21˚
İstanbul
21˚
açık
Nem %43
Rüzgar 3.12 /s
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
Çarşamba
23˚/15˚
21 Mayıs 2022 Cumartesi
Sonuç
Uzmanından tuz kullanımı ile ilgili önemli bilgiler

Uzmanından tuz kullanımı ile ilgili önemli bilgiler

Günde en fazla tüketilecek tuz miktarının 5 gramı aşmaması gerektiğinin altını çizen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal, tuzun neden olacağı hastalıkları şu şekilde sıraladı: “Hipertansiyon, kalp hastalıkları ve böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak ve kemik sağlığının olumsuz etkilenmesini önlemek için günlük tüketilmesi gereken tuz miktarının günde 5 gramdan az olması gerekiyor. Fazla tuz tüketiminin hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, kalp krizi ve inme için önemli bir risk faktörüdür. Kontrol altına alınmamış yüksek tansiyonun ise yaklaşık yüzde 49 oranında kalp damar hastalıklarına, yüzde 62 oranında ise tüm inmelere eşlik ediyor.” “TUZ TÜKETİMİNİN AZALTILMASI KAN BASINCINI DÜŞÜRÜYOR” Yüksek tansiyona bağlı hastalıklar ve ölümün global olarak büyük bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Kemal, tuz tüketimi ile kan basıncı yani tansiyon arasında direk bir ilişki olduğunu söyleyerek, “Çoğu kişide tuz azaltımı ile birkaç hafta içerisinde kan basıncında düşüş gözlenir. Tuz alımı azaltıldığında uzun dönemde inme riski ve kalp damar hastalıkları azalmaktadır. Tuz tüketimi günde 10 gramdan 5 grama indirildiğinde inme geçirme hızı yüzde 23, kalp damar hastalıkları hızı ise yüzde 17 azalmaktadır” dedi. Özellikle 50 yaş ve üzeri kişilerin tuz alımını azaltması gerektiğini de söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kemal, aynı zamanda yüksek tansiyon, diyabet ve kronik böbrek hastalığı olan kişilerin de tuz kullanımını sınırlandırması gerektiğini belirtti. Dünyada tuz tüketimi ile ilgili yapılan çalışmalarda tüketilmesi önerilen tuz miktarının çok üzerinde bir tüketim olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal, sağlıklı bir yaşam için az tuz tüketilmesi gerektiğini ifade etti. “VÜCUTTAKİ SODYUMUN YÜZDE 75’İ İŞLENMİŞ GIDALARDAN ALINIYOR” Tuz çeşitleri ve tüketim şekilleri ile ilgili bilgiler de veren Yrd. Doç. Dr. Kemal, vücuda alınan sodyumun büyük bir çoğunluğunun tuzdan değil işlenmiş gıdalardan karşılandığını söyleyerek, “Masa tuzu olarak bildiğimiz madde sodyum klorürdür. Bir çay kaşığı kadar tuz 2,300 miligram sodyum içerir. Vücudun düzgün çalışabilmesi için tuz ve su dengesi çok iyi ayarlanmalıdır. İnsan vücudunun bazı fonksiyonlarla ilgili sodyuma ihtiyacı varken, fazla tüketimi ile de yüksek kan basıncı başta olmak üzere inme, kalp hastalıkları ve böbrek hastalıklarına neden olduğu bilinmektedir. Vücutta sıvı ve kan basıncı dengesinin düzenlenmesi, kas ve sinir sisteminin düzgün çalışması için sodyum gereklidir. Bir yetişkinin sağlıklı bir biçimde yaşantısını sürdürebilmesi için günde 1500 miligram sodyum ihtiyacı vardır. Beslenme şeklimizdeki sodyumun büyük bir miktarı pişirme sırasında eklediğimiz tuzdur. Genellikle besinler gereksinimden daha fazla sodyum içerirler. Sofra tuzu, kabartma tozu ve yemek sodası sodyumun en iyi kaynaklarıdır. Tüketilen sodyumun büyük bir kısmı mutfak masasında yemeklere eklenen tuzdan değil, işlem görmüş besinlerden gelir. İşlenmiş besinler sodyum alımının genelde yüzde 75’ini oluşturur” dedi. En yüksek tuz içeriğine sahip gıdaların normal ekmek, sandviç ekmeği, et ürünleri, hazır gıdalar, pizza, hazır çorba, sosis, salamura edilmiş et, hamburger, peynir, çerezler, cipsler, atıştırmalık ürünler, turşu, zeytin gibi gıda ürünleri olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kemal, tuz alımını azaltmak için taze gıdalar, tuz eklenmemiş konserve gıdalar, düşük tuz ve sodyum içeriğine sahip ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Haberler
19 Mart 2018 - 15:20
Uzmanlar uyarıyor: Günde 5 gram tuzu geçmeyin

Uzmanlar uyarıyor: Günde 5 gram tuzu geçmeyin

Böbrek sağlığını tehdit eden unsurların başında fazla tuz tüketimi geldiğini belirten Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Ünal, tuzun elde edildiği doğal kaynaklar hakkında bilgi verdi: "Tuz doğada ya mineral olarak (örneğin kaya tuzu) veya deniz suyunda ve tuzlu su göllerinde bulunur. Sofra tuzu sıklıkla yer altı tuz kaynaklarından çıkarılıp rafine edilerek elde edilir. Deniz tuzu deniz veya tuzlu su göllerinin sularının buharlaşmasıyla elde edilir. Hem sofra tuzu hem de deniz tuzu büyük çoğunlukla sodyum klorürden oluşmuştur. Aralarındaki temel fark tat, görüntü ve üretim şeklidir. Fazla tuz tüketimi bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlar ise tuzun türü ile değil, çeşitli tuzların yapısındaki ana bileşen olan sodyum ile bağlantılıdır." “SESSİZ KATİL” HİPERTANSİYON Hipertansiyon için “sessiz katil” yakıştırmasının yapıldığını dile getiren Nefroloji Uzmanı, şöyle devam etti: "Hipertansiyon sıklıkla herhangi bir bulgu vermez ama bu durum hipertansiyonun zararsız bir durum olmadığını göstermez. Bazen baş ağrısı, baş dönmesi ve burun kanaması gibi şikayetlerle kendini gösterebilir. Eğer kontrol altına alınmazsa damarlar hasar görmeye başlar ve bu durum gözler, böbrekler, kalp ve beyin gibi birçok organda sorun oluşturur. Hipertansiyon kalp krizi ve felç gibi kalp ve damar hastalıkları için önde gelen risk etkenidir.” "HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİNDE HİPERTANSİYON VAR" Hipertansiyon bazen hipertansif kriz denilen çok ciddi durum ile kendini gösterebildiğini belirten Dr. Ünal, bu durumda kan basıncının 180/120 mmHg’nin üstüne çıktığını söyleyerek hipertansiyonun yol açtığı sorunlara dikkat çekti: “Bu durum kendini şiddetli baş ağrısı, iç sıkıntısı, göğüs ağrısı, görme kaybı, nefes darlığı, burun kanaması, şuur değişikliği ve hatta koma ile kendini gösterebilir. Tuz tüketiminin artışı vücutta su tutulmasına ve kan damarlarının büzüşmesine ve bunların neticesinde hipertansiyon gelişimine zemin hazırlar. Fazla tuz tüketimi hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ve böbrek hastalıklarının gelişimi ve ilerlemesi ile ilişkilidir. Fazla sodyum klorür tüketmenin kalp krizi ve felç gibi kalp ve damar hastalıklarını ve ölüm riskini artırdığı gösterilmiştir Ülkemizde hipertansiyon sıklığı oldukça yüksektir ve yaklaşık her üç kişiden birinin hipertansiyonu mevcuttur. Bizim gibi çok tuz tüketilen ülkelerde, tuz tüketimini azaltabilirsek, bahsedilen rahatsızlıklardan büyük ölçüde korunabiliriz."

Haberler
08 Mart 2018 - 14:28
Aşırı tuz tüketimi hastalığa davetiye

Aşırı tuz tüketimi hastalığa davetiye

Kardiyolog Prof. Dr. Nuri Kurtoğlu, aşırı tuz kullanımın yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltan birçok hastalığa davetiye çıkardığını söyledi. Sultangazi Belediyesi Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü ve İlçe kaymakamlığı işbirliğiyle "Gençler Bilgilenir Toplum Bilinçlenir Projesi" kapsamında gerçekleştirilen "Tuzu Azaltırsak Yaşam Kalitemiz Yükselir" seminerinde gençlere tuz kullanımının zararları anlatıldı. Sultangazi Belediyesi Nikah Salonu'nda düzenlenen Seminere Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, Kaymakam Ali Uslanmaz, Sultangazi Belediyesi Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü İsa Tanrıverdi, Kardiyolog Prof. Dr. Nuri Kurtoğlu, Nefrolog Doç. Dr. Murathan Uyar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Proje ile toplumda tuz tüketimi konusunda bilinç oluşturarak, tuz kullanımı azaltmak ve tuzsuz beslenmeye teşvik etmek amaçlanırken Sultangazi'deki 33 ortaokulda 31 bin 240 öğrenciye, liselerde 21 okulda 14 bin 982 öğrenciye İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tuz kullanımının azaltılması konusunda eğitimler verilecek. Okul aile birliği çalışmaları ile de annelerin yemeklerinde daha az tuz kullanmaları konusunda bilinçlenmeleri sağlanacak. "TUZU MASADAN KALDIRALIM" Tuz kullanımının günümüzde önemli bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, "Sadece bireysel koruma yetmiyor, dışarıda yediğimiz yemeklerde, iş yerlerinde ya da toplumda başka mekanlarda tamamen toplumun bilinçli olması gerekir ki tuz tüketiminde oransal bir noktaya getirelim. Eğer sadece evde uygularsak bireysel olarak korunmuş olabiliriz. Ama gittiğimiz yerlerde buna uyulmadığı takdirde bundan kaçınamıyoruz. Tuzu masadan kaldıralım. İnsanın günlük tuz ihtiyacı 1 çay kaşığı yani 5 gram ancak bunun 4 katını tüketiyoruz. Bu başka ülkelerde bu kadar yüksek değil" dedi. "OBEZİTEYE NEDEN OLABİLİYOR" Tuz tüketiminin arttığı zamanlarda kan basıncının da doğru orantıda yükseldiğini söyleyen Kardiyolog Prof. Dr. Nuri Kurtoğlu, "Tuz kemiklerin erimesine sebep oluyor. Kalsiyumu serbestleştirdiği için aynı şekilde böbreklerde zaman içinde bozulmalara, protein kaçaklarına, astıma ve obeziteye neden olabiliyor. Keşke susadığımız zaman içtiğimiz içecekler su olsa çoğu kere şekerli içecekler oluyor" diye konuştu. "TUZU AZALTARAK SAĞLIĞIMA DAHA DİKKAT EDECEĞİM" Yemeklerine artık daha az tuz atacağını söyleyen Beste Alkılıç, "Tuzun sağlık açısından bir sürü zararı var, kemik kırılmalarına sebep oluyor. Tuzu azaltarak sağlığıma daha dikkat edeceğim, yemeklere daha az atacağım" diye konuştu. Tuzun zararlarını bu seminerde öğrendiğini ifade eden 5. sınıf öğrencisi Emre Kütükçü, "Yemeklere tuz atıyordum ama bu seminerden sonra daha az atacağım. Çünkü tuzun böbreğimize ve karaciğerimize zararları var" şeklinde konuştu. Öte yandan seminerde bir insanın 70 yıllık hayatı boyunca 460 kg tuz tükettiğini anlatan bir maket de yer aldı.

Haberler
04 Mayıs 2016 - 17:25