• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    1540
  • up
    USD
    7.5016
  • up
    EURO
    9.048
  • up
    GBP
    10.1419
  • up
    Altın
    442.442
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 08.01.2021 - 10:46 Yorum : 0

Kulağa Hoş Gelen Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2021 (H-Z Arası)

Yeni doğan kız bebeğinize isim seçmekte zorlanıyor musunuz? O halde 2021 yılının kulağa hoş gelen kız bebek isimleri ve anlamlarını hazırladığımız listemize bakmanızı öneriyoruz. Bu listede; en güzel en modern ve birbirinden farklı kız bebek isimleri ve ne anlama geldiklerini okuyabilirsiniz. İşte en güzel ve kulağa hoş gelen duyulmamış özel kız bebek isimleri listesi...

Kulağa Hoş Gelen Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2021 (H-Z Arası)

Kulağa Hoş Gelen Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2021

Habibe: Sevgili,seven dost.
Hale: Ayın çevresindeki ışık halkası.
Halenur: Kutsal ışık
Handan: Güleç, sevinçli,şen şakrak.
Hande: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme.
Hanife: Allah`ın birliğine inanan; Hazreti Muhammed aleyhisselam zamanından önce tek yaradana inanan
Harika: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
Hasibe: Değerli,soyca temiz,soylu.
Haslet: Doğuştan gelen güzel huy
Havva: Yaratılan ilk kadın.
Hayal: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü
Hayat: Ömür, yaşam
Hazal: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği
Hazan: Sonbahar
Hazar: Barış
Heves: Bir şeye duyulan istek
Helin: Yuva
Hicran: Ayrılık,bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
Hilal: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay,ayça.
Hilde: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek
Hoşseda: Hoşa giden ses
Hülya: İnsanın kurduğu tatlı düş;
Hüma: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
Hümeyra: Kızıllık, pembelik
Hüner: İnce ve şaşırtıcı ustalık
Hürrem: Sevinçli, güler yüzlü
Hüsna: Pek çok güzel
Hacer : Taş, kaya parçası.
Hatice : Erken doğan kız çocuğu.
Hale : Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
Halenur : Işıklı, aydınlık daire, hale.
Hamiyet : Milli onur ve haysiyet.
Handan : Gülen, şen.
Hande : Gülen, alay eden.
Harika : Tabiat dışı meydana gelen fevkalade olay.
Hasna : Çok güzel kadın.
Haver : Gün doğusu, ortak.
Havle : Güçlü, kuvvetli, takatlı, kudretli.
Havva : Bir şeyin kıvamı, olgun. Hazret-i Ademin hanımı.
Hayrunnisa : Kadınların hayırlısı, iyisi.
Hediye : İkram olarak verilen şey.
Hicran : Ayrılık, ayrılığın verdiği unutulmaz acı.
Hicret : Bir ülkeden başka birine göç etmiş olan.
Hilâl : Yeni ay.
Hoşeda : Davranışı hoş, hareketi güzel.
Hoşendam : Boyu posu güzel, görünümü düzgün.
Hoşkadem : Güzel ayaklı, uğurlu.
Hoşneva : Güzel sesli.
Hoşnigar :Tatlı, güzel bakışlı.
Huban : Güzeller. Güzel olan.
Huri : Cennet kızı gibi güzel.
Huriye : Çok güzel.
Hülya : Kuruntu, hayal.
Hümeyra : Küçük kırmızı. Hazret-i Âişe'nin ünvanı
Hürrem : Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü.
Hürriyet : İradesine göre karar veren. Kendine ve başkasına zarar vermeyecek şekilde serbest.
Hüsnâ : En güzel, pek güzel.
Hüsnügül : Gül gibi güzel.
Hüveyda : Apaçık, belli, besbelli.

Ilgaz: Atın dört nala koşması. Hücum,akın.
Ilgım: Serap
Ilgın: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)
Ilgıt: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında
Ilım: Uzlaşmacı yumuşaklık
Irmak: Akarsuların en büyüğü
Işık: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur.
Işıl: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık
Işılay: Işıltılı ay, parlayan ay
Işıltı: Parıltı,titrek ışık.
Işın: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi
Işınbike: Aydınlık saçan kadın.
Itır: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans

İclal: Ağırlama,ikram. Büyüklük,ululuk.
İdil: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler`in verdiği ad
İdilsu: Su için yazılmış şarkı.
İlayda: Su perisi
İlbüke: İlbey hanımı, seçkin hanım
İlcan: Ülkenin canı,sevdiği.
İlgi: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
İlgin: Yabancı,gurbette yaşayan.
İlgün: Ülke güneşi. Başkaları,yabancılar.
İlkay: Ayın ilk hali.
İlkbahar: Yılın ılık mevsimi
İlkcan: İlk doğan çocuklara verilen ad.
İlke: Temel alınan düşünce, kural
İlkgüz: Eylül ayı
İlkim: İlk çocuğum anlamında
İlkin: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce,öncelikle.
İlknur: İlk ışık
İlkyaz: İlkbahar
İlter: Yurdu koruyan, yurtsever.
İmran: Evine bağlı, evcimen anlamında
İmren: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.
İnanç: İnanılan şey
İnci: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde
İncilay: Parlama,ışıldama
İncinur: İnci gibi ışıklı,parlak.
İpar: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
İpek: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar,zarif.
İrem: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
İren: Özgür, serbest
İsmihan: Hükümdar ismi
İyem: Güzellik,iyilik.
İzel: El izi anlamında
İzem: Büyüklük, ululuk
İzgi: Güzel, adaletli, zeki
İzim: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında
İclal : Saygı ve büyüklük gösteren, ikram eden.
İffet : Namuslu, helali isteyen, haramdan kaçan.
İkbal : Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi.
İrem : Şeddatın Cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe.

Jale: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları
Jalenur: Parlayan,ışıldayan çiğ.
Janset : Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)
Janseli: Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi)
Jülide: Dağınık,karmakarışık.
Jale : Kırağı, çiğ, şebnem.
Jülide : Saçı dağınık.

Kader: Alınyazısı, yazgı. Talih.
Kainat: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar
Kamelya: Pembe, kırmızı, beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
Kamer: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında
Kamile: Tam,eksiksiz. Kemale ermiş. Bilgin,bilgili.
Kamuran: İstediğine ulaşmış,mutlu.
Karaca: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya`nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan
Karanfil: Kokulu bir çiçek.
Kardelen: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
Karmen: Parlak kırmızı.
Kayra: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; İhsan, lütuf
Kerime: Cömert. Ulu,büyük. Kız çocuk.
Kevser: Cennette bulunduğuna inanılan su.
Kıvanç: Sevinç
Kıvılcım: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
Kızıltan: Kızıl renk almış tan
Kösem: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç. Cildi temiz,pürüzsüz.
Kuğu: Beyaz tüylü bir su kuşu
Kumru: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş
Kumsal: Kumla örtülü deniz kıyısı
Kutay: Kutlu,uğurlu ay
Kutsal: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse
Kuzey: Bir yön
Kübra: Büyük, ulu; Büyük önerme
Kader : Hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine inanan.
Keriman : Kerimin çoğulu, keremi bol, cömert.
Kevser : Maddeten ve mânen çok, nesli kalabalık. Cennetteki meşhur havuz.
Kezban : Ev kadını.
Kısmet : Talih, nasip, kader.
Kudret : Kuvvet, takat, güç, varlık, ehliyet, kabiliyet.
Kutan : Kutlu, kutsal, mutlu.
Kübra : En büyük en azametli.
Kündem : İtaatli, saygılı.

Lal: Parlak, koyu kırmızı renkte olan
Lale: Çan biçiminde bir çiçek
Lalehan: Lalelerin sultanı.
Lalezar: Lale yetiştirilen yer,lale bahçesi.
Lamia: Parlayan, parlak.
Latife: Yumuşak,hoş,güzel,nazik. Güldüren güzel söz,şaka.
Lema: Parıltı,parlayış.
Leman: Parlama,parıltı.
Lemis: Dokunma,elleme.
Lerzan: Titreyen,titrek
Leyan: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
Leyla: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
Leylifer: Gece ışığı
Lila: Açık eflatun
Lalezar : Lale bahçesi.
Lamiha : Parlayan, parıldayan, parlak.
Leman : Titrek.
Lerzan . Titreyen, titrek.
Letafet : Latiflik, hoşluk, yumuşaklık.
Leyan : Konforlu, lüks hayat.
Leyla : Uzun ve karanlık gece.

Mahire: Hünerli,becerikli.
Mahperi: Güzeller güzeli.
Maide: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet
Manolya: Bir süs bitkisi
Maral: Dişi geyik
Mavisu: Deniz
Mayıs: Bir bahar ayı
Mebruke: Kutlu kadın ("mübarek kelimesinin dişisi")
Mediha: Övülen,beğenilen,sevilen kadın.
Mehir: Ay parçası
Mehpare: Ay parçası gibi güzel.
Mehtap: Ay ışığı,dolunay.
Mehveş: Ay gibi güzel kadın
Melda: İnce ve taze bedenli
Melek: Allah katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel, yumuşak huylu ve masum (mecazi)
Meliha: Güzel,şirin,sevimli.
Melike: Kadın hükümdar,padişah eşi.
Melis: Bal, bal arısı
Melisa: Oğul otu
Meltem: Yazın karadan denize doğru esen yel
Menekşe: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek
Meral: Dişi geyik,ceylan.
Mercan: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü
Meriç: Bulgaristan`dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi`ne dökülen ırmak
Merih: Mars gezegeni
Merve: Mekke`de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı
Meryem: İsa peygamberin annesinin adı
Merze: Mercan.
Meyyal: Meyleden,aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
Mısra: Manzumenin satırlarından her biri,dizeler.
Mihriban: Dost,sevgili,yarendeş. İyi yürekli,güler yüzlü.
Mihrican: Dost,sevgili. Sonbahar.
Mihrigül: Güler yüzlü,dost,sevecen,güzel.
Mihrinaz: Çok nazlı.
Mihrinur: Güldüğünde ışıklar saçan.
Mimoza: Bir süs bitkisi
Mina: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi.
Mine: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe, cam, billur sırça
Miray: Yılın ilk aylarında doğan
Mircan: Güneş gibi aydınlık.
Müge: İnci çiçeği
Müjde: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış
Müjgan: Kirpikler.
Mahinev : Yeni doğmuş ay.
Mahiye : Aylık.
Mahpeyker : Ay yüzlü parlak ve nur yüzlü.
Mahru : Ay gibi parlak yüzlü.
Maide : Kurulmuş hazır sofra.
Makbule : Kabul olunmuş, beğenilmiş.
Maral : Dişi geyik.
Mayda : Narin ince yapılı.
Mebşure : Yüzü güzel, endamlı.
Mefharet : İftihar eden.
Mefkure : Ulaşılmak istenen en yüce amaç.
Mehlika : Ay yüzlü.
Mehpare : Ay parçası.
Mehtap : Ay ışığı.
Mehveş : Ay gibi güzel.
Melahat : Güzel yüzlü.
Melda : İnce ve taze.
Melek : Masum, halim selim.
Melis : Bal arısı.
Menfuse : Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel.
Meriç : Ege denizine dökülen nehir.
Merve : Kâbe yakınındaki küçük bir tepe.
Meryem : Dinine bağlı.
Mesadet : Mutlu.
Mestinaz : Süzgün bakışlı.
Mevhibe : Bahşiş, ihsan, bağış.
Meysere : Zenginlik, rahatlık.
Mihman : Misafir.
Mihriban : Seven, güler yüzlü.
Mihrimah : Güneş ile ay.
Mihrinaz : Çok nazlı
Mimoza : Yaprağına dokununca toplanan bir çiçek.
Mualla : Yüce, yüksek.
Muattar : Güzel kokulu.
Muazzez : İzzet ve şeref sahibi, değerli.
Muhabbet : Sevgi.
Muhaddere : Namuslu, iffetli, örtülü müslüman
Mukadder : Alın yazısına inanan.
Mukaddes : Mübarek, temiz.
Mübeccel : Yüceltilmiş, büyütülmüş, tebcil edilmiş.
Müberra : Temize çıkarılmış, açıkca belirtilmiş.
Mübeşşer : Müjdelenen, iyi haber verilip sevindirilen.
Mübeyyen : Açıklanmış ortaya çıkarılmış.
Müjde : İyi haber sevinçli haber.
Müjgan : Kirpikler.
Müjgen : Kirpik
Münevver : Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili, aydın.
Münteha : Netice, son yer.
Mürüvvet : İnsanlık, mertlik, sevinçli günlerini görme.
Müşerref : Şerefli kılınmış.
Müveddet : Sevgi, dostluk, muhabbet.
Müyesser : Kolayca yapılan nasip olan.
Müzehher : Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş.
Müzeyyen : Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.

Nadide: Az bulunur,görülmemiş. Çok değerli,eşsiz.

Nadire: Az bulunan.

Nağme: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz

Nahide: Venüs gezegeni. Ergenlik çağında genç kız.

Narin: İnce, ince yapılı, kibar

Naşide: Şair,şiir okuyan ve yazan.

Naz: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış

Nazan: Cilve yapan,nazlanan,nazenin.

Nazer: Nazar

Nazgül: Gül kadar güzel olan, nazlı.

Nazlı(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)

Nazlıhan: Naz yapan han anlamında

Necla: Evlat,çocuk. Soylu.

Nefise: Çok güzel,değerli.

Nehar: Gündüz anlamındadır

Nehir: Akarsu, ırmak

Nehire: Gereğinden fazla.

Nergis: Bir süs bitkisi

Nermin: Yumuşak,narin,ince.

Nesli: Soylu.

Neslihan: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.

Neslişah: Şah soyundan

Nesrin: Yaban gülü

Neşe(M): Gönül açıklığı(m), sevinc(im)

Neşve: Keyif,neşe.

Neva: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir makamx

Neval: Talih, kader, kısmet.

Nevade: Torun anlamında

Nevbahar: İlkbahar, ilkyaz

Neveser: Türk Müziğinde Dede Efendi`nin bulduğu bileşik bir makam

Nevgece: Yeni yeni oluşan gece

Nevgül: Yeni açmış gül

Nevra: Beyaz çiçek. Işıklı olma,parlaklık.

Nevres: Yeni yetişen.

Neyir: Işıklı, aydınlık, parlak

Nigar: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim

Nihal: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan,taze sürgün.

Nihan: Saklanmış, gizli olan; Sır

Nil: Çivit. Mısır`da bir nehir

Nilay: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.

Nilgün: Lacivert renkli, çivit renginde

Nilüfer : Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi

Niran: Nurlar,aydınlıklar,ışıklar. Ateşler. Cehennem.

Nisa: Kadın, kadınlar.

Nisan: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı

Nur: Aydınlık, parıltı, parlaklık

Nuran: Nurlu, ışıklı.

Nuray: Işık saçan.

Nurcan: Aydınlık insan.

Nurfer: Işık veren, aydınlatan, ferahlatan.

Nurgül: Nur+Gül

Nurgün: Nur+Gün

Nurperi: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.

Nursal: Işıksal ışıkla ilgili

Nursay: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında

Nurseli: Işık seli (yağmuru) anlamında

Nurseza: Nura layık, ışığa, aydınlığa layık anlamında

Nurten: Işık gibi duru tenli anlamında

Nutiye: Gökyüzündeki en parlak yıldız

Nüket: Nükte, zarif, güzel sözler

Nükhet: Güzel koku

Nükte: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz

Nakşıdil: Gönül nakışı.

Nalan: İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden.

Narin : İnce yapılı, nazik ve kibar.

Nazan : Nazlı, naz eden.

Nazende : Naz edici, nazlı.

Nazenin : Çok nazlı, narin, ince yapılı.

Nazik : İnce, narin, zarif.

Nazikendam : Narin yapılı.

Nazile : Aşağı inen.

Nazlı : Naz eden.

Nebahat : Şan ve şeref sahibi.

Necla : Kız evlat.

Nedret : Az bulunan, ender.

Nehar : Gündüz.

Nemika : Mektup.

Neriman : Pehlivan, kahraman, yiğit.

Nermin : Yumuşak, nazik, kibar.

Neslihan : Padişah soyundan gelen.

Neslişah : Şah neslinden.

Nesrin : Yaban gülü, mısır gülü, van gülü.

Neşe : Sevinç içinde olan.

Neşide : Ünlü mısra, beyit, manzume.

Neval : Talih, kısmet, baht açıklığı. İhsan, bağış.

Nevbahar : İlk bahar.

Nevbaht :Talihi yeni.

Nevber : Yeni yetişmiş turfanda sebze, meyve.

Nevcivan : Taze, genç, delikanlı.

Neveda : Herkesten ayrı bir edası olan.

Nevin : Yeni, yepyeni, yeni şey.

Nevinbal : Taze yeni yetişmiş fidan.

Nevinur : Çeşitli görünümde ışıklar.

Nevres : Yeni biten, genç taze.

Nevsal : Yeni yıl.

Nevvare : Nurlu, ışıklı, parlak, ağaç çiçeği.

Nezafet : Temizlik, paklık.

Nezahet : Temizlik, paklık, iç temizliği, incelik, rikkat.

Nezaket : Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.

Nida : Seslenen.

Nigahban : Gözcü, bekçi.

Nigar : Resim, nakış, resim gibi güzel.

Nihal : Fidan, genç. Fidan gibi ince yapılı.

Nihan : Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten.

Nilgün : Mavi renkli.

Nilüfer : Bir su bitkisi

Niran : Ateş, parlaklık.

Nur : Işık, parıltı, aydınlık, nur.

Nuran : Işıklı, nurlu, aydın.

Nuray : Ay ışığı gibi.

Nurbanu : Işıklı hanım, nurlu hanım.

Nurcihan : Cihanın nuru, kâinatın ışıklı, parlak, nurlu.

Nurçin : Işıklı.

Nurhan : Aydın hükümdar.

Nurhayat : Parlak hayat.

Nurperi : Yüzü nur gibi parlayan peri gibi güzel.

Nurşen : Işık gibi şen ve güler yüzlü.

Nurşin : Çok lezzetli.

Nükhet : Güzel ve hoş koku.

Oksal: Ok at; Oka ilişkin
Okşan: Sevil,şefkat gör.
Olca: Ganimet,bolluk.
Olcay: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih
Olgaç: Bilgi ve görgüde olgunlaşan
Omay: Gözde,sevilen,beğenilen.
Ongül: Ön ayak olmak; İlk gül
Orkide: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı
Oya: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel
Oylum: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı

Ödül: Armağan
Öğün: Kendini yücelt. Zaman. Kez,defa.
Öğüt: Tavsiye.
Ömür: Yaşama süresi,hayat.
Önay: Yeni çıkmış ay
Öngül: Direnen,inatçı. Kılavuz. Öncü,teşvik eden.
Örgün: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan
Övgü: Övme, övmek için söylenen söz
Övgün: Övülmüş, övülen kişi
Övünç: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övünç,
Öykü: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay
Özben: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında
Özde: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan
Özden: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili
Özen: Büyük hassasiyet göstermek
Özge: Yabancı. İyi,güzel. Cana yakın,şakacı. Yürekli,gözü pek
Özgen: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun filizi
Özgül: Gerçek gül, benim gülüm anlamında
Özgür: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan, başına buyruk, hür
Özlem: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret
Özlen: Görme isteği uyandır, kavuşma isteği ver, seni özlesinler
Öznil: Nil gibi verimli.
Öznur: Özü ışıklı,aydınlık.
Özsu: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su
Özün: Şiir. Hak edilmiş ün.
Özten: Güzel tenli.

Pamira: Orta Asya`da bir yayla
Papatya: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi
Parla: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü ol
Pelin: Acı ve güzel kokulu bir bitki
Pelinsu: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında
Perçem: Kahkül
Perran: Uçan, uçucu
Pervin: Ülker yıldızı
Petek: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları
Peyda: Belli, açık, ortaya çıkmak, oluşmak
Pınar: Büyük su kaynağı
Pırıltı: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık
Pakize : Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
Pendiye : Öğüt veren.
Peren : Ülker yıldızı.
Peri : Çok güzel, çekici.
Peride : Uçarak yükselmiş, rengini atmış.
Perihan : Peri padişahı. 
Pakize: Çok temiz olan

Rabia: Dördüncü.
Rahşan: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı.
Rana: İyi, güzel, yumuşak, hoş
Ravza: Sulu, su yatağı yer; Bahçe
Rebia: Bahar.
Renan: Çok ses çıkaran, çınlayan
Rengin: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel
Revan: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh,can.
Reyhan: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen
Rezzan: Ağırbaşlı, onurlu
Rima: Dişi ceylan yavrusu
Rosa: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk.
Ruhan: Güzel kokulu
Ruhsar: Yanak, yüz, güzel yüz
Ruhşen: Neşeli,canlı.
Ruhugül: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan.
Rukiye: Büyü,sihir.
Rüçhan: Üstünlük
Rüya: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut
Rahime : Müminlere çok acıyan kadın.
Rahşan : Parlak, parlayan.
Rana : Güzel, hoş görünen.
Ravza : Bahçe, yeşilliği bol, çiçekli bahçe.
Rayiha : Koku, güzel koku.
Refhan : Varlık içinde yaşayan, bolluk içinde bulunan.
Remide : Ürkmüş, korkmuş, ürkek, korkak.
Rengin : Renkli, boyalı, güzel.
Reside : Erimiş, yetişmiş, olgunlaşmış.
Reyhan : Rızk, merhamet, güzel koku. Fesleğen.
Rikkat : İncelik, naziklik.
Rugeş : Canlı yüzlü, taze yüzlü.
Ruken : Güler yüzlü, müjde veren.
Rukiye : Büyüleyici güzellikte. Rumeysa : Büyük yıldız
Ruşen : Aydın, parlak, belli, aşikar, apaçık, ortada.
Ruzenin : Çiçek gibi güzel yüzlü.
Rüveyda : Hoş, ince, nazik.
Rüveyha : İncelik, zariflik. 

Saba: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam
Sabah: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler
Sahra: Kır,ova,çöl
Saliha: Yararlı,iyi,elverişli.
Sanal: Sanlı ol, ünlen
Sara: Halis, saf, katkısız
Sare: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk
Sargın: Albenili, çekici, büyüleyici,yıldızı şirin, hoşa giden, sevimli, güzel
Saye: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma
Saygın: Sayılan, sevilen
Sayıl: Her zaman saygı gör
Sebla: Uzun kirpikli göz
Seçil: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen
Seçkin: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit
Seda: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı
Sedef: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş
Seden: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak
Segah: Doğu müziğinin makamlarından
Seher: Tan ağartısı
Sel: Taşkın su
Selda: Bir söğüt cinsi
Selen: Haber, müjde
Selin: Gür akan su
Selinti: Ufak sel
Selma: Barış içinde,huzur,erinç.
Selmin: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan
Selva: Amerika`da Amazon, Afrika`da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.
Selvi: İnce uzun ağaç
Sema: Gökyüzü; Göç
Semanur: Nurlu gökyüzü
Semen: Yasemin çiçeği. Semizlik.
Semin: Değerli, pahalı; Semizlik
Semiramis: Babil`in Asma Bahçeleri`ni kurduran Asur kraliçesi
Semra: Esmer kadın.
Sena: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adi
Senahan: Metheden, alkışlayan, öven
Senar: Yar, aşık, seven insan
Senay: Ay gibi güzelsin.
Senem: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça`da put; Arapça`da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel
Sera: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç
Serap: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı
Seray: Ay gibi güzel
Seren: Gemi direği
Serma: Kış soğuğu
Serpil: Gelişmek,büyümek.
Serpin: Yağmur
Serra: Rahatlık,kolaylık
Sertap(Sertab): İnatçı anlamında
Seval: Severek al anlamında
Sevda: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek
Sevdem: Sevginin en son demi
Seven: Bir başkasına sevgi duyan
Sevgi: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
Sevgül: Gül gibi sevilen.
Sevil: Her zaman sevilen biri ol
Sevim: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik
Sevinç: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku
Sevtap: Tapılacak kadar çok sevilen.
Seylan: Sel, akma, akış
Seyyal: Akıcı, akışkan
Sezen: Hisseden, sezgili
Sezer: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar
Sezgi: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği
Sezin: Sezinleme işi, sezme. Duygulu,anlayışlı.
Sıla: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş, hediye; Bağ
Sibel: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası (Fransızca "si belle": öylesine güzel anlamında)
Sim: Gümüş gibi parlak ve beyaz
Sima: Yüz, çehre
Simge: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler
Sinem: Yüreğim, çok sevdiğim
Soneda: Nazlı olmaması temenni edilen
Songüz: Kasım ayının halk arasındaki adı
Sonyaz: Sonbahar
Su: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı
Sumru: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi
Suna: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.
Surperi: Peri güzeli.
Suzan: Yakan,yakıcı.
Süheyla: Yumuşak ve iyi huylu, mütevazı kadın.
Sündüs: Ham ipek,ipekli.
Süsen: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
Saadet : Kavuşan, mutlu.
Sabahat : Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.
Sabia : Yedinci.
Saniye : İkinci.
Sara : Halis, katkısız, saf.
Sare : Sıçrayan, atlayan.
Satıa : Meydana çıkan, yükselen, nur saçan, parlak.
Seda : Ses.
Seha : Eli açık, cömert.
Sehavet : Cömertliği seven
Seher : Gecenin son altıda biri olan vakit ki, bu zaman yapılan dualar makbuldür.
Sekine : Gönlü rahat.
Selamet : Sağlık, esenlik, kurtuluş, sâkin olma.
Selma : Barışçı, itaatli, iyi yolda.
Selvican : Selvi seven, selvi canlı.
Semahat : Cömert, iyiliksever.
Semra : Esmer, kumral renkte, esmer güzeli.
Sena : Övme, methetme.
Seniyye : Yüksek, yüce.
Serap : Işığın yansımasından doğan yanılma.
Sevde : Esmer güzeli.
Sibel : Buğday başağı.
Suna: Erkek ördek. Endamlı.
Suzan : Yakan, yanan.
Süeda : Saadetli, kutlu, uğurlu. Saidin çoğulu.
Sükeyne : Sessiz, sakin, başlı, vakarlı.
Sülün : İnce narin.
Sümeyye : Ammar b.Yaser`in annesi. İlk İslam şehidi.
Sündüs : Altın ve gümüş telle işlemeli ipek kumaş.
Süveyda : Kalbin ortasındaki kara benek.

Şahdane : Mutlu, bahtiyar, dindar, temiz yürekli.
Şahika : Dağ tepesi, dağ doruğu.
Şahmelek : Güzeller güzeli.
Şaziment : Özellikleri kimseye benzemeyen.
Şebnem : Gece nemi, çiğ, nem, rutubet.
Şehnaz : Çok nazlı.
Şehriban : Şehrin en büyük âmiri, vali.
Şemsinisa : Kadınların güneşi.
Şermende : Utangaç.
Şermin : Utanan, sıkılan.
Şermize : Küçük insan topluluğu.
Şetaret : Şenlik, neşeli olma, sevinç.
Şeybe : Beyaz saçlı, yaşlı, saçı ağarmış.
Şeyda : Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.
Şeyma : Bedeninde ben, alamet olan.
Şirin : Tatlı, cana yakın sevimli.
Şule : Alev, parıltı.
Şükran : Teşekkür eden, minnettar kalan.
Şükufe : Çiçek gibi güzel, tomurcuk.
Şifa: Hastalıktan kurtulma, şifa bulma

Taçnur: Mutluluk
Tahire : Gündoğusundan esen rüzgar
Taibe: Tövbe eden, pişmanlık duyan
Talha : Güzellik
Talia : Güzel, şirin
Taliha: Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek
Tamay : Dolunay, ayın on dördüncü
Tanay : Secde eden
Tanseli: Şafak vakti gelen sel
Tansu : Göğüsle ilgili
Tanyel: Katıksız, arı - Seçilmiş
Tanyeli: Tan vakti esen rüzgar
Tara : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
Tayyibe: 1.İyi davranış. 2.Yatıştırıcı, hoşa giden söz
Tenay : Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden
Tendü: Öz, asıl
Tennur: Yüksek, ulu
Tijen : Taç, taçlar
Tuba : 1.Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. 2.Güzellik, iyilik. 3.Rahat
Tuğçe: Küçük tuğ
Tulü : Doğuş, doğma (güneş için) anlamında
Tülay: Ayın ince ışığı
Tülin: Ayın çevresinde görülen ışık halkası
Tünay : Gece ve ay
Türkan: 1.Kraliçe. 2.Güzel kız
Türkü: Yankı, ses
Türkan: 1.Kraliçe. 2.Güzel kız
Tıflıgül : Gonca gül.
Tiraje : Gök kuşağı.
Tuba Cennet ağacı.
Tülin : Ayna.
Türkan : Padişaha saltanatta ortaklık eden eşi. 

Ubeyde: Yaradanın kölesi
Uğurgül : Uğurlu gül
Uhde: Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev.
Ulya: En yüce, en ulu, yüksek
Umay: Devlet kuşu
Umur: Görgü, deneyim
Uzel: Usta, becerikli
Ulya: Pek yüce.

Ülkü: Amaç, ideal
Ümran : 1.Bayındırlık. 2.Uygarlık, medeniyet. 3.İlerleme, mutluluk, refah
Ünzile : Gönderilmiş
Üzgü : Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet.
Ülfet : Dost olan, yakınlık duyan.
Ümeyme : Küçük anne.
Ümmühan : Hükümdarın annesi. 

Vahibe: Hibe eden, bağışlayan.
Vahide : Tek yalnızca bir tane.
Varide : Gelen, erişen - Söylenti
Vedia : Korunması için bırakılan emanet
Verda : Gül.
Vildan : Yeni doğmuş çocuklar
Vira: Durmadan, aralıksız, sürekli.
Vecahet : Güzel yüzlü, itibarlı, şerefli.
Vedia : Emanet.
Vedide : Dost, sevgili. Çok seven.
Vesamet : Güzel olan.
Vesile : Vasıta olan.
Vildan : Yeni doğmuş çocuk.
Vuslat : Dostuna, sevdiğine kavuşan. 
Vera: Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak duran. 

Yağmur : Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları.
Yaprak: Bitkilerin solunumunu sağlayan, yeşil ve türlü biçimlerdeki ince bölüm
Yaren: Dost, arkadaş
Yasemin: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki
Yaşam: Hayat
Yelda : 1.Uzun. 2.Yılın en uzun gecesi
Yeliz : Ferah yer, aydınlık, havadar
Yeşim : Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş
Yıldız : Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.
Yonca: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı
Yüksel: Başarı kazan, yücel
Yâdigar: Dost hatırası.
Yârıdil: Gönül dostu, içten arkadaş.
Yelda: Uzun ve siyah.
Yeldem: Çabuk, çevik, çalak.
Yeşim: Sert ve kıymetli yeşil taş. 

Zehra: Çok beyaz, parlak yüzlü
Zehre : Çiçek.
Zeliha: Züleyha, su perisi
Zennan: Kadınlar
Zennur : Zinnur, nurlu, ışıklı
Zeren : Anlayışlı, kavrayışlı.
Zerin: Altından ya da altına benzer olan.
Zerrin: Altından yapılmış.
Zeynep: Süs, bezek.
Zinnur: Nurlu, ışıklı
Zişan : Şanlı, şerefli - Bir tür lale
Zuhal: Satürn gezegeninin adı.
Zülal: Hafif, güzel, soğuk su.
Zübeyde: Öz, asıl
Zühre : Çoban yıldızı, venüs.
Zülal: Saf, temiz, hafif tatlı su.
Züleyha: Su perisi - Hazreti Yusuf`un karısı
Zümra: Akıllı, çabuk kavrayan kadın.
Zümrüt: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.
Zehra : Yüzü beyaz ve parlak, nurani yüzlü.
Zekavet : Çabuk anlayan, tez kavrayan.
Zerafet : Kibarlı, incelik, zariflik.
Zerengül : Altın gibi gül.
Zerişte : Altın tel, sırma.
Zerrin : Altına benzeyen, altın gibi parlak ve kıymetli.
Zeyneb : Görünüşü ve kokusu güzel, olgun ve dolgun.
Ziba : Süslü, bezekli. yakışıklı güzel.

Kulağa Hoş Gelen Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2021 (A-G Arası)

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber