Tarih : 02.12.2021 - 00:36 Yorum : 0

40 kız çocuğunu evlilikten kurtardı! Diyarbakır merkezdeki tek kadın muhtar Dilek Demir’in acı dolu hikayesi

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi'nde görev yapan kentin tek kadın muhtarı Dilek Demir TGRT Haber’de yayınlanan Yeşim Salkım ile Şeffaf Masa’ya konuk oldu. Göreve geldikten sonra muhtarlık kapısının önüne koyduğu şikayet kutusu ile 40 kız çocuğunu evlilikten kurtaran Demir, gerek kendi hayatından gerek ise yaptığı çalışmalar ile ilgili sorulara cevap verdi.

40 kız çocuğunu evlilikten kurtardı! Diyarbakır merkezdeki tek kadın muhtar Dilek Demir’in acı dolu hikayesi

Türkiye’nin konuştuğu Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde tek kadın muhtar olan Dilek Demir, TGRT Haber’de yayımlanan Yeşim Salkım ile Şeffaf Masa programına konuk oldu. Demir, kendisinin küçük yaşta zorla evlendirildiğini ve babası tarafından şiddet gördüğünü belirtirken yaşadığı ve hissettiği o anları samimiyetle ile anlattı. Demir, “14 yaşında orta ikiye giderken önlüğüm üzerimden soyuldu ve gelinlik giydirildi. Bu dünyanın en büyük acısı. İnsan başına gelmeden bunu anlayamaz. Çok kötü bir şey 14 yaşında 27 yaşında bir erkekle zorla evlendirildim. Babam akşam misafir geleceğini ve hazırlık yapmamı istedi. Misafirlerin kim olduğunu sorduğumda beni istemeye geleceklerini söyledi. Babama ben okumak istediğimi ve bana destek vereceğini söyledim. Babama ne yaptılar ne dediler bilmiyorum. Babam evleneceksin dedi. Bugün olmazsa yarın evleneceksin dedi. Ben çocuk olduğumu söylememe rağmen beni dinlemedi. Oturdum ağladım babam beni hortumla dövdü” ifadelerini kullandı.

“O ŞİDDET NEDENİYLE GÖZÜME ŞAŞILIK İNDİ”

İsteme öncesi annesinin itiraz ettiğini söyleyen Dilek Demir, “Annem itiraz etti ancak babam ona kızdı ve saldırdı. Çok zoruma gitti ama maalesef babam şiddet uygulayarak ve hortumla döverek hatta kafamda tava kırdı. O tavanın kafamda kırılması ile sol gözüme şaşılık indi. Yaklaşık 8 yıl önce ameliyat geçirdim. Yapılan operasyon ile gözlerim düzeldi” ifadelerini kullandı.

“ANNEM O SIRA EVDEYDİ”

Sabahın erken saatlerinde zorla kuaföre götürüldüğünü ifade eden Dilek Demir, “Bizim zamanımızda 35 yıl önce sosyal medya yoktu. Şimdi bir tuşa bas istediğin her şey o tuşun gerisinde ama bizim zamanımızda böyle imkanlar yoktu. Duygu yoktu. Sabah erken saatlerde zorla kuaföre götürdüler. Gözyaşları içerisinde gittim. Kuaför makyajı yaptı kaç kere ağladım. Silip kaç kere yaptılar. Gelinliği kuaförde giydirdiler. 1 saniye bile gözyaşım durmadı. Annem o sıra evdeydi. Annemin evde hükmü yoktu. Babam deyim yerindeyse zalim bir babaydı” şeklinde konuştu.

“OĞLUM İŞİTME ENGELLİ”

Evlendirildiği adamın keyfinin o sırada yerinde olduğunu söyleyen Dilek Demir, “Annem ile teyzeme gezmeye giderken beni görmüş. Bizi takip etmiş. Taksi şoförü olarak çalışıyordu. 15 yaşında anne oldum. Bir oğlum oldu. Daha ben çocuktum çocuğa bakmasını bilmiyordum. Çocuğum ateşlendi ama ben ateşin ne olduğunu bilmiyordum. Oğlum şuan 32 yaşında benim cahilliğimin kurbanı olarak işitme engelli” dedi.

“ÇOCUKLARIMI OKUTTUM”

Çocukken evlendirildiği kişi ile ayrıldığını ifade eden Dilek Demir, “Yaklaşık 16-17 yıldır ayrıyım. 4 çocuğum var. Hepsini okuttum. 2 tane 2 tane oğlum var. İşitme engelli oğlum belediyede çalışıyor. Öteki oğlum astsubay oldu Ankara’da görev yapıyor. Büyük kızım Siyasal Bilimler Kamu Yönetimi bitirdi. Atama bekliyor. Küçük kızım o da yüksek hemşire o da atama bekliyor” ifadelerini kullandı.

“EĞER ZORLANIRSAK DURUMU EKİPLERE BİLDİRİYORUZ”

40 kız çocuğunun evlenmesini nasıl kurtardığını anlatan Dilek Demir, “Muhtar olduktan sonra kendime yemin ettim. Ben küçük gelin olmasına izin vermeyeceğim diyerek yemin ettim. 8 yıldır muhtarım. Muhtarlığın kapısına dilek şikayet kutusunu astırdım. Muhtarlığımın 2 yılında beni benimsemeye çalıştılar. Diyarbakır’ın her yerinden bir sıkıntı ile karşılaşıyorum. Kız çocuğunun şikayetleri üzerine takip ettik. İlk olarak telefonda konuşuyorum eğer mevzu uzarsa ekiplere bildiriyoruz. Bunun dışında uyuşturucu kullanan 15 gencin tedavisini sağladık. Ben herkese teşekkür ediyorum. O posta kutusu kapımda duruyor. Türkiye’nin neresinde olursa olsun insanlar o posta kutusu hepinizin. Dilek anne elinden geldiği kadar bu kadar acılar çekmiş birisi olarak sizin derdinize derman olmak için çabalayacağım. O posta kutusu Türkiye’nindir” dedi.

“BABAMA SON ANA KADAR BEN BAKTIM”

Yeşim Salkım’ın “Baban karşında olsaydı ne söylemek isterdin” sorusuna Dilek Demir, “Babam ben evlendikten sonra 13-14 yıl önce babam öldü. Babam 63 yaşında kanser hastası oldu. Babamın son nefesine kadar altından aldım ve baktım. Babama ‘Tepesine vurduğun o kız çocuğu şuanda nerede kalk onu gör’ derdim” ifadelerini kullanırken gözyaşlarına hakim olamadı.

 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber