• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    123414
  • down
    USD
    5.9295
  • down
    EURO
    6.5532
  • up
    GBP
    7.7901
  • down
    Altın
    297.632
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 09.12.2019 - 21:58 Yorum : 0

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya'yla anlaşmada Türkiye uluslararası haklarını kullandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Libya ile anlaşılan Akdeniz Mutabakatı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.Erdoğan, "Bu mutabakat muhtırasıyla Türkiye esasında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya'yla anlaşmada Türkiye uluslararası haklarını kullandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık. Bir sondaj gemisi daha alacağız. Sadece Akdeniz'de değil, Karadeniz'de hatta uluslararası sularda da bu çalışmaları sürdüreceğiz. Bu anlaşmayla Doğu Akdeniz'deki yetki alanımızı maksimum düzeye çıkardık. Ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Yunanistan, Mısır, İsrail ve GKRY bu bölgede Türkiye'nin onayı olmadan doğal gaz hattı kuramaz. Türkiye'nin karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşması ile Yunanistan'ın eli kolu bağlandı, Yunanistan'ı çıldırtan bu" dedi.
Libya mutabakatına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son yılların Kaddafi döneminde bununla ilgili bir adım atmıştık. Fakat attığımız adım Kaddafi'nin ölümü sebebiyle devam etmemişti. Ondan bu yana bir sessizlik vardı. Bu sessizliği de bölgede Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan gibi kendileri egemenliği altına alarak, 'Türkiye, Libya buralarda sesleri çıkmayacak, buralarda biz hakimiz, Türkiye sondaj gemilerini gezdiremez' gibi tehditler savurdular. Bu tehditleri dinlemedik. Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık" şeklinde konuştu.

"Bir sondaj gemisi daha alacağız"
Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mutabakat muhtırasıyla Türkiye esasında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandı. Bir sondaj gemisi daha alacağız. Sadece Akdeniz'de değil, Karadeniz'de hatta uluslararası sularda da bu çalışmaları sürdüreceğiz. Bu anlaşmayı biz Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladık. Yunanistan, Mısır, İsrail, GKRY ciddi anlamda rahatsız oldu. Biz bu adımı atınca bunların oyunları bozuldu. Bu anlaşmayla Doğu Akdeniz'deki yetki alanımızı maksimum düzeye çıkardık. Ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Yunanistan, Mısır, İsrail ve GKRY bu bölgede Türkiye'nin onayı olmadan doğal gaz hattı kuramaz" ifadelerini kullandı.

"Bu bizim için tarihe kayıt düşmektir ve tarihe kayıt düşüyoruz"
Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Doğu Akdeniz'de aslında en uzun kıyı şeridine sahip ülkeyiz, bunlar bunu da görmüyor. Harita çok net, çok şeyleri de açıkça ortaya koyuyor. Bu bizim için tarihe kayıt düşmektir ve tarihe kayıt düşüyoruz. İçeride ve dışarıda bundan çok rahatsız olanlar var" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Bugün İstanbul'da Libya'dan bir bayan temsilci nasıl mutlu. Diyor ki 'Sayın Başkanım siz olmasaydınız, biz bu haklarımızı alamazdık. Şimdi biz bu haklarımıza kavuştuk. Libya halkı sizi şöyle seviyor, böyle seviyor' anlata anlata bitiremiyor. Bundan sonra böyle olmayacak, bizler de haklarımıza sahip çıkacağız. Türkiye hem karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşarak uluslararası deniz hukukuna uygun davranmıştır hem de Yunanistan'ın eli kolu bağlandı. Yunanistan'ı çıldırtan bu. Yunanistan'ın itiraz edebileceği bir boşluk yok. Hep bugüne kadar vurdular, aldılar, yok bundan sonra böyle olmayacak, artık bizler de hakkımıza sahip çıkacağız."

"Yunanistan ile diyalog kanallarını yeniden canlandırmaya hazırız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin her zaman barışçıl çerçevede olduğu görülmüştür. Yunanistan ile diyalog kanallarını yeniden canlandırmaya hazırız. Başbakan Miçotakis'e de bizzat ifade ettim, iki ülke arasında taze bir başlangıç olsun dedim. Ancak Yunanistan tarafından olumlu bir cevap alamadığımızı da belirtmek isterim. Libya Büyükelçisini sınır dışı etti. Bu gizli bir muhtıra değil. İki taraf da onay sürecini tamamlayarak yürürlüğe girdi. Şimdi Birleşmiş Milletler'e (BM) gönderdik, tescil aşamasında. Neredeyse oy birliği içerisinde TBMM'den geçti, bir parti hariç" dedi.

"Kıta sahanlığı haklarımızın korunmasına devam edeceğiz"
"Bu anlaşma Türkiye-Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlarını belirlemiş oldu" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortak arama tarama faaliyeti yapabilir. Kıta sahanlığı haklarımızın korunmasına devam edeceğiz. Hem kendi haklarımızı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) haklarını korumaya devam edeceğiz. Eskiden biz böyle sondaj için bir gemi alalım, bırakın kiralamaya muktedir değildik. Şimdi bizim kendimize ait gemilerimiz var. Tüm kıydaş ülkelerle müzakerelere hazırız. Bizim barışçıl biz çözüme destek veren tutumumuz değişmedi, aynı yerdeyiz. Beraber bu çalışmaları yürütebiliriz. Bizim derdimiz düşman kazanmak değil. Muhtıra Rum-Yunan ikilisinin Türkiye'yi Akdeniz'de çevreleme, yalnızlaştırma girişimlerine güçlü bir cevap niteliğindedir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Putin ile bir görüşme talebim var. Önümüzdeki ayın 8'inde Türkiye'de olacak. Ondan önce bu görüşmemizi yapalım. Çünkü Hafter konusu istiyorum ki Rusya ile münasebetlerde yeni bir Suriye doğurmasın. Ocak'taki görüşme ayrı, TürkAkım projesinin açılışını yapacağız. Putin ile Libya ve Hafter konusuyla ilgili telefonda görüşeceğim" ifadelerini kullandı.

"Hedefimiz Tel Abyad-Resülayn arasına 1 milyon insan yerleştirmek"

Rusya ve ABD ile yapılan mutabakatlara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlib her geçen gün daha iyiye gidiyor. Ama asıl bizim derdimiz burada, Tel Abyad buradan Resülayn var. İkisinin arası 120 kilometre, ama derinlik 30 kilometre. Bizim asıl hedefimiz Derik denilen bir yer var, orası Irak sınırıdır. Biz bütün bu bölgedeki teröristlerin buralardan boşaltılmasını hem Rusya'dan hem ABD'den istedik. 120 ve 150 saatlik anlaşmalarımız oldu. Onlar bu saatlerde boşaltılacağını söyledi. Ama ne Rusya ne ABD bunu gerçekleştirebildi. Biz de tabii kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz dedik. Bizim hedefimiz Tel Abyad ile Resülayn arasına 1 milyon insan yerleştirmek. Güvenli bölge planlamamız bu. Bir an önce buralarda atacağımız adımlarla bu insanları artık çadırlardan kurtaralım, aynen Cerablus'ta olduğu gibi kendi topraklarına dönmesini sağlayalım dedik. İlk görüşmede hepsi iyi hoş diyor, ama adım atmıyorlar. Dörtlü Zirve'de de bu konuda mutabık kaldık. Tel Abyad ile Resülayn arasına örnek bir adım Türk milleti atabilir" şeklinde konuştu.

"Biz bu teröristi gördüğümüz, bulduğumuz yerde etkisiz hale getireceğimizi söyledik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'a izletilen terörist Ferhad Abdi Şahin videosuna ilişkin, "Biz bu videoyu Trump ve 5 tane senatör ile ayrıca bakanlar vardı, hepsiyle paylaştık. Orada güzel bir hava oluşturdu, bakın bu adam yüzlerce, binlerce Türk vatandaşının ölümüne neden olmuş bir teröristtir. Böyle biriyle bir araya gelmek, bizim onu aracı olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Üzüldüğümüz şey şu, bir teröristle bir başka teröristi bir araya getirerek bundan medet ummak. Üzücü olan bu. NATO'da da gündeme gelen şey buydu. Teröristin dini, milleti, vatanı kesinlikle yoktur. Peki, bu teröristlerden biz ne bekliyoruz. NATO diyor ki, 'Biz terörü yok edeceğiz.' Böyle mi yok edeceğiz? Esasında biz bu teröristi gördüğümüz, bulduğumuz yerde etkisiz hale getireceğimizi söyledik" dedi.

"Macron kalkıp 'Bir NATO üyesi nasıl S-400 alır' dedi, sana mı soracağım?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz S-400'den vazgeçemeyiz. Bizim için o sayfa kapandı. Biz hava savunma sistemlerimizi çeşitlendirmek istiyoruz. Bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım. Sağolsun NATO Genel Sekreteri de bunu ifade etti. Macron kalkıp 'Bir NATO üyesi nasıl S-400 alır' dedi. Sana mı soracağım? Bunlar bugüne kadar karşılarında dik duran liderler görmediler" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır annelerinin nöbetine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu duruş çok asil bir duruş. Anne kimdir, anne nedir diye tanımlayacak olursanız işte anne budur. O ahlaksızların kaçırılanlara karşı tavırlarını da gördük. Annelerden daha farklı bir yaklaşım beklenebilir mi? Parlamentoda kuru sıkı atanlar önce bunun hesabını verin. Şimdi ili terk ettiniz, niye terk ettiniz kaçacak delik arıyorsunuz. Bunlar da inlere girecekler. İki gün sonra 100 gün olacak. Temennim odur ki inşallah çok daha fazla ilerlemeden burada geri sayım başlar. İnşallah anneler yavrularına kavuşurlar. Biz de elimizden ne geliyorsa her türlü tedbiri alıyoruz, adımları da atıyoruz" dedi.

"Akıncı'nın ilk test uçuşuydu, başarılı geçti"
Akıncı'nın ilk test uçuşuna ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlk test uçuşuydu. Başarılı geçti. Taşıdığı yük itibarıyla çok önemli. Dünyada belki üç beş ülke bunu şu anda yapabilir durumda. Bayraktar ailesini özellikle tebrik ediyorum. Elimizde İHA'lar olmasaydı terörle mücadeleyi nasıl yapardık. Savunma sanayiinde geldiğimiz nokta çok çok önemli" dedi.

"Gelin dövizden kendi paramıza dönelim"
Vatandaşlara çağrı yapan Erdoğan, "Ekonomide toparlanma dönemi başladı. Gelin dövizden kendi paramıza dönelim. Kendi paramız artık güven veriyor. Bunun bereketini göreceğiz. Ekonomide toparlanma dönemi başladı. Hedefimiz tek haneli enflasyonu yakalamak. Faizde de yine aynı şekilde tek haneli rakamı yakalayacağız. 2020'de buna ulaşacağız" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini vatandaşlara hitaben şunları söyleyerek bitirdi:
"Bize inansınlar, kendilerine özellikle inansınlar. Biz bir defa ülkemizin muhasır medeniyetler seviyesine çıkma yarışını başarıyla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Dışa bağımlılığımız her geçen gün düşüyor. Biz yerli ve milli istikrarlı bir Türk parasına da geçelim istiyoruz. Gelin cebimizde kendi paramızı taşıyalım. Daha istikrarlı bir Türk parası sayesinde enflasyonun kalıcı tek hanelere düştüğünü göreceksiniz. Düşük faiz ve düşük enflasyon. Eğer faizi düşürürsek kesinlikle enflasyon da düşecektir. Çünkü biz bunu yaşadık. Ciddi mücadeleler verdik. Doğru orantılıdır faizle enflasyon. Ama ben uygulamanın nasıl gerçekleştiğini bu işi yaşayarak görmüş birisiyim. Bu adımı atıyoruz. Zorunlu tasarrufta biz devletin memuruna ve işçisine borçlu olduğunu gördük. Devlet memuruna ve işçisine niye borçlu olsun, bunu halletmemiz lazım. 10 milyon işçi ve memur alacaklıydı ve 17 milyar lirayı biz işçi ve memurumuza ödedik. Hala bunu görmek istemeyenler var. Biz borçlu bir devlet aldık ama bu borçları ödeyerek bu hale getirdik."

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber