22˚
İstanbul
22˚
açık
Nem %39
Rüzgar 1.92 /s
Çarşamba
22˚/12˚
Perşembe
16˚/12˚
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
21˚/14˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Hakkari’de 30 bölge özel güvenlik bölgesi ilan edildi

Hakkari’de 30 bölge özel güvenlik bölgesi ilan edildi

Hakkari Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "İlimiz sınırları içinde faaliyet gösteren bölücü terör örgütü ve diğer terör örgütlerinin son zamanlarda yapmış oldukları terör ve yıldırma eylemleri, İlimizin sosyal ve ekonomik gelişmesini de olumsuz etkilemeye başlamıştır. Bu eylemler neticesinde vatandaşlarımız; ekonomik, sosyal faaliyetlerini yürütme ve seyahat etme haklarını kullanmaktan mahrum kalmıştır. Günlük hayatları olumsuz etkilenen vatandaşlarımız büyük mağduriyet yaşamaktadırlar. Valilik makamımız, öncelikle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması, mevcut huzur ve güven ortamının devam ettirilmesi, devletimizin ve milletimizin her türlü terörist tehdidi ve saldırıdan korunması maksadıyla; bölgesinde emniyet ve asayiş temin etmek için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaktadır. Bu tedbirler kapsamında, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu’nun 32/A maddesi gereğince; ilimiz merkez, Çukurca, Şemdinli ve Yüksekova İlçeleri sınırlarında bulunan 30 bölge 9 Nisan 2018 günü saat 00:00:01’den 23 Nisan 2018 günü saat 23:59:59’a kadar, ‘Özel Güvenlik Bölgesi’ ilan edilmiş olup, vatandaşlarımızın yukarıda belirtilen bölgelere izinsiz olarak girmesi yasaklanmıştır" denildi. YÜKSEKOVA'DA 4 MAHALLEDE 3 AY EYP ARANACAK Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 4 ayrı mahallede 3 ay boyunca terör örgütü tarafından saklanan El Yapımı Patlayıcı (EYP) aranacağı belirtildi.     Valilik tarafından yapılan açıklamada, "İlimiz Yüksekova İlçe Merkezinde 20.04.2016 günü sona eren ‘Şehit Uzman Çavuş Ramazan GÜLLE’ müşterek operasyonu öncesinde ve esnasında; PKK/KCK bölücü terör örgütünün sözde YPS (Yekineyen Parastina Sivil/Sivil Savunma Birlikleri) yapılanması içerisinde faaliyet gösteren örgüt mensuplarının, İlçenin birçok yerine mayın, EYP (el yapımı patlayıcı), silah ve mühimmat sakladıkları, söz konusu patlayıcı maddelerin 2017 ve 2018 yıllarında yerleşim yerlerinde yaşayan çoğunluğu çocuklar olmak üzere sivil vatandaşların hayatını kaybetmelerine veya yaralanmalarına sebep olması nedeniyle; Valiliğimizin talimatları çerçevesinde 07.04.2018 tarihinde İlimiz Yüksekova İlçesine bağlı Dize, Eskikışla, Mezarlık, Güngör ve Cumhuriyet Mahallelerinde uzmanlar ve bomba imha ekipleri tarafından 3 ay süreyle arama tarama faaliyetlerine başlanılacaktır" denildi.

Haberler
07 Nisan 2018 - 21:51
Rusya uçuşa yasak bölge önerisini reddetti

Rusya uçuşa yasak bölge önerisini reddetti

Suriye'de geçici ateşkesin sona ermesiyle çatışmalar tekrar başlarken, Türkiye ve ABD'nin gündeme taşıdığı 'uçuşa yasak bölge' önerisi Şam rejiminin en önemli partneri Rusya tarafından reddedildi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Ryabkov, ABD'nin Suriye'de sadece Suriye ordusunun değil Rus hava güçlerinin de uçuş gerçekleştirmesinin yasaklanmasını önerdiğini belirtti. Ryabkov'a göre, Suriye'de Rus ordusu dahil tüm hava güçlerinin belirli bölgelerde uçuşlarını durdurması şeklindeki önerinin işleme şansı yok. Ryabkov "Bu şema, ABD ve diğer aktörler, sorununun çözümünün savaştan geçtiğine emin olan yapıların güç kullanmamasını sağlayana kadar uygulanabilecekmiş gibi görünmüyor" dedi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, BM Güvenlik Konseyi'ndeki Suriye toplantısında, muhaliflerin kontrolü altındaki bölgelerde Suriye uçaklarının uçuşunun yasaklanması gerektiğini söylemişti. Kerry, "Suriye ordusu ülkenin kuzeyindeki kilit bölgelerde hava saldırısı düzenlememeli" diye konuşmuştu. BM Genel Kurulu'ndan dünyaya seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, daha önce birçok kez dile getirdiği uçuşa yasak bölge önerisini bir kez daha yinelemişti: "Azez'den Fırat'a kadar bir terör koridoru olmaktan çıktı ve böylece burası bir barış koridoru haline gelmiş bulunuyor... Yine bu bölgede, ülke dışına gitmiş mültecilerin de kullanacağı tüm sosyal donatılara sahip yerleşim yerleri inşa etmeyi planlıyoruz. Bunun için güvenli alan haline getirdiğimiz yerlerin uçuşa yasak bölge ilan edilmesine yönelik kararlı bir duruş göstermeli ve birlikte çalışmalıyız." ABD ve Türkiye'nin önerisine, Almanya da yaptığı açıklamayla destek vermişti. BİRBİRLERİNİ SUÇLUYORLAR 9 Eylül'de ABD Dışişleri Bakanı Kerry ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov tarafından ilan edilen ateşkes, Kurban Bayramı'nın birinci günü olan 12 Eylül'de gün batarken başlamış ve bir hafta sürmüştü. Bir haftalık sürede silahlar kısmen sussa da, Washington ve Moskova'nın anlaşamaması üzerine insani yardımlar özellikle Halep'e ulaştırılamamıştı. Ateşkes sürerken Deyr ez Zor'da 62 Suriye askerinin koalisyon uçakları tarafından vurulması, ateşkesin bitmesinden saatler sonra ise Halep'te Birleşmiş Milletler (BM) yardım konvoyunun bombardımana tutulması iç savaş ülkesinde dengeleri yeniden bıçak sırtına getirdi. ABD ve Rusya, iki saldırı sonrasında halen birbirini suçluyor. Ateşkesin sona ermesinden iki gün sonra ise, yardıma en çok ihtiyaç duyan Halep kenti yeniden şiddetli hava saldırılarına hedef oldu. Savaş uçaklarının salıyı çarşambaya bağlayan gece boyunca şehri ve çevresini defalarca bombaladığı, sabahın ilk saatlerine kadar yüzden fazla patlamanın duyulduğu bildiriliyor. Bir zamanların ekonomi ve kültür metropolünün doğusu 2012 ortasından bu yana muhaliflerin kontrolünde, batısı ise hükümete bağlı birliklerin elinde.

Haberler
22 Eylül 2016 - 15:10
Ardahan'da 24 alan 'Özel Güvenlik Bölgesi' ilan edildi

Ardahan'da 24 alan 'Özel Güvenlik Bölgesi' ilan edildi

Ardahan Valiliğinden yapılan açıklamada, Göle ilçesinde bazı alanların, 01 Mart 2016 - 28 Şubat 2017 tarihleri arasında, 1 yıl süreyle Özel Güvenlik Bölgesi ilan edildiği belirtildi. Açıklamada, Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince vatandaşların belirtilen bölgelere girmesinin yasaklandığı kaydedildi. Özel Güvenlik Bölgesinde yer alan Mevkiler aşağıya çıkarılmıştır. Göle yaylası tamamı ve çevresi, 2168 RT. ve çevresi, Mihkerek Mevki batısı, 2252 RT. ve çevresi, Taşlıyurt mevki batısı, 2293 RT. ve çevresi, Uzun dere tamamı ve çevresi, Yanık dere ve çevresi, Danaboğan deresi tamamı ve çevresi, Beyazınçayırı mevki ve çevresi, Hizarboğazı düzlüğünün doğusu, Okçu yaylası tamamı ve çevresi, 2304 RT. ve çevresi, Penek tepe ve çevresi, Taşlıyurt sırtı ve çevresi, Çalıdere köyü 1 km. güneyinden itibaren Nağırtel deresi ve çevresi, 2317 RT. ve çevresi, Nağırtel yaylasının tamamı ve çevresi, Sarıçayır sırtı ve çevresi, Köroğlukalesi tepe (2552 R.) ve çevresi, Köroğludağı tepe ve çevresi, 2522 RT. ve çevresi, Baltacıpınarı sırtı ve çevresi, Akyol mevki ve çevresi, 2598 RT. ve çevresi, Şeref yaylası tamamı ve çevresi, 2515,3 RT. ve çevresi, 2543 RT. ve çevresi, Senemoğlu yaylası ve çevresi, Çakmakkaya tepe (2792 R.) ve çevresi, Gedik yaylası ve çevresi, 2715,3 RT. ve çevresi, Gedik köyü 1,2 km. güneybatısından itibaren Bakır deresi ve çevresi.   

Haberler
28 Mart 2016 - 15:09
Merkel, 'Türkiye’ye ve Yunanistan’a destek verilmeli'

Merkel, 'Türkiye’ye ve Yunanistan’a destek verilmeli'

Almanya Başbakanı Angela Merkel, yarın Brüksel’de gerçekleştirilecek AB Liderler Zirvesi öncesinde Almanya Federal Meclisi’nde konuştu. Merkel, mülteci sorununun ele alınacağı zirveye üç teklifle gideceklerini açıkladı. Mülteci konusunda ilk önceliklerinin mevcut mülteci akınını durdurmak olduğunu kaydeden Merkel, üç ana unsur üzerinde durduklarını belirterek, “Öncelikle insanların mülteci konumuna düştükleri konularla mücadele edilmelidir” dedi. Merkel, terörle mücadele, iç savaşların sonlandırılması için diplomasinin işletilmesinden yana olduklarını belirtti. "TÜRKİYE İLE ORTAK KARARLAR ALDIK" Suriye’de uçuşa yasak bir bölgenin oluşması fikrini yineleyen Merkel, böyle bir bölgenin oluşması halinde iç savaştan kaçanların bu bölgede çok uluslu bir gücün himayesinde hayatlarını idame ettirebileceklerini kaydetti. Merkel, “Ülkelerini terk etmek zorunda kalmazlar. Böylelikle Türkiye de zor durumda kalmaz. AB sınırlarının korunması bunun için Türkiye’ye ve Yunanistan’a destek verilmeli” ifadelerini kullandı. Türkiye ile yaptıkları görüşmelerde ortak kararlar aldıklarını belirten Merkel, “Kilis’te Türklerden daha fazla Suriyeli mülteci yaşamaktadır. Mültecilerin sağlık eğitim ve diğer sosyal hizmetleri için AB’nin Türkiye’ye ödenmesine karar verdiği 3 milyar Euro’nun gelecek projelere göre yapılacağını belirtti. Türkiye’nin Ege sahilinde 900 kilometre sınırı olduğuna da değinen Merkel, “Deniz sınırını korumak kara sınırını korumaktan zordur. Biz Avrupalıların bunu öğrenmesi lazım. NATO ve Avrupa Sınır koruma Ajansı (Frontex) Türkiye ve Yunanistan’la işbirliği yaparak insan kaçakçılarını durdurmaya çalışacak” açıklamasını yaptı. Almanya olarak, mültecilerin AB ülkeleri arasında oluşturulacak kontenjana göre dağıtılmasını ifade ettiklerini kaydeden Merkel, bu konuda AB ülkelerinin farklı görüşte olduğunu ve ortak bir görüş için işbirliğine varmanın mümkün olabileceğini söyledi.  

Haberler
17 Şubat 2016 - 16:12
Clinton'dan 'uçuşa yasak bölge' istemi

Clinton'dan 'uçuşa yasak bölge' istemi

Eski ABD Dışişleri Bakanı ve Demokrat Parti başkan aday adayı Hillary Clinton, "Koalisyon güçleri ve Suriye'nin komşularıyla Esed'in hava saldırılarının sivilleri ve muhalifleri katletmesine son verecek uçuşa yasak bölgeler oluşturulması konusunda çalışmalıyız" dedi. Clinton, New York merkezli düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nde yaptığı konuşmada, DAİŞ ile mücadele ve Suriye'deki iç savaşın sona erdirilmesine yönelik stratejisini açıkladı. Suriye'de DAİŞ ile karadan mücadele etmenin önündeki büyük engellerden birinin, Sünni muhaliflerin Esed ile savaşmaya öncelik vermesi olduğunu belirten Clinton, bu durumun anlaşılabilir olduğunu ifade ederek, "Hatırlamalıyız ki Esed bugüne kadar teröristlerin öldürdüğünden daha fazla Suriyeli öldürdü" diye konuştu. Aynı anda hem Suriye'de yeni bir yönetim ve hükümeti içeren bir siyasi çözüm bulunması yönünde yol katedilmesi hem de daha fazla Suriyeli'nin DAİŞ'e karşı mücadeleye katılmaları yönünde teşvik edilmesi gerektiğini dile getiren Clinton, "Onları desteklemek için vakit kaybetmeden Başkan Obama'nın onayladığı özel operasyon güçlerini göndermeli ve daha fazla Suriyeli mücadeleye katıldıkça bu güçlerin sayısını artırmalıyız. Ayrıca uygun Suriyeli muhalif kuvvetleri destekleme ve silahlandırma çabalarımızı yenilemeli ve düzenlemeliyiz" ifadelerini kullandı. Clinton, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artan desteğimiz, Arap ve Avrupalı ortaklarımızın artan desteğiyle birlikte yürümeli. Bu destek, sahadaki savaşa katkı yapacak özel güçleri de içermeli. Ayrıca, koalisyon güçleri ve Suriye'nin komşularıyla Esed'in hava saldırılarının sivilleri ve muhalifleri katletmesine son verecek uçuşa yasak bölgeler oluşturulması konusunda çalışmalıyız. Bu sayede muhalif güçler, koalisyonun da desteğiyle Suriyelilerin Avrupa'ya kaçmak yerine ülkelerinde kalmasını sağlayacak güvenli bölgeler oluşturabilir." "Putin durumu daha kötü hale getiriyor" Clinton, bu yaklaşımın muhalefetin, Suriye'nin Türkiye ile sınır bölgesinde DAİŞ'in elinde olan bölgeyi yeniden ele geçirmesine yardımcı olacağını belirtti. Yakın tarihte farklı mezheplerin karşı karşıya geldiği iç savaşların nasıl sonuçlanabileceğine dair Lübnan ve Bosna deneyimlerinin hatırlanması gerektiğine işaret eden Clinton, "Rusya ve İran, zalim bir diktatörü desteklemeye devam etmenin istikrar getirmeyeceği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Şu an için, korkarım ki Rusya Devlet Başkanı Putin durumu daha kötü hale getiriyor" dedi. Irak'ta ve Suriye'de DAİŞ'i yok etmek için hava operasyonlarıyla DAİŞ'in ele geçirdiği bölgeleri yeniden kontrol altına alacak kara unsurlarına da ihtiyaç olduğunu belirten Clinton, sözlerine şöyle devam etti: "Başkan Obama gibi ben de Orta Doğu'da savaşan 100 bin Amerikan askerinin olması gerektiğine inanmıyorum. Bunu yapmak hiç akıllıca olmaz. Irak ve Afganistan'da 15 yıl devam eden savaşlardan bir şey öğrendiysek, bu yerel halkların ve ülkelerin kendi toplumlarının güvenliğini sağlaması gerektiğidir. Onlara yardım edebiliriz ve etmeliyiz, fakat onların yerini almamalıyız ama yerel ve bölgesel kara güçlerine bu görevi yerine getirmeleri için destek verebiliriz ve vermeliyiz." Irak'ta bu hedefe ulaşmanın önünde önemli engeller bulunduğunu ifade eden Clinton, Irak ordusunun savaşabilir düzeye getirilebilmesi için Amerikan ordusunun teknik destek verebileceğini belirtti. "Maliki yönetimi sırasında (Sünni) aşiretler ihanete uğradı" Irak'ta DAİŞ'e yönelik bir kara operasyonunun yalnızca daha fazla Iraklı Sünninin mücadeleye katılırsa başarılı olabileceğini öne süren Clinton, şunları kaydetti: "Fakat bu, Sünniler ülkelerinde paylarının olduğuna inanmadan, güvenliklerine ve DAİŞ ile mücadele etme kabiliyetlerine yönelik kendilerine güvenmeden gerçekleşemez. Irak'ta benzer bir durumu daha önce de yaşamıştık. 2007'deki ilk 'Sünni uyanışı' sırasında, El Kaide ile olan mücadelemizde bize katılmaları için Sünni aşiretlere yeterli destek ve güvence verebilmiştik. Maalesef, Başbakan Maliki'nin yönetimi sırasında bu aşiretler ihanete uğradı ve unutuldu. Sünnileri bu yeni mücadelenin içine alabilmek o dönemden daha zor olacak. Yine de ikinci bir 'Sünni uyanışının' temellerini atma ihtiyacı var. Bağdat'taki hükümete siyasi yapısını düzene sokma, ulusal uzlaşı sürecinde yol alma ve ulusal ordu oluşturma konularında baskı yapmalıyız. Bağdat, DAİŞ ile mücadelede Sünni ve Kürt güçleri silahlandırmayı kabul etmeli. Bunu Bağdat yapmazsa koalisyon yapmalı." Clinton, ortaya koyduğu Irak ve Suriye'de DAİŞ ile mücadele stratejisinde Türkiye ve Arap ülkelerinin önemli rolü olduğunu belirterek, "Çabalarımız sadece Arapların ve Türklerin daha büyük rol oynamasıyla başarıya ulaşabilir. Bu onların savaşı ve buna uygun hareket etmeliler" dedi. Clinton, "Doğrusu, Türkiye'nin Kürt terörist örgütlerle uzun ve acılı bir tarihi var ama DAİŞ tehdidi bekleyemez. Ne kadar zor olursa olsun, Türkiye'nin Suriye'de DAİŞ ile savaşan Kürt savaşçıları bombalamayı durdurmasını ve DAİŞ'e karşı koalisyonun yürüttüğü mücadelenin tam ortağı olmasını sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Mültecilere karşı çıkan Cumhuriyetçilere tepki Suriyeli mültecilerin "terör tehdidi" nedeniyle ülkeye alınmasına karşı çıkan ya da sadece Hristiyanların kabul edilmesini isteyen bazı Cumhuriyetçi başkan aday adaylarına ve valilere sert tepki gösteren Clinton, "Teröristlerin bizi değerlerimizden ve insani yükümlülüklerimizden vazgeçirecek kadar ürkütmesine izin veremeyiz. Yetimleri geri çevirmek, din testleri uygulamak, Müslümanlara karşı ayrımcılık yapmak, her Suriyeli mülteciye kapılarımızı kapatmak... Biz bu değiliz. Biz bundan daha iyiyiz" diye konuştu.

Haberler
20 Kasım 2015 - 00:47
Rusya, Suriye'de uçuşa yasak bölge kurdu

Rusya, Suriye'de uçuşa yasak bölge kurdu

Rusya'nın Suriye'de savaş uçaklarını konuşlandığı Lazkiye bölgesinde sinyal kesici sistem Krasukha-4 konuşlandırdığı ortaya çıktı. Elektronik harp sistemi olarak bilinen Krasukha-4 ile Rusya, kendi savaş uçakları ile birlikte Esed ordusuna Lazkiye semalarında 300 kilometrelik güvenli bir hat oluşturdu. Lazkiye'deki sistemin Krasukha-4'ün 2015 modeli olduğu belirtiliyor. Sistem, menzili içerisinde düşman insansız hava araçlarını etkisiz kılmak ve radar görevi görmenin yanısıra elektronik savaş amaçlı da kullanılıyor. Sinyal bozucu jammer vazifesi gören sistem, alçaktaki uydu sinyallerini bozduğu gibi, radyo-elektronik cihazlara da kalıcı zararlar veriyor. Rusya, 300 km menzilli Krasukha-4 ile 300 km menzilde tüm hava araçlarının sinyalini kesecek, uçakların ve İHA'ların iletişim sistemlerini kilitleyebilecek, haberleşme bağlantılarını koparabilecek. Sistem nedeniyle koalisyon uçakları birbirleriyle iletişim kurmakta ve vuracakları hedefe ilişkin teyit almakta zorluklar yaşayacak. NATO'YA TATBİKAT KAMUFLAJLI MESAJ Rusya, denizde de rahat durmuyor. Rusya'nın Tartus, Lazkiye açıklarında 64 adet S-300 füzesi taşıyan Moskva destroyeriyle tatbikata başladığı belirtilirken, bu durum, NATO'nun Akdeniz'de yürüttüğü tatbikata açık ve net bir mesaj olarak algılandı. NATO'ya bağlı gemiler, bir süre önce Akdeniz'de terörle mücadele tatbikatına başlamışlardı. Öte yandan Rusya'nın Suriye'de kara gücüyle de yeralması da gündemde. Rus Amiral Komoyedov'un, 'gönüllü Rus milislerinin Suriye Ordusu saflarında çatışma bölgelerinde yer alabileceğini' söylediği belirtiliyor. Kaynak : Yeni Şafak

Haberler
07 Ekim 2015 - 10:06
'Uçuşa yasak böyle konusunda tutumlarımız yaklaşıyor'

'Uçuşa yasak böyle konusunda tutumlarımız yaklaşıyor'

 Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, uçuşa yasak bölge konusunda "Türkiye ile ABD'nin tutumlarının birbirine yaklaştığını" söyledi. Çavuşoğlu, IŞİD'e karşı koalisyon ülkelerinin dışişleri bakanları düzeyindeki ilk toplantısına katıldı. NATO karargahında yaklaşık 60 ülkenin temsil edildiği toplantının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Çavuşoğlu, "Tutumumuz son derece net: Kapsamlı bir politikanın olması gerektiğini, söylemlerimizle uygulamalarımızın örtüşmesi gerektiğini, bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini, hava saldırılarının yetersiz olduğunu ve DAEŞ'le daha kapsamlı bir stratejiyle mücadele edilmesi gerektiğini, Suriye'de ılımlı muhalefetin ve Özgür Suriye Ordusu'nun desteklenmesi gerektiğini, bu sorunun insani boyutuna da duyarsız kalmamamız gerektiğini ve Halep'in stratejik önemini gündeme getirdik" dedi. Yabancı savaşçılar konusu gündeme gelince hep Suriye'deki yabancı savaşçıların akla geldiğini belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Biz ise şunu söylüyoruz: Bir yerde sorun ve boşluk varsa orada insanlar marjinalleşir, marjinal gruplar buralara gelir ya da yeni marjinal gruplar doğar. 3 yıl önce Suriye ve Irak'taki durumdan dolayı bu bölgede marjinal grupların, terör gruplarının sayısının artacağını ve güçleneceklerini söylemiştik, maalesef böyle oldu. Aynı şekilde Ukrayna'nın doğu bölgesindeki çatışmalara baktığımız zaman orada da bir marjinalleşme görüyoruz. Güçlü iş adamlarının bile ekip kurarak oraya savaşmaya gittiğini görüyoruz. Başka ülkelerden yabancı savaşçıların bu bölgede olduğunu görüyoruz ve hatta bazı mevkidaşlarımızdan kendi ülkelerinden oraya savaşmaya gidenler olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Yani bu meselenin bir dinle ya da herhangi bir etnik ya da mezhepsel durumla bağlantısı yok. Bir yerde sorun devam ederse orada marjinalleşme ve radikalleşme devam ediyor ve bu süreç terör örgütlerine kadar gidiyor." Çavuşoğlu, toplantıya katılan bölge ülkelerinin mücadelenin kapsamlı bir stratejiyle yapılması ve aciliyeti konusunda Türkiye ile aynı yönde görüş bildirdiklerini kaydetti.Bölgedeki ülkelerin değişik teklifler sunduğunu ifade eden Bakan Çavuşoğlu, bazılarının kara operasyonu yapılmasını önerdiğini, bazılarının da uçuşa yasak bölge dahil her türlü tedbirin alınması gerektiğini dile getirdiğini aktardı. Mevlüt Çavuşoğlu, "Bölge ülkeleri IŞİD'i kendisine tehdit görüyor. IŞİD'in yani DAEŞ'in bir an evvel yok edilmesi için bölge ülkeleriyle hemfikir olduğumuzu, bizimle aynı düşündüklerini söyleyebiliriz. DAEŞ'le etkili mücadele yapılması gerektiğini onlar da söylüyor çünkü DAEŞ'in bu şekilde ilerlerse Suriye ve Irak'tan sonra kendilerini hedef alabileceğini görüyorlar" ifadesini kullandı. Uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge önerilerinde gelinen noktayı da değerlendiren Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge fikri ortaya çıktığı zaman herkesin farklı görüşleri vardı ve bazıları bunun ne demek olduğunu bile anlamamıştı. Fakat bunun neden önemli olduğunu anlattıkça ve tartıştıkça ABD başta olmak üzere önemini anlamaya başlayan müttefiklerimiz var. Uçuşa yasak bölge belli sayıda koalisyon üyeleriyle tartışıla geldi ya da gündemde tutuldu. Bu konuda özellikle ABD ile tutumlarımızın yaklaştığını söyleyebilirim. Uçuşa yasak bölgenin ya da güvenli bölgenin zorunlu olması gerektiğini savunan ülke sayısının da arttığını görüyoruz."  Çavuşoğlu, "ABD ile eğit-donat, uçuşa yasak bölge ve DAEŞ'le mücadele gibi birçok konudaki görüşlerimizde yakınlaşmamız var" dedi. Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:"Hem rejimle hem DAEŞ'le mücadele eden tek unsur Özgür Suriye Ordusu. Diğerleri kendi çıkarlarına ya da amaçlarına göre sürekli taraf da değiştirebiliyor. Dolayısıyla Özgür Suriye Ordusu'nun kapsamlı şekilde güçlendirilmesi lazım. Bir tarafta Rusya'dan, İran'dan çok yerden silah alan rejim, öbür tarafta Irak ordusundan aldığı ağır silahları kullanan DAEŞ var, ikisiyle de mücadele etmek kolay değil. Muhalefetin bu kadar donanımı yok. Kapsamlı bir şekilde eğitilip donatılması gerekiyor. Onları güçlendirmek için neler yapmamız gerektiğini görüşüyoruz. Bunun (eğit-donat) bir an evvel olması konusunda Amerika, Fransa, İngiltere herkes hemfikir. Biz zaten söylüyoruz. En yakın zamanda başlayacağını öngörüyoruz." Mevlüt Çavuşoğlu, Fransız mevkidaşı Laurent Fabius ile bugünkü görüşmesinde Suriye ve Irak'taki gelişmeleri ve IŞİD'le mücadeleyi de değerlendirdiklerini ve iki ülkenin bu konularda büyük ölçüde örtüşen görüşlere sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Haberler
03 Aralık 2014 - 16:05
Libya'da Bingazi uçuşa yasak bölge ilan edildi

Libya'da Bingazi uçuşa yasak bölge ilan edildi

Libya Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, bir sonraki emre kadar uçuşa yasak bölge ilan edilen Bingazi, kent merkezi ve kırsalında uçuş yapan tüm askeri uçakların hedef alınacağı uyarısında bulunuldu. Bingazi'deki Benina Hava Üssü'ne ait savaş uçakları, Emekli General Halife Haftar'a bağlı birliklerin dün orduya bağlı Ra'fallah es-Sehati Tugayı'na düzenlediği ve 46 kişinin ölümüne, 136 kişinin yaralanmasına neden olan saldırılara katılmıştı. Öte yandan Emekli General Halife Haftar, Bingazi'deki operasyonların kent "tekfircilerden" temizleninceye kadar devam edeceğini açıkladı. Haftar, özel bir televizyon kanalındaki açıklamasında, "Libya'nın onuru" isimli askeri operasyonların devam edeceğini söyledi.Haftar açıklamasında ayrıca ülkedeki tüm asker ve subayları, kendi birliklerine katılmaya çağırdı.Libya'da Tebruk Askeri Bölge Komutanı Albay Salim er-Rifadi, Bingazi'de orduya bağlı Ra'fallah es-Sehati Tugayı'nın mevzilerine saldıran emekli General Halife Haftar liderliğindeki birlikleri desteklemeye hazır olduklarını bildirmişti.- Bingazi'deki 3 bölgenin boşaltılmasıHaftar'a bağlı birliklerin sözcüsü Albay Muhammed el-Hicazi, yaşanması muhtemel çatışmalar nedeniyle Bingazi'deki 3 bölgenin tahliye edilmesi çağrısında bulundu.Hicazi yaptığı açıklamada, El-Kavarşe, El-Hevari ve Sidi Ferac bölgelerinde yaşayan halkın, çatışmalardan zarar görmemesi için yaşadıkları yerleri boşaltmalarını istedi.Emekli General Haftar, Bingazi'deki güvenlik zaafiyetinden sorumlu tuttuğu Genelkurmay Başkanlığı'na ait taburlara karşı dün operasyon düzenlemişti.Emekli General Halife Haftar, 14 Şubat 2014'te yaptığı açıklamada, askeri ve hayati öneme sahip noktaların ele geçirildiğini, Libya geçici meclisi Milli Genel Kongre'nin çalışmalarının durdurulduğunu belirtmişti. Ancak dönemin Başbakanı Ali Zeydan söz konusu durumu "başarısız bir darbe girişimi" şeklinde nitelendirmişti. Olayın ardından Haftar hakkında gözaltı kararı çıkarılmış ancak bu karar uygulanmamıştı.

Haberler
17 Mayıs 2014 - 21:19