2022-07-03 12:28:31 | Son Güncelleme : 2022-07-03 12:34:11

Takuhi Tovmasyan kimdir? Nereli, kaç yaşında?

Katıldığı bir televizyon programı sonrası araştırmalara konu olan Takuhi Tovmasyan biyografisi hakkında detaylı bilgiyi haberimizden bulabilirsiniz. Güzel Türkçesi ve yazdığı kitaplarıyla büyük beğeni toplayan Takuhi Tovmasyan, yaşı, nereli olduğu ve yazdığı kitaplarla merak konusu oldu. Takuhi Tovmasyan hakkında en detaylı bilgiyi haberimizde bulabilirsiniz.

Takuhi Tovmasyan kimdir? Nereli, kaç yaşında?
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş
Takuhi Tovmasyan kimdir? Nereli, kaç yaşında?

Pazar sabahı katıldığı bir televizyon programında dikkatleri çeken Takuhi Tovmasyan, bilhassa konuşma stili ile bir anda ilgi odağı haline geldi. Hobi, edebiyat ve yemek konularında kitapları olan Takuhi Tovmasyan hakkında çok fazla detaylı bilgi bulunmuyor. Fakat Takuhi Tovmasyan hakkındaki ulaşabildiğimiz tüm bilgileri sizler için derledik. İşte Takuhi Tovmasyan biyografisi...

TAKUHİ TOVMASYAN KİMDİR

Bir televizyon programına katıldıktan sonra sorgulanmaya başlayan Takuhi Tovmasyan, Yedikule'de dünyaya geldi. Kendisi, yemek, edebiyat ve hobi alanların kitap yazmayı çok seviyor. Bugüne kadar Mer Şen Seğanen ve Sofranız Şen Olsun isimli kitapları bulunuyor. Fakat hakkında pek de bilgi bulmak mümkün değil. O yüzden Takuhi Tovmasyan'ın hikayesini kendi ağzından dinleyelim:

Yedikule, İmrahor Caddesi, Gençağa Sokağı 18 numarada, Takuhi yayamın üç katlı ahşap evinde doğmuşum. Doğduğum gün Zadig, yani Paskalya yortusunun merelotsuymuş. Bir gün evvel, her zaman olduğu gibi, Zadig kutlamaları için evimiz akrabalarımızla dolmuş taşmış. Ertesi gün, “Mari’nin bir kızı oldu” müjdesini duyanlar, kulaklarına inanamamışlar. Daha dün onca misafiri ağırlamış, üç katlı evde bir aşağı bir yukarı koşuşturmuş, sabahtan akşama kadar hiç oturmamış bu kadın, sabahın ilk ışıkları henüz belirmemişken nasıl olur da bir çocuk dünyaya getirebilir! Akrabaları gibi Mari de şaşmış bu işe.

Ama onun derdi başka. Sanki o devirlerde bu işin garantisi varmış gibi oğlan çocuğu doğuracağını sanıyormuş; kızı olduğuna inanamamış, yani bir oğlu varken, ikinci bir oğlu daha olmasını isterken, ben doğmuşum. Anam üzülmüş ama babam çok sevinmiş. Anasını çok seven babam, onun ismini yaşatacağı bir kız evladına sahip olmanın sevinciyle tam kırk yaşında ikinci ve son kez baba olmanın heyecanını yaşamış. Böylece on dört nisan bin dokuz yüz elli ikide Tovmasyan ailesine ikinci bir Takuhi katılmış… Sokakta hiç ip atlamadım, seksek, saklambaç, top oynamadım, komşunun ayva ağacına çıkmadım. Ev işlerini bir oyun gibi gördüm. Suyla sabunla oynadım. Bahçe sulamaya bayılırdım. Bakla, bezelye toplamayı, bağda üzüm salkımlarını sepete özenle yerleştirmeyi ufak yaşta becerebildim. Kim nerede yemek yapsa ben onun yanında dururdum. On bir yaşımda ilk kez tek başıma kek yaptım. On beş yaşıma geldiğimdeyse, evimizde yapılan her yemeğe elimi sokmuştum. Sadece balık ayıklamamıştım. İlk olarak on beş yaşımda tekir balığı ayıkladım. Sonra başladım anamla rekabete. Beğendiğim hanımefendilerden tarifler alıp anama meydan okumaya kalkıştım. Babamı, Yeğya kocadayımı, Partuh dayımı, Ardaş ve Krikor eniştelerimi gurme olarak kullandım. Onlara “Eee Mari, boynuz kulağı geçti.” dedirttim. Ama çok sonra bu atasözünün bir devamı olduğunu öğrendim. Meğer “Boynuz kırılır, kulak kalır” mış…