• Piyasalar
  • down
    BIST 100
    122142
  • up
    USD
    5.9403
  • down
    EURO
    6.553
  • up
    GBP
    7.7707
  • up
    Altın
    303.092
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 30.04.2014 - 17:42 Yorum : 0

Üç aylar ne zaman başlıyor 2014 Üç aylar başlangıcı ve detayları

Kamerî takvimin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu ayları olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları gelenekte 'üç aylar' diye adlandırılır. Peki Üç aylar ne zaman başlıyor? İçinde Regaip, Miraç ve Berat kandilleri ile Kadir Gecesi'ni barındıran 'üç aylar' yarın başlıyor. İşte 2014 Mübarek üç ayların başlangıcı ve tüm detaylar.

Üç aylar ne zaman başlıyor 2014 Üç aylar başlangıcı ve detayları

Kamerî takvimin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu ayları olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları gelenekte 'üç aylar' diye adlandırılır. Peki Üç aylar ne zaman başlıyor? İçinde Regaip, Miraç ve Berat kandilleri ile Kadir Gecesi'ni barındıran 'üç aylar' yarın başlıyor. İşte 2014 Mübarek üç ayların başlangıcı ve tüm detaylar. Ankara Müftüsü Prof. Dr. Mefail Hızlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hicri takvimin recep ayıyla başlayan, şaban ile ramazan aylarıyla devam eden ve "üç aylar" olarak adlandırılan manevi açıdan önemli bir döneme girildiğini belirtti. Bu dönemin tüm Müslümanlarca çok değerli sayıldığını, ibadet, yenilenme ve manevi bakımdan zenginleşme imkanı tanıdığını dile getiren Hızlı, Regaip, Miraç ve Berat kandilleri ile Kadir Gecesi'nin üç aylar içinde idrak edileceğini vurguladı. Üç aylardan sonuncusunun ayların sultanı olarak kabul edilen ramazan olduğunu belirten Müftü Hızlı, "Bu aylarda yapılan ibadetler, sergilenen iyilikler, verilen zekat ve sadakalar diğer aylardan çok daha sevaplıdır" ifadelerini kullandı. Üç aylar içinde ilahi rahmetin taştığını ifade eden Hızlı, şunları söyledi: "Bu kadar faziletle donatılmış 'üç aylar'ın, Müslümanlar için bir fırsat dönemi olarak algılanması sanırım yerinde olacak. Bu denli sevap aylarının ayağımıza kadar gelmiş olmasını bir şans olarak görmeliyiz. Hayırlı işlerde birbirleriyle yarış içine giren müminler, işte bu aylarda yaptıkları manevi hizmetler, gösterdikleri dini hassasiyetle ebedi hayata karlı bir yatırım yapmış olurlar. 'Recep Allah'ın ayı, şaban benim ayım ve ramazan ümmetimin ayıdır' buyuran ve recep ayı girdiğinde de 'Allahım, recep ve şabanı bize mübarek kıl, bizi ramazana ulaştır' duasını sürekli tekrarlayan Sevgili Peygamberimizin takipçisi olmalıyız." Bu üç aya dinimizde son derece önem verilir; Müslümanlar adeta bu ayları iple çeker ve bu ayları değerlendirmek için azami gayret gösterirler. “Mübarek üç aylar” diye bilinen aylar bu şekilde hiçbir kaynakta yer almamasına rağmen Müslüman toplumlarda özel bir yeri vardır. Şüphesiz bu durum “onbir ayın sultanı” diye anılan Ramazanın çekim kuvvetinden dolayıdır. İslamî-Hicri takvimin 7. ve 8. ayları olan Recep ve Şaban’ın diğer aylar arasında fonksiyonları Ramazan’dan önce gelmeleri ve böylece hazırlık dönemi olmaları hasebiyledir.
Sevgili Peygamberimiz, mübarek üç aylar için, “Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ise ümetimin ayıdır” (Buhârî) buyurmuşlardır. Rasulullah, Ramazan ayı dışında en fazla Recep ve Şâban aylarında oruç tutmuşlardır. Recep ayı girdiğinde de, “Allah’ım, bize Recep ve Şaban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” (Keşfu’l Hafa) diye dua etmiştir. Bu üç ayda ayrıca Regaip, Berat, Miraç ve Kadir geceleri bulunmaktadır. Ramazan ayındaki farz orucun yanısıra Rasululah, Recep ve Şaban aylarında da Müslümanları oruç tutmaya teşvik etmiştir. Konuyla ilgili Abbad ibn Hanif şöyle bir rivayette bulunmuştur: “Said İbnu Cübeyr (ra)’a Recep ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabi verdi. İbni Abbas (ra)’ı dinledim, şöyle demişti: Rasulullah Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz Galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde oruç tutacak) derdik, (bazı yıllarda da öyle) yerdi ki biz, galiba hiç tutmayacak derdik.”(Müslim) Hz. Aişe başka bir rivayetinde bu konuda şunları söyler: “Rasulullah senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu: Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir.” (Müslim)

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber