Tarih : 30.11.2021 - 14:09 Yorum : 0

Jeoloji uzmanı ilçe ilçe sayarak uyardı: Bu faya dikkat, deprem bekliyoruz!

Deprem bölgesi olan ve altından çok sayıda fay hattı geçen ülkemizde, yıkıcı depremlerin etkisinin azaltılması önlem alınması gerektiği uzmanlar tarafından sık sık dile getiriliyor. Fırat Üniversitesi (FÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy da özellikle Doğu Anadolu Fay (DAF) zonuna dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

Jeoloji uzmanı ilçe ilçe sayarak uyardı: Bu faya dikkat, deprem bekliyoruz!

Ülkemizin birçok kentinin altından diri fay geçmesi sebebiyle deprem bölgesi sayılan bu yerlerde, son zamanlarda sık sık görülen sarsıntılar vatandaşları tedirgin ediyor. Malatya’nın Kale ilçesi ve çevresinde sismik aktivitenin yoğunlaştığını ve olası bir depremle karşı karşıya olabileceklerini kaydeden Fırat Üniversitesi (FÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Doğu Anadolu Fay (DAF) zonu ile ilgili önemli uyarılarda bulundu.


Türkiye, sismik olarak oldukça aktif bir ülkedir ve hem Avrasya levhası, hem de Arap levhası ile Afrika levhası arasında yer almaktadır.

"100 YIL DEPREM OLMAZ GÖRÜŞÜ YANILTICI"

Son haftalarda ülkenin dört bir yanında art arda meydana gelen depremler, vatandaşlar tarafından endişe ile karşılanıyor. Depremler ile ilgili bilgilendirme ve uyarılarda bulunan Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Kuzey Anadolu Fay zonuna dikkat çekerek Malatya’nın Kale ilçesi ve çevresinde sismik aktivitenin yoğunlaştığına kaydetti.

Prof. Dr. Aksoy, bu bölgede deprem beklediklerini belirtti. Ayrıca, deprem olduktan sonra halk arasında bundan sonra "100 yıl deprem olmaz" görüşünün yanıltıcı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aksoy, geçtiğimiz günlerde Düzce’de 22 yıl sonra meydana gelen depremin, 1999 Düzce depremi ile aynı fay üzerinde oluşmadığını belirterek o faya paralel başka bir fay üzerinde oluştuğuna dikkat çekti. Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak çok sayıda il merkezinden diri fay geçtiğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Aksoy, bu gerçeklerden yola çıkılarak yapılaşmanın gerçekleştirilmesi gerektiğini sözlerinde ekledi.


Ülke kendi sınırları içerisinde de Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattı ile deprem kuşağındadır.

MALATYA KALE VE ÇEVRESİNE DİKKAT

Malatya’nın Kale ilçesi ve çevresinde deprem olma ihtimalinin yüksek olduğunu ve bu bölgeye dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aksoy, "Ülkemizde meydana gelen depremlere baktığımız zaman Düzce’de, Erzurum’da, Karayazı’da, Pütürge’de depremin varlığını görüyoruz ki bunlar 5 ve üzerindeki depremler. Türkiye’nin belli yerlerinde yoğunlaşma olduğunu görüyoruz. Çünkü bu büyük olanların tetiklediği küçük depremler de var. Bu bölgelere baktığımız zaman Ege Bölgesinde yine saçılmış halde yoğun bir deprem etkinliğinin varlığını görüyoruz. Doğu Anadolu Fay (DAF) zonu üzerinde Malatya’nın Kale ilçesi üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz. Adeta bir yoğunlaşma var. DAF zonu üzerindeki bu etkinliğe baktığımız zaman, Kale çevresindeki sismik aktivitenin yoğunlaştığını ve Kale’nin kuzeyindeki Elazığ sınırları içerisindeki Pınarlı, Habibuşağı köylerinde depremlerin meydana geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla ana kırığın biraz daha kuzeyinde Uluova fay zonunun Güneybatı devamında Kale’ye ve oradan Yeşilyurt’a devam eden fay zonunun aktivitesinin arttığını söyleyebiliriz” dedi.

Doğu Anadolu ile Kuzey Anadolu Fay Hatları yanal atılımlarla gerçekleşirken, Batı Anadolu Fay Hattı ise normal faylarla gerçekleşerek Ege'nin genişlemesine sebep olmaktadır.

AYNI BÖLGEDE ÇOK SAYIDA FAY VAR

Her an her bölgede şiddetli bir depremin meydan gelebilme ihtimalinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aksoy, "Halk arasında genellikle yanıltıcı bir inanış var. Deprem oldu, 50, 100 ve 150 yıl rahatız, diye düşünülüyor. Bunlar yanıltıcı rakamlar. Her fayın deprem üretme aralığı var, buna deprem tekrarlanma aralığı adı veriliyor. Bunlar da ancak o fay üzerinde ayrıntılı çalışmalarla ortaya konabilir. Ancak şunu da görüyoruz, Düzce’de 12 Kasım 1999 deprem meydana geldi ve 20 yıl sonra 17 Kasımda yine deprem meydana geldi. Depremin tekrarlanma aralığı 20 yıl mı? diye sorulabilir. Tabii ki değil. Çünkü aynı bölgede çok sayıda fay var. Birinin hareketi, deprem üretmesi diğerlerini tetikliyor ve kısa aralıklarla birkaç yıl sonra farklı büyüklüklerde depremler ortaya çıkıyor. O yüzden 'Bu kadar yıl rahatız, deprem olmayacak' demeleri üzerinde sadece aynı fay üzerinde deprem olmuyor ve yeniden enerji birikmesi lazım diyebiliriz. Ancak dediğim gibi o faydan ayrılan, onunla birleşen ve onunla ve ona paralel çok sayıda fay olduğu için deprem olabiliyor. Örneğin, Düzce’de son depremde çalışan fay 1999 depremindeki fay değil, ona paralel olan başka bir fay üzerinde meydana geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla deprem ülkesinde yaşadığımızı ki çok sayıda il merkezimizden diri fay geçtiğini unutmayalım. Bu gerçekten hareketle yapılaşmayı gerçekleştirmemiz gerekiyor" diye konuştu.

Kaynak : İHLAS HABER AJANSI
 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber