Tarih : 25.11.2021 - 12:37 Yorum : 0

Otomobilin altında kalıp hayatını kaybetti, bilirkişi kusuru elbisesinde buldu!

Kastamonu'da iki çocuğuyla yolun karşısına geçmek isterken otomobil çarpması sonucu hayatını kaybeden kadın, yüzde 100 kusurlu sayıldı. Kadının akşam vakti koyu renk kıyafetle karşıya geçmesini kusur olarak değerlendiren Adli Tıp Kurumu'nun kararına hayatını kaybeden kadının acılı eşi tepki gösterdi.

Otomobilin altında kalıp hayatını kaybetti, bilirkişi kusuru elbisesinde buldu!

Kastamonu'da trafik kazasında hayatını kaybeden Naciye Kulaoğlu, karanlık havada koyu renkli elbiseyle olduğu gerekçesiyle yüzde 100 kusurlu bulundu. Adli Tıp Kurumu'nun raporında yer alan bilirkişi ifadesinin Kuloğlu'nu kusurlu bulmasının ardından acılı eş İlhan Kuloğlu, mahkemenin görülmesi talebinde bulundu.

9 METRELİK YOLUN 8 METRESİNİ GEÇMİŞTİ

Kastamonu-Dadaya karayolu Çiğil köyü yol ayrımında, 6 Eylül'de meydana gelen trafik kazasında iddialara göre, komşularına misafirliğe giden Naciye Kulaoğlu, yanına iki çocuğunu da alarak yolun karşısına geçmek istedi. Yaklaşık 9 metre olan yol uzunluğunun 8 metresini geçen Naciye Kulaoğlu’na S.K. idaresindeki otomobil çarptı. Yaşanan kazada Naciye Kulaoğlu, olay yerinde hayatını kaybetti. Kazanın ardından Naciye Kulaoğlu’nun eşi İlhan Kulaoğlu, kazada kusurlu gördüğü sürücü S.K.’den şikayetçi oldu. Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Bilirkişi atandı.


Kazada hayatını kaybeden kadının acılı eşi İlhan Kulaoğlu, mahkemenin görülmesini istiyor.

BİLİRKİŞİ RAPORU ŞOKE ETTİ

Bilirkişi raporunda yaya Naciye Kulaoğlu ile sürücü S.K., yüzde 50 kusurlu sayıldı. Ardından bilirkişi raporu Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Adli Tıp Kurumu, yaptığı incelemede akşam vakti yaşanan kazada koyu renk elbise giydiği gerekçesiyle karşıya geçmeye çalışan Naciye Kulaoğlu’nu yüzde 100 kusurlu gördü. Adli Tıp Kurumu raporunu okuduğunda büyük şaşkınlık ve üzüntü yaşayan İlhan Kulaoğlu, kararın vicdanları derinden yaralayacağını belirterek, mahkemenin görülmesini talep etti.

"ÇARPMANIN ETKİSİYLE 15 METRE SAVRULDU"

Araç vurduktan sonra eşinin 15 metre savrulduğunu aracın ise bir hayli uzakta durabildiğini söyleyen Naciye Kulaoğlu’nun eşi İlhan Kulaoğlu, "6 Eylül’de gündüz vakti biz buraya geldik. Ailece arkadaşın bahçesinde bir süre oturduk. Akşama kadar arkadaşın bahçesindeydik. Akşam olduğunda da eşim rahmetli, çocuklarla birlikte eve gitti. Evimiz, arkadaşın eviyle karşı karşıya. Evden ışıkları kapattı ve topladığı domatesleri alıp geliyorum dedi. Bizim eve geliyor ve saat 18.30 gibi de evden çıkıyor. Yoldan karşıya geçerken çocuklar önünde kendisi arkada birer adım arayla yürüyor. Çocukları karşıya geçirip kendisinin de yoldan çıkmasına bir adım kala, Kastamonu istikametinden gelen bir araç çarpıyor."


Genç kadın kazanın ardından olay yerinde hayatını kaybetti.

"PARK IŞIKLARI YANDIĞI İÇİN ARACI GÖRMÜYOR"

"Çarpan aracın parkları yanıyor, farları yanmıyor. Parklar yandığı için zaten aracı göremiyorla, uzakta zannediyorlar. Ta ki araç eşime vurana kadar fark etmiyorlar. Eşimin yoldan çıkmasına bir adım kala araç eşime vuruyor. Vurma şiddeti o kadar hızlı ki en az 15 metre eşimi savuruyor. Araç kendisi de olay yerinde duramayıp bir hayli ileride durabiliyor hız şiddeti yüksek olduğu için. Bunu birebir gören şahitler var. Burada oturanların çoğu gördü. Üç tanesi çıplak gözle gördü kazayı. Benim arkam dönüktü, yalan söylemeye gerek yok. Bahçede oturuyordum, iki tanesi yolda idi buradaki arkadaşların."

"ANNESİNİN OMZUNA YATIP 'KALK ANNE' DEDİ"

"İlk müdahaleyi çocuklar yapıyor. Çocuklar da annesinin yanında olduğu için koşarak geliyorlar. Küçük oğlum annesinin omuzuna yatıyor, anne kalk diye kazadan sonra. Arkadaşların bir tanesi oğlumu kucaklıyor, diğeri de kızımı kucaklıyor. Annesini o halde daha fazla görmesinler diye bahçeye götürüyorlar. Zaten araç vurduktan sonra duramıyor. Eşimi 15 metre savuruyor. Eşimi savurduktan sonra da araç kendisi ancak tabelaların olduğu yerde durabiliyor" dedi.


Acılı eş, bilirkişinin raporunu 'vizdan sızlatan bir karar' olarak değerlendirdi.

"KOYU RENKLİ ELBİSEYLE HER SOKAĞA ÇIKAN SUÇLU MUDUR?"

Adli Tıp Kurumunun eşinin koyu renkli elbise giyerek yola çıktığı gerekçesiyle yüzde 100 kusurlu bulduğunu anlatan İlhan Kulaoğlu, rapora şu ifadelerle tepki gösterdi:

"Bizim buradaki derdimiz sadece adalet başka hiçbir şey değil. Burada Adli Tıp Kurumu diyor ki beyanında koyu renkli elbise giyerek yola çıktığı için yüzde 100 kusurludur. Şimdi her sokağa çıkan koyu renkli elbise giydiği için suçlu mudur? Böyle bir kanun nizam yok, böyle bir kural da yok. Burada bizim derdimiz Adli Tıp Kurumu, bilirkişinin verdiği raporu hiçbir şekilde incelemediğini düşünüyorum. Bilirkişi Raporunda diyor ki yüzde 50, yüzde 50 kusurludur her iki taraf da. 5 tane kazayı gören şahit vardır. Işıklandırma yoktur diyor ama aydınlatma lambaları vardır her iki tarafta da. Araç da zaten ışığını yakmıyor parklarla geliyor. Parklarla geldiği için eşim ve çocuklarım, tam yanlarına gelene kadar araca fark edemiyorlar, uzakta zannediyorlar. Kızım, "Baba sanki araç ışınlanmış, bi< uzakta olduğunu gördük, bir de vurduğunu gördük" dedi.

"VİCDAN SIZLATAN BİR KARAR"

"5 tane şahit var, şahitler dinlenilmedi. Adli Tıp Kurumu, 'Ben Adli Tıp Kurumu olarak karar verme mercii değilim. Ben kararı mahkemeye bırakıyorum. Bilirkişi dinlensin, şahitler dinlensin, sanıklar, tanıklar dinlensin. Kararı mahkeme versin' diyerek dosyayı gönderebilirdi. Bu tamamen vicdanları sızlatan bir karar olmuş. Burada raporda deniliyor ki 9 metre 20 santim olan yolun 8 metre 20 santimetresini bayan geçiyor diyor. Yoldan çıkmasına 1 metre kalmış. Adli Tıp Kurumu, bunların hiçbirini göz önünde bulundurmuyor. Araç, farlarla gelmiyor parklarla geliyor. Jandarma raporunda deniliyor ki olay alacakaranlıkta oluyor. Alacakaranlık tam olarak havanın kararmadığını gösteriyor. Burada Adli Tıp Kurumunun vermiş olduğu karar ne jandarma raporlarını ne de bilirkişi raporlarını tamamen okumadan verilmiş bir karardan ibarettir, başka hiçbir şey değildir. Tek gerekçeleri koyu renkli elbise giyip yola çıkmıştır. Bizim vicdanımızı sızlatan tek konu budur"

"ÖNCE VİCDANLARINI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURSUNLAR"

Kendilerinin mahkeme görülmeden davanın kapanmasını istemediklerini belirten Kulaoğlu, şöyle konuştu:

"Burada bir insan hayatı var, ölen kişi var, yıkılan bir yuva var. İki tane yetim kalan çocuk var. Sayın Cumhurbaşkanımız, hakim ve savcılara karşı yaptığı konuşmasında diyor ki ‘ben kanundan bahsetmiyorum, ben haktan, hukuktan adaletten bahsediyorum. Siz burada hakkı arayacaksınız, hukuku arayacaksınız, adaleti arayacaksınız.’ Böyle bir olay kendi kızının başına gelmiş olsa orada bu olayı nasıl değerlendirirsin? Kanunlara mı bakacaksın? Yoksa böyle bir hak olur mu böyle bir adalet olur mu buna mı bakacaksın? Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi bazı kararları verirken hakimler olsun, savcılar olsun, Adli Tıp Kurumundaki yetkililer olsun ilk önce vicdanlarını göz önünde bulundursunlar. O kazada ölen kişi yakını, akrabası, kızı, eşi ya da dostu herhangi bir akrabası olabilir. Öyle bir durum olduğunda da aynı kararı verebilecek mi ilk önce bunu göz önüne alsınlar. Adalet yerini bulsun istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz."

Kaynak : İHLAS HABER AJANSI
 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber