşulup tartışılmalı. 'Anayasada şu iş olursa ben yokum, şu olursa ancak varım.' gibi değerlendirmeler de yeni anayasa yapmamak üzerine bir niyeti ortaya koyar. Hangi konularla ortaklıklar, mutabakat var, bu konulara bakmak, ortak noktalar üzerinden gitmek lazım. Mutabakat sağlanamayan noktalarda, farklılıkları nasıl aşarak yeni anayasaya nasıl ulaşabiliriz, bunun üzerine ayrıca konuşulabilir. Soyut olarak 'mutlaka vardır.' anlamında demiyorum. Bunun yolları var. Birkaç örnek benim aklımda var mesela ama şimdi erken. Vakti gelince bunları konuşabiliriz."  - "Türkiye-ABD ilişkilerine, fayda değil zarar getirir" TBMM Başkanı Şentop, ABD'deki bir grup senatörün Türkiye'ye ilişkin eleştirilere yer verdikleri bir mektubu ABD Başkanı Joe Biden'e gönderdiklerini belirterek, Türkiye - ABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu'nun buna cevaben bir metin hazırladığını ve bugün bunun basınla paylaşılacağını belirtti. Şentop, ABD'deki bir grup senatörün söz konusu mektubuna ilişkin olarasa, "Bu metni okuduğunuzda, içinde ismi de geçiyor, FETÖ'nün, önemli bir vitrin ismi üzerinden bu senatörlere bir çalışma yaptığını, belki de muhtemelen bu metni hazırladığını ve ellerine verdiğini tahmin edebilirsiniz. FETÖ ile mücadele konusunda bir rahatsızlıkları var." değerlendirmesini yaptı. Mektupta adı geçen şahsın, kendisini FETÖ elebaşının "manevi oğlu" olarak tanıttığını vurgulayan Mustafa Şentop, bu kişinin TBMM'ye 15 Temmuz hain darbe gecesinde bomba atan örgütün mensubu olduğunu, aile fertlerinin de bu eylemi destekleyen beyanlarının bulunduğunu bildiklerini belirtti. Şentop, "Bu şahıs üzerinden 'insan hakları' bağlamında Türkiye'ye bir şeyler söyleyenler çok yanlış bir şey yapıyorlar." dedi. Türkiye'de sokağa çıkılıp sorulduğunda, sadece 15 Temmuz hain darbe girişiminin değil, tüm darbelerin arkasında ABD'nin bulunduğuna ilişkin bir kanaat olduğuna dikkati çeken Şentop, "Bu kanaati, acaba bu bildiri acaba doğrular mı, yoksa yanlışlar mı? Böyle bir çelişik durum ortaya koyan, Türkiye-ABD ilişkilerine zarar verme potansiyeli olan bir bildiri." ifadelerini kullandı. Meclis Başkanı Şentop, mektubun, sadece yazan ve okuyan senatörlerin fikri olduğu kanaatini taşıdığını, metinde hükümet politikalarıyla çelişen ifadelerin yer aldığını vurgulayarak, Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ sorununu ABD'nin, uluslararası hukuka uygun olarak çözmek istediğini kaydetti.  Mektupta imzası bulunan senatörlerin Ermenistan'ı kınamak yerine Azerbaycan'a uluslararası hukukun gereği olarak destek veren Türkiye'yi eleştirdiklerini söyleyen Şentop, şu ifdadeleri ile sözlerini tamamladı: "Onun için bu bildirinin, o senatörlerin görüşleri olduğu kanaatindeyim. Türkiye-ABD ilişkilerine, fayda değil zarar getirir bu tür yaklaşımlar. FETÖ terör örgütü, PKK'nın Suriye'deki ismini alan örgüt gibi terör örgütlerinin, katillerin yanında yer alma görüntüsü, hiçbir siyasetçi için, hele hele dost ve müttefik bir ülkenin siyasetçileri için doğru değildir. Türkiye dostluğa ve müttefikliğe önem verir. Buna zarar verecek bu tür eylemlerle ilgili de gereken tepkiyi usulüne uygun olarak göstereceğiz."

Haberler
11 Şubat 2021 - 14:25
TBMM Başkanı Şentop: Misak-ı Milli, milli hedeflerimizin manifestosudur

TBMM Başkanı Şentop: Misak-ı Milli, milli hedeflerimizin manifestosudur

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Misak-ı Milli, milli hedeflerimizin manifestosudur. Hedefi, sınırları tarif edilen vatanımızda birliğimizi, bütünlüğümüzü temin edip, hür ve müstakil bir şekilde hayatımızı idame ettirmemizi sağlamaktır. Milletimize güven vermesinin yanında muarızlarımıza da meydan okuyan bir bildiridir." dedi. Şentop, "Bugün de milli egemenliğimizi korumak, milli varlığımızı devam ettirmek için mücadele ediyoruz. 101 yıl önce ilan edilen milli yeminin hedefine ve ruhuna bugün de sadakatle bağlıyız. Bugün de bizim olanı, bizden olanı, bizimle olanı korumak, savunmak ve yaşatmakla mükellefiz." ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Şentop, açıklamalarının devamında şunları kaydetti: "Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını, meşru haklarını korumakta ve savunmakta sonuna kadar kararlıyız. Kuruluşunun 100'üncü yılını görkemli bir şekilde kutlamak için sabırsızlandığımız Türkiye Cumhuriyeti'ni dünyanın en güçlü, güvenli, huzurlu ve müreffeh devleti haline getirmek için çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Tarihimizin şanlı dönemlerinden aldığımız ilhamla geleceğimizi inşa etmek için uğraşıyoruz. Ülkemizi ekonomik, sosyal, kültürel anlamda bir çekim merkezi haline getirmeye çalışıyoruz. 101 yıl önce milli bekamıza yönelen tehditler, bugün de devam ediyor. Biz de maruz kaldığımız tehditleri artık sınırlarımızda karşılamıyoruz. Tehditleri sınırlarımız ötesinde karşılayıp aziz milletimizi ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizi güvenli bir şekilde yaşatmaya çalışıyoruz." Şentop, 'Yeni Osmanlıcılık' tartışmalarına ilişkin ise, "Devlet olarak takip ettiğimiz siyaseti bazıları 'Yeni Osmanlıcılık' diye eleştiriyor. Evet, Osmanlı'yı seviyoruz ve gururla anıyoruz. Tarihte kurduğumuz en kudretli devletimiz. Şerefle anacağımız, anlatacağımız bir geçmişten geliyoruz ama bazıları paranoyak bir şekilde bizi Osmanlı'yı kurmaya çalışmakla itham ediyorlar. Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Real politiğin farkındayız." şeklinde konuştu.

Haberler
29 Ocak 2021 - 11:26
TBMM Başkanı Şentop: Gelecek hafta aşı olmayı planlıyorum

TBMM Başkanı Şentop: Gelecek hafta aşı olmayı planlıyorum

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın kendisini de aradığını belirterek, Ankara'ya döndükten sonra gelecek hafta aşı olmayı planladığını söyledi. Şentop, Keşan ilçesi ziyaretinde Kent Müzesi'ni gezdi, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'nun buradaki sunumunun ardından, görevlilerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Kunduracılar Çarşısı'nı da ziyaret eden Şentop'a burada yağlı boya tablo hediye edildi. TBMM Başkanı Şentop, Keşan Belediyesinden ayrılırken bir gazetecinin aşıyla ilgili sorusuna, "(Aşı daveti) Sayın Fahrettin Koca akşam beni de aradı. İnşallah Ankara'ya döndükten sonra önümüzdeki hafta planlayacağız." yanıtı verdi.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendisinin ve siyasi parti genel başkanlarının aşı olmasının faydalı olacağını vurgulayan Şentop, şöyle devam etti: "Aşı konusunda sadece Türkiye'de değil bütün dünyada uyandırılmaya çalışılan biraz kafa karışıklıkları, tereddütler var, bunlar aslında doğru değil. Hem uzmanlarımız bunu açıklıyorlar, yapılan bütün çalışmalar gösteriyor ki koruyuculuk bakımından, salgının etkisini azaltma bakımından büyük faydaları olduğuna dair tespitler var. Çok az bir fayda olmuş olsa bile bunu bile dikkate almamız lazım. Bütün dünyada yaşanan salgının etkilerini hepimiz görüyoruz, (aşının) faydalı olduğu konusunda hiçbir tereddüt yok. Ha bu az mıdır, çok mudur onu zaman içerisinde göreceğiz. Zararı var mı? 'Zararı yok diyor' uzmanlarımız, doktorlarımız da söylüyor. Bunu bizzat fiilen göstermek için herkes bu konuda adım atmalı. Vatandaşlarımızı bu konuda yönlendirme, teşvik için bunun faydası olacağını düşünüyorum." "Keşan bizim memleketimiz" Şentop, bir gazetecinin sorusu üzerine, Tekirdağlı olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Trakya'da Tekirdağ, Edirne, Malkara, Keşan farkları yok, biz hepimiz Trakya'nın çocuğuyuz. Zaman zaman Edirne'ye gidiyoruz. Keşan'a da uzun zamandır planlamamız vardı gelmek için, ama salgın şartları biraz ertelememize sebebiyet verdi ama bu süreç de devam ediyor. Dolayısıyla bitmesini beklemek bizi geciktirecek diye geldim. Keşan'ımızı gezdik, başkanımızdan bilgi aldık projeleriyle ilgili, yaptığı çalışmalarla ilgili... Yapabileceğimiz, bir katkımız olursa bunları tabii ki hep beraber takip edeceğiz, elimizden geleni yapacağız. Keşan bizim memleketimiz." Cuma namazını Hersekzade Ahmet Paşa Camisi'nde kılan Şentop'un ziyaretlerinde, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı ve AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Valisi Ekrem Canalp, Keşan Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Havsa Belediye Başkanı Aydın Balkan, Edirne Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba ve AK Parti Keşan İlçe Başkanı Gürcan Kılınç da yer aldı.

Haberler
15 Ocak 2021 - 16:35
TBMM Başkanı Şentop’tan Fransa’ya tepki

TBMM Başkanı Şentop’tan Fransa’ya tepki

Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, Zeytinburnu Kazlıçeşme Sanat'ta yer alan Ebüzziya Ailesi’nin matbaacılık serüveninin anlatıldığı “Kültür ve Sanat Hayatımızda Ebüzziya Ailesi” sergisini gezdi. Ziyarette Şentop’a Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ve sergi küratörü Ömer Faruk Şerfioğlu eşlik etti. Zeytinburnu Belediyesinin şeref defterini imzalayan TBMM Başkanı Şentop, sergi ile ilgili açıklamada bulunarak, Zeytinburnu Belediyesi’ni kültür sanat faaliyetlerinden dolayı tebrik etti. Sergiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Şentop, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. “İş iyice çığırından çıkmış gibi gözüküyor” Fransa'nın Albertville şehrindeki okullarında Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürlerle ilgili öğretmenlerine verdikleri cevaplar nedeniyle "terörist muamelesi" gören 4 çocuk ile ilgili soruyu yanıtlayan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Fransa’da uzun zamandır bütün Müslümanları tedirgin eden gelişmeler yaşanıyor. İslam dünyasını, İslam coğrafyasında yaşayan herkesi bütün Müslümanları endişe ile takip edilmesine sebep olan gelişmeler, olaylar var. Daha önce İslam dininin Peygamberi, peygamberimiz Hz. Muhammed’e hakaret içeren karikatürlerin fikir özgürlüğü, ifade hürriyeti kapsamında yayınlanmasına dair başta Cumhurbaşkanı Macron’un ve Fransız siyasetçilerin bunları destekleyen açıklamaları oldu. İş iyice çığırından çıkmış gibi gözüküyor. Sadece İslam dinine ve onun peygamberine hakareti ifade hürriyeti kapsamında görmenin ötesinde insanları bu hakaretleri desteklemeye zorlayacak birtakım adımlar atıldığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. “Devlet eli ile yapılan bir eşkıyalıktır” Şentop konuşmasının devamında, “Maalesef geçen gün yaşanan 4 küçük çocuk, bunların 3’ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Türk çocuklar. Bir tanesi de Cezayirli bir ailenin çocuğu. 10 yaşında olan çocuklar sabah çok erken bir saatte maskeli özel terör timleri tarafından uzun namlulu silahlarla evlerinden alınıyorlar. Bunlar polis merkezine götürülüyorlar. 11 saat polis merkezinde herhangi bir hukuki itham, suçlama hukuken olmaksızın tutuluyorlar. Aileleri de aynı şekilde sorgulanıyor. Bu yapılanlar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamında bütün hukuk sistemlerinin kurallarının ihlali anlamına geliyor. Devlet eli ile yapılan bir eşkıyalıktır. Çok açık olarak ifade ediyorum. Ben bu sabah Paris büyükelçimiz ile daha detaylarıyla konuyu konuştum. Bilgi aldım. Aileler de bu konuda gereken adımları hukuki olarak atma konusunda kararlılar. Fransa’nın yapmış olduğu bütün devletlerin ve toplumların karşı çıkmasını gerektiren çok vahim bir hukuk tanımazlık. Az önce de ifade ettim; tekrar ediyorum. Bir eşkıyalıktır. Bunun hesabı mutlaka hukuk kuralları içerisinde sorulmalıdır” şeklinde konuştu. “Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en tartışmalı başkanlık seçimi olacak” ABD seçimlerindeki son durum hakkındaki soruyu yanıtlatan Şentop, “Amerika Birleşik Devletleri’nde seçimler her zaman problemli olmuştur. Bazen adaylardan birinin çok iddiasız olduğu zamanlarda sükûnetle geçen seçimler olmuştur. 19. Yüzyılın başlarına kadar seçimlerde ciddi sıkıntılar yaşandığı görülmektedir. Sanıyorum Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en tartışmalı başkanlık seçimi olacak. Henüz sonuçlar tam belli olmadığı için karakolda ve mahkemede devam edecek kısımları da var. Bazı eyaletlerdeki seçimlerin bir kısmı zaten taşındı” diye konuştu. “Kimin başkan olacağının Türkiye Amerika ilişkilerini etkileyeceğini düşünmüyorum” ABD seçiminin Türkiye ile ilişkileri nasıl etkileyeceği ile ilgili konuşan Şentop, “Ben ABD Türkiye ilişkileri olarak başkanların muhakkak etkileri var. Sonuç itibariyle Türkiye-Amerika ilişkileri çok başkan görmüştür. Çok kongre, çok senatör, temsilciler meclis üyeleri değişmiştir. Bu ilişkilerde, zaman zaman bazı sıkıntılar yaşanmıştır ama devam etmiştir. Ben kimin başkan olacağının Türkiye Amerika ilişkilerini belirleyici nitelikte bir şekilde etkileyeceğini düşünmüyorum. Ben bir an önce seçimlerin sonuçlanmasını tablonun netleşmesi için arzu ederim” dedi.

Haberler
07 Kasım 2020 - 14:47
TBMM Başkanı Şentop: Türkiye Azerbaycan'a desteğini sürdürecek

TBMM Başkanı Şentop: Türkiye Azerbaycan'a desteğini sürdürecek

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, resmi temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan'da Milli Meclise hitap etti.   Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türk halkının selamlarını ileterek başlayan Şentop, Bakü'ye TBMM'de grubu bulunan dört partinin temsilcileriyle geldiğini belirtti. Ermenistan'ın yönettiği terör çeteleri eliyle kardeş Azerbaycan'a yönelen saldırılardan büyük bir üzüntü duyduğunu ifade eden Şentop, şehitler için taziye dileğinde bulundu. Şentop, "Türkiye bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da haklı davasında ve vatan savunmasında can kardeşlerinin yanında yer alacaktır." diyerek, iki ülkenin dünyada başka iki ülke arasında benzeri olmayan yakın bir ilişkiye sahip olduğunu vurguladı.  "Tek millet, iki devlet" düsturunun sadece bir slogan olmadığını, diplomasiden sahaya her alanda Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine istikamet veren, yaşayan, canlı bir ilke olduğuna dikkati çeken Şentop, bu iradenin gelişmelerin her aşamasında başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Türk yetkililer tarafından açık bir şekilde ifade edildiğini hatırlattı.  Şentop, TBMM'de grubu bulunan dört siyasi partinin imzasıyla yayınlanan bildiride, bu kararlılığın bir kez daha ortaya konulduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Yıllardan beri Kafkasya'da barışın ve huzurun en büyük düşmanı olan, başta Birleşmiş Milletler ve diğer bazı uluslararası örgütlerin kararlarına rağmen işgal ettiği topraklardan çıkmayan, işgali ve terörü tam bir devlet politikası haline getiren Ermenistan, işgal ve katliam şeceresine yeni bir halka eklemiş, sivilleri ve masumları öldürmeyi bir devlet politikasına dönüştürmüştür. Bu terör devleti, uluslararası hukuk tabiriyle bu haydut devlet, Moskova'da insani saiklerle alınan ateşkes kararına rağmen sivilleri hedef alan saldırılarını sürdürdü. Pazar yerlerini, sokakları, evleri hatta cenaze definlerini dahi bombalamaya devam etti, masumların canına kastetti. Gücü kahraman Azerbaycan askerlerine karşı koymaya yetmeyen, cephede kahraman Azerbaycan ordusu karşısında ardına dahi bakmadan kaçan Ermenistan askerleri, masum sivil insanları katletmeye, sivil hedeflere saldırmaya devam ediyor. Şu nokta açıkça herkes tarafından bilinmelidir ki, doğrudan sivilleri hedef alan bu saldırılar, tek bir ifadeyle 'savaş suçudur'. O zaman şimdi tüm dünyaya sormak lazım, aldığınız tüm kararları yok sayan bu saldırıları yargılamayacak da neyi yargılayacaksınız, neyi lanetleyeceksiniz? Sağır mısınız, kör müsünüz, lal mısınız? Kulağınızı asmasanız da gözünüzü bağlasanız da dilinizi ısırsanız da şu hakikatten asla kaçamayacaksınız. Ermenistan, artık bölgesel, hatta global bir sorundur." Global bir sorun haline gelen bu terör devletinin politikalarının önlenmemesi, doğrudan veya dolaylı bir şekilde desteklenmeye devam edilmesi halinde bu durumun sadece bölgeyi bir ateş çemberine çevirmekle kalmayacağı, Kafkasya'nın komşusu olan tüm ülkeleri de tehdit eder hale geleceğini belirten Şentop, "Bu itibarla, eğer barış yolunda samimi iseler, Ermenistan'ın ipini elinde tutanlar, Ermenistan'a yıllardır adeta kol kanat gerenler, bu tehlikeli oyunu durdurmalı, masumları öldüren bu haydut devlete arka çıkmaktan vazgeçmelidir. Hak ve adalet yerini bulmadıkça çözüm üretemezsiniz. Dolayısıyla Kafkasya'da çözümsüzlük, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ ve çevresindeki şehirlerde işgali sürdükçe devam edecektir." diye konuştu. Şentop, Kafkasların ve bölgenin yeniden barışa ve huzura kavuşmasının ancak ve ancak Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmesiyle mümkün olacağına vurgu yaptı.  Ermenistan'a kol kanat gerenlerin, orta ve uzun vadede bu "haydut devlete" verdikleri destekten ötürü büyük zarar göreceğini belirten Şentop, "büyük ağabeyleri"nin onun arkasında uzun süre durmayacağını, Ermenistan'ın bölgede komşularıyla baş başa kalacağı günlerin uzak olmadığını ifade etti.  Şentop, "Ermenistan sahada veya masada kimden ne destek alırsa alsın, Azerbaycan, işgal edilen topraklarının her karışından ve her santiminden, bu işgalci terör devletini kovmaya muktedirdir." diyerek uluslararası camiaya ikiyüzlü yaklaşımlardan vazgeçme çağrısında bulundu. "Minsk Grubu'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir" Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Ermenistan ordusunun işgal ettiği topraklardan derhal, şartsız ve tam olarak çekilmesi talep edilen dört kararının Erivan yönetimince bugüne dek hiçe sayıldığını hatırlatan Şentop, şöyle devam etti: "Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Amerika, Fransa ve Rusya'nın eş başkanlığını yaptığı Minsk Grubu sorunu çözmek yerine, adeta çözümsüzlüğe mahkum etti. Konu Ermenistan’ın uzlaşmaz ve şımarık tavırları sebebiyle otuz yıldır adeta kangrene dönmüş durumda. Minsk Grubu sorunu çözme konusunda şimdiye kadar hiçbir irade göstermedi. Üstelik Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinden, meşru müdafaadan bihaber olan bu eş başkanlardan biri, açıklama yaparak Azerbaycan ve Türkiye'yi, Azerbaycan vatanının parçası olan Dağlık Karabağ'a saldırmakla itham etti. Durum buysa, kendisinin de başka örgütlere yakıştırdığı ifadelerle, şunu söylemekten imtina etmemek lazım. Minsk Grubu'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir."  Şentop, uluslararası camianın çözüm ve ateşkes çağrılarına ilişkin de "Bu çağrılar samimiyse, öncelikle Ermenistan'ın çözüme yönelik önerisini net bir şekilde ortaya koyması sağlanmalıdır. Zira Azerbaycan her zaman çözümden yana olmuştur ve talebi bellidir. Ermenistan işgal ettiği topraklardan derhal, şartsız ve tam olarak çekilmeli, saldırganlıktan vazgeçmelidir. Bu talep, Birleşmiş Milletler kararlarındaki hükümlerden ne eksik ne de fazladır. Azerbaycan devleti ve halkı, kimsenin hakkına göz koymayacağı gibi kimsenin de kendisinin hakkına göz koymasına müsaade etmeyecek, yılanın aynı yerden bir kez daha ısırmasına izin vermeyecektir." ifadelerini kullandı. Azerbaycan ve Türkiye'nin sorunun barış yoluyla çözülmesinden yana olduğunu söyleyen Şentop, "Lakin sükunet dönemlerinde uzanan elleri havada bırakıp sadece süngülerin ucunun göğe kalktığını görünce, masalarda oturacak sandalye arayanlar ve onların dillerinden sadır olan kaypak ifadeler, Azerbaycan Türkü'nün hürriyet ve istiklal iradesine ipotek koyamaz, Azerbaycan toprakları üzerinde kimse ameliyat yapamaz." dedi.  Şentop, konuşmasında dünyadaki çifte standartlara da dikkati çekerek Birleşmiş Milletlerde reform yapılması gerektiğini belirtti.  "Türkiye Azerbaycan'a desteğini sürdürecek" Azerbaycan ve Türkiye'nin 30 yıl önceki ülkeler olmadığını söyleyen Şentop, konuşmasını şöyle tamamladı: "Türkiye ve Azerbaycan'ın kalbi aynı ülkü için aynı mefkûre için birlikte attıkça, tüm bu saldırılara, tüm bu baskılara karşı, sesimizin ne kadar gür olduğunu bütün cihana ilan etmeye devam edeceğiz. Biz her zaman sulhtan, adaletten, hakikatten ve haklıdan yana olduk. Tüm dünyayı da aynı şekilde davranmaya çağırıyoruz. Bu anlayışla, Türkiye, Azerbaycan'ın yürüttüğü haklı mücadeleye karşı uluslararası platformlarda, özellikle Avrupa merkezli örgütlerde yükseltilmeye çalışılan haksız hücumlara karşı Azerbaycan'ın haklı tezlerini desteklemeyi, savunmayı sürdürecektir. Cenabıhak, şu an cephede vatanları için mücadele eden Mübariz ruhlu yiğitlerimizin yardımcısı olsun. Üç renkli bayrak, Karabağ'da dalgalanacak. Karabağ Azerbaycan'dır." Şentop'un konuşması Azerbaycanlı milletvekillerince ayakta alkışlandı.

Haberler
20 Ekim 2020 - 10:21
TBMM Başkanı Şentop, Azerbaycanlı mevkidaşı Gafarova ile görüştü

TBMM Başkanı Şentop, Azerbaycanlı mevkidaşı Gafarova ile görüştü

Şentop, resmi temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan'da Milli Meclis Başkanı Sahibe Gafarova ile görüştü. Azerbaycan Milli Meclisi'nde gerçekleştirilen ikili görüşmenin ardından heyetler arası toplantı yapıldı. Şentop burada yaptığı konuşmada, Ermenistan'ın saldırılarından sonra Türkiye olarak her düzeyde ve her platformda Azerbaycan'ın yanında olduklarını gösterdiklerini belirtti. TBMM'de grupu olan 4 siyasi partinin ortak açıklama yayınlayarak Ermenistan'ın saldırılarını kınadığını ve Azerbaycan'a desteğini belirttiğini hatırlatan Şentop, iki ülke milletvekilleri arasındaki dayanışmanın bu süreçte daha da arttığını kaydetti. Türk parlamenterler olarak Azerbaycan'ın gayretlerine katkı sağlamak adına çalışmalara devam etikleri ifade eden Şentop, şunları söyledi: "TBMM İnsan Hakları Komisyonumuz, Dışişleri Bakanlığımızla eşgüdüm içerisinde Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarında yol açtığı insan hakları ihlallerini incelemek üzere bir alt komisyon oluşturdu. Ermenistan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Azerbaycan'a karşı yapmış olduğu ihtiyati tedbir başvurusunda tam istediğini bulamadı. Kendisine karşı da bir tedbir kararı çıktı. Ama maalesef uluslararası örgütlerin hukuk ve mantık dışı kararlarıyla zaman zaman karşılaşıyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bu süreçte çok adil davranılmadığını düşünüyoruz. Uluslararası toplum tarafsızlık adı altında saldırgan ile mağdur tarafa eşit mesafede olduğunu söylüyor fakat onu da başaramıyor. İşgalci ve saldırgan Ermenistan'a el altından silah yardımı dahil olmak üzere yardımlarda bulunuyorlar. Ermenistan'ın ekonomik durumu bu silahları satın alacak güçte değil. Bunun işgalci Ermenistan'ı ödüllendirmek anlamına geldiğinin farkındayız. Bunu bütün dünyaya da anlatmak mecburiyetindeyiz." Azerbaycan ordularının başarılarını yakından takip ettiklerini bildiren Şentop, Ermenistan'ın mağlubiyet yaşadıkça daha da saldırgan hale geldiğini ve başarısızlıklarını sivillere saldırarak örtmeye çalıştığını anlattı.  Şentop, Ermenistan'ın Azerbaycan ve Türkiye aleyhine kara propogandaya da hız verdiğini söyleyerek, "Bunlar çaresizliğin getirdiği çırpınışlardır. Bunların bizi olumsuz etkilemesine müsaade etmeyeceğiz. Morallerimizi yüksek tutacağız. " diye konuştu.  - "Bugüne kadar iki ülke arasında 249 anlaşma imzalandı" Sahibe Gafarova da Ermenistan'ın saldırıları ve Azerbaycan ordusunun başlattığı operasyonla ilgili bilgi verdi. Operasyonların başarıyla sürdürüldüğünü aktaran Gafarova, tüm halkın bu haklı davada bir yumruk gibi birleştiğini vurguladı. Gafarova, haklı davasında Azerbaycan'a gösterilen destekler için Türkiye'ye teşekkürlerini iletti. Türk siyasi partilerinin Azerbaycan'a destek amacıyla ortak bildiri kabul ettiğini hatırlaran Gafarova, tüm partilere teşekkür etti. Ermenistan'ın Azerbaycan'ın sivil yerleşim birimlerine saldırılar düzenlediğini hatırlatan Gafarova, bu saldırıların Ermenistan yönetiminin iç yüzünü ortaya koyduğunu kaydetti. Azerbaycan ve Türkiye'nin ortak geçmişe sahip olduğuna işaret eden Gafarova, şunları kaydetti: "Bu geçmiş bizi daha iyi gelecek kurmaya çağırıyor. Bugüne kadar iki ülke arasında 249 anlaşma imzalandı. 2019'da ticaret hacmimiz 4.5 milyar dolar oldu. Bu yılın ilk 8 ayında salgına rağmen ticaret hacmimiz yaklaşık 3 milyar dolar oldu. Karşılıklı yatırımlar 30 milyar dolara ulaştı. Bunlar iyi göstergeler. Fakat ülkelerimizin potansiyeli bu göstergelerin üstünde. Karşılıklı çabalarla daha iyi sonuçlar elde edeceğiz." 

Haberler
19 Ekim 2020 - 13:35