2022-07-03 15:23:00 | Son Güncelleme : 2022-07-03 15:39:55

Düşen uçakta kızını kaybetti! Mina Başaran’ın arkadaşının annesi ilk kez konuştu: Kızımın son mesajı...

Mina Başaran ile arkadaşlarını İran’dan Türkiye’ye getiren özel jetin 11 Mart 2018 tarihinde düşmesinin ardından 11 kişi hayatını kaybetti. Uçakta bulunanlardan Sinem Akay’ın annesi Gamze Akay, kazadan 4 yıl sonra verdiği bir röportajda kızının son mesajını ilk kez paylaştı.

Düşen uçakta kızını kaybetti! Mina Başaran’ın arkadaşının annesi ilk kez konuştu: Kızımın son mesajı...
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş

Başaran Holding'in kurucusunun kızı ve yönetim kurulu üyesi Mina Başaran ile 2’si kadın pilot, 1’i hostes ve 7’si yolcu olmak üzere toplam 11 kişiyi taşıyan özel jetin 11 Mart 2018 tarihinde İran’da dağlık bir alana düşmesiyle uçaktan sağ çıkan olmadı. Kazanın ardından uçağın düşme sebebi halen net olarak aydınlatılamamışken uçakta bulunan Mina’nın arkadaşlarından ‘sosyal kelebek’ diye bilinen Sinem Akay idi. Enerjisi yüksek, hayat dolu Sinem’in annesi Gamze Akay, kızının vefatından 4 yıl sonra son mesajını kamuoyu ile paylaştı.

"ANNE DUR, BU BENİM İŞİM"

Akay, kızı Sinem Akay'ın markası Casa Di Denim'i kazanın ardından kaderine terk etmeyerek işe dört elle sarıldı. Markanın kuruluş hikayesini anlatan Akay, şöyle konuştu: “Sinem eğitimini Floransa'da Polimoda'da pazarlama üzerine tamamlamıştı. Yedi yıl İtalya'da yaşadı. Biz de o dönem sürekli İtalya'ya gidip geliyorduk. O sırada önemli moda markalarında çalışan başarılı tasarımcı arkadaşları olunca Sinem de çok yönlü gelişti. Bizim aile şirketimiz var ve işimiz denim. Sinem de denim üretiminde ev tekstili olmadığını fark ederek bu alanda ürün hazırlamak istediğini dile getirdi. Buradan yola çıkarak Türkçe'de denim evi anlamına gelen Casa Di Denim markasını 2017 yılında hayata geçirdi. Tasarlanmış şişe kılıfları, sepetler, Amerikan servisler, bel yastıkları gibi ürünlerle koleksiyonları oluşturdu. Hatta ben o kadar işe kaptırmıştım ki kendimi ‘Anne dur, bu benim işim’ dedi. Ben de uzaktan destek olmaya geçtim. Sonra maalesef o kötü kazayı yaşadık.”

"BU HAYATTA SİNEM'İN ELÇİSİYİM"

Kızını kaybettikten sonra bir buçuk yıl bocalama dönemi yaşadığını belirten Akay, ardından onun anısını devam ettirmek için markayı yeniden hayata geçirdiğini ve çok tercih etmese de kendisini iş hayatının içinde bulduğunu söyledi.

Kızından manevi dünyada, rüyalarında sürekli mesajlar aldığının da altını çizen Akay, “Ben kendimi yaşamıyorum, aslına bakarsan... Sinem'i yaşıyorum ve bu hayatta onun elçisiyim. Yapmak istediklerini bana yönlendiriyor "Anne sırada bu var" diyor. Biz Paşabahçe'ye koleksiyonlarımızı gönderdiğimizde Sinem'in ilk basic koleksiyonunu seçtiler. Kendime dedim ki "Sinem oradan bizi takip ediyorsun, kendi koleksiyonun seçilsin istedin." Sinem beni yönlendiriyor, bunu hissediyorum. Yoksa kesinlikle bu şirketin içine girip çalışmak istemezdim.” İfadelerini kullandı.

"O EN YAKIN ARKADAŞIMDI"

Anne-kız birbirlerine çok benzediklerini ve Sinem'i 19 yaşındayken dünyaya getirdiği için beraber büyüdüklerini belirten Akay, “O en yakın arkadaşımdı, her şeyi birlikte yapardık. Çok şükür küçük kızım Seda var, yine çok şükür ki bugünlere geldik, sağlığımız yerinde, ayaktayız çok kolay olmasa da... Hiçbir şey onun yerini tutmuyor... Ne yaparsam yapayım hayatımda çok büyük bir boşluk var. Allah kimseye yaşatmasın.” Dedi.

"SLOTU GARİP BİR SAATTE ALDIK"

Kızının kendisine attığı son mesajı da paylaşan Akay, "Dönüşe geçtikleri sırada, 'Slotu garip bir saatte aldık. Neden acaba?' yazmıştı. Uçağın kalkış saatiyle ilgili Sinem'in tereddütleri vardı" şeklinde konuştu. Sinem'in o seyahate gitmesini hiç istemediğinin altını çizen acılı anne, “Çok enteresan bir hikayemi anlatacağım ve bunu çok az insan bilir. Sinem Dubai'ye giderken küçük kızımın işleri için Amerika'daydım. Sinem seyahata gitmeden önce telefonda şöyle bir konuşma geçti aramızda. Mağazayı yerleştiriyordu ve işi bitmemişti. Ben de "Acaba gitmesen mi?" dedim. Sinem de "Olmaz anne, Mina'ya ayıp olur" dedi. Mina (Başaran) çocukluk arkadaşıydı. Bir şey diyemedim, arkadaşımın çocuğuydu ve çok mutlu bir olay için gidiyorlardı. Fakat dönüşe geçtiklerinde son mesajı enteresandı. ‘Slotu garip bir saatte aldık. Neden acaba?’ yazmıştı. Uçağın kalkış saatiyle ilgili Sinem'in tereddütleri olmuştu. Biz hala o soru işaretlerini çözemedik ne yazık ki... Hala uçağın neden düştüğüyle ilgili çok fazla açıklayıcı bir bilgi yok. Sinem'in de son mesajı buydu ve devamında "Evime dönmek istiyorum" yazmıştı. Dönemedi... Bir pilot da kayıp, hiç ortaya çıkmadı ve onun ailesi için de çok acı bir şey. Biz hepimiz iyi kötü kavuştuk çocuklarımıza ama o anne kavuşamadı!” şeklinde konuştu.

Kaza anında yaptıklarını da paylaşan Akay, şu ifadeleri kullandı:

8 Mart günü Boston'da çok şiddetli bir kar fırtınası olmuştu. Gökyüzü mükemmeldi, kar fırtınası sonrası yerlerde çam kalıntıları vardı. Ben de köpeğimle yürüyüş yapıyordum. Bir anda başıma korkunç bir ağrı girdi ve "Allah Allah niye başım ağrıyor ki, ne kadar da güzel, temiz bir havada dışarıdayım" dedim. Gökyüzüne, göle baktım. Biraz daha yürüdüm ve yerlerdeki dökülmüş çam ağaçları ve kozalakları topladım, onları üst üste koydum ve yerde bir buket yaptım. Buketin fotoğrafını çektim. Tam kazanın olduğu saatmiş... Sonradan hesapladım ki, başıma giren o korkunç ağrı tam uçağın düştüğü saate denk geliyor.

Odasındaki hiçbir şeyi değiştirmediklerini belirten Akay, “Her şey odasından ayrılırken ki gibi. O en son seyahate giderken yaptığı bir liste vardı; gün gün giyeceği kıyafetleri yazdığı bir liste, kalemiyle birlikte masasında duruyor. Göz kalemi bitmiş çöp olarak bırakmış ama atamadık... Evimde de hayatımda da hiçbir şeyi değiştiremedim. Sinem'den sonra kendime yelkenli bir tekne aldım. Doğa ve denizde olmak bana çok iyi geldi." Diye konuştu.