• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    86161
  • down
    USD
    6.0741
  • down
    EURO
    6.8052
  • up
    GBP
    7.7255
  • down
    Altın
    251.302
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
Ramazan
REKLAMI KAPAT
Tarih : 08.05.2019 - 15:47 Yorum : 0

Dyt. Psk. Meryem Berrin Ak, Ramazan’da en çok yapılan yeme içme yanlışlarını anlattı

Ramazan ayını sağlıklı ve enerjik geçirmek için 10 öneride bulunan Dyt. Psk. Meryem Berrin Ak, Ramazan ayında nasıl beslenmek gerektiğine dikkat çekerek, Ramazan’da en çok yapılan yeme içme yanlışlarını anlattı.

Dyt. Psk. Meryem Berrin Ak, Ramazan’da en çok yapılan yeme içme yanlışlarını anlattı

Ramazan ayının gelmesiyle beraber, hem sofra zevki hem de sağlıktan vazgeçmeyip, ruhen ve bedenen daha enerjik olmak için yeme içmeye dikkat etmek gerekiyor. Ramazan ayı, oruç tutanların dikkat etmedikleri takdirde kilo almaya en müsait oldukları dönemlerden biridir. Uzun süreli açlık sonrası geç saatte yenen ağır iftar yemeği, yeterince sıvı alınmaması, düşen kan şekerinin etkisi ile günlük tatlı tüketiminin artması ve fiziksel aktivitenin kısıtlı olması gibi etkenler bu dönemde kilo alınmasına neden oluyor. Nişantaşı Hastanesi Dyt. Psk. Meryem Berrin Ak, Ramazan ayında nasıl beslenmek gerektiğine dikkat çekerek, Ramazan’da en çok yapılan yeme içme yanlışlarını anlattı. 

“Sahurda ne kadar çok yersem o kadar az acıkırım düşüncesi yanlış” 
Sahur ve iftar ana öğünlerine ek olarak iftarla sahur arasında 1 ya da 2 ara öğün yapılması gerektiğini söyleyen Dyt. Psk. Meryem Berrin Ak, “Sahurda ne kadar çok yersem o kadar az acıkırım düşüncesi son derece yanlış olup önemli olanın çok besin tüketmek değil, vücudu tok tutacak ve çabuk acıkmayı önleyecek besinler tüketmek gerektiği unutulmamalıdır” dedi.

“Yemeğe çorba, yoğurt, salata gibi hafif yemeklerle başlayın” 
Iftarda hazımsızlık ve gaz sikayeti olmaması için yemeğe çorba, yoğurt, salata gibi hafif yemeklerle başlanması gerektiğini vurgulayan Ak, “10-15 dakika sonra ana yemeğe geçilmelidir. İftarda tüketilen çorba hem bir miktar sıvı ihtiyacını karşılar hem de mide doygunluğunu arttırır. Sahur dışında yapılan tek öğün iftar olduğu için özellikle iftarda tüm besin gruplarından almaya özen gösterilmelidir. İftarda bir gün sebze yemeği yeniliyorsa diğer günler et ya da kuru baklagillerden yapılan yemekler seçilmelidir” ifadelerini kullandı.

“Sahur öğününü atlamayın” 
Ak, kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu sözlerine eklerken, “Sahur öğünü ise erken kahvaltı olarak düşünülmeli ve gün içinde yorgunluk, halsizlik, aşırı açlık ve susuzluk yaşamamak için kesinlikle atlanmamalıdır. Sahur, imsak vaktine yakın bir zamanda yapılmalı ve kolay hazmedilebilen, tok tutan, protein içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Süt, yumurta, az tuzlu ya da tuzsuz peynir, salatalık, domates, yeşillik, ceviz-fındık-badem gibi kuruyemişler ve tam buğday ekmeğinden oluşan hafif bir kahvaltı ya da çorba, ayran, şekersiz veya az şekerle yapılmış kompostolar tercih edilebilir. Salam, sosis, sucuk ve pastırmadan oluşan kızartma, kavurma gibi acılı, baharatlı ve yağ oranı yüksek, unlu, şekerli ve tuzlu besinlerden kaçınılmalıdır” diye konuştu.

“Hızlı yemek yemekten kaçının” 
Doyma sinyali vücutta yaklaşık 10-12 dakikada oluştuğunu belirten Ak, “Büyük bir açlıkla hızlı bir şekilde yemek yemek daha fazla yemek yeme isteğine ve sindirim sisteminin zorlanmasına sebep olacağından dolayı yemekler yavaş ve az porsiyonlarda tüketilmelidir” şeklinde konuştu.

“Lifli besinler ve bol su tüketin” 
Ramazan ayında oluşabilecek kabızlığı önlemek için meyve ve sebzeler, kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler, kuruyemişler gibi lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Ak, “Lifli gıdaların yanı sıra sıcak havalar nedeniyle artan sıvı ihtiyacını karşılayabilmek için sahurda ve iftardan sonra belli aralıklarla bol su tüketilmelidir. Kişiden kişiye değişiklik göstermekle beraber günde en az 2 buçuk litre su tüketilmesi Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için oldukça önemlidir. Çay, kahve, kola gibi kafein içeren içecekler su yerine geçmemekte ve vücutta diüretik (su atıcı) etki yapmaktadır. Bu nedenle bu içeceklerin özellikle Ramazan ayında daha az tüketilmesi gerekmektedir” açıklamalarında bulundu.

“Yemekle beraber çay ve kahve içmeyin” 
İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitamin ve mineral emilimini engelleyeceğinden bu içeceklerin yemekten en az 45 dakika sonra içilmesi gerektiğine dikkat çeken Ak, “Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan hurma hem oluşan tatlı isteğini bastırır hem de içerdiği yüksek oranda lif sayesinde oluşabilecek kabızlık riskini azaltır. Ayrıca içerdiği vitamin ve mineraller açısından sağlık için faydalıdır. Fakat hurma tüketilirken dikkatli olunmalı, şeker içeriği yüksek olduğu için miktar abartılmamalıdır” dedi.

“Pide yerine esmer ekmek tüketin” 
Ak sözlerine şöyle devam etti: “Sıcak pidenin kokusuna dayanmak zor olsa da 1 avuç içi büyüklüğünde Ramazan pidesinin 1 dilim ekmek yerine geçtiğini ve üzerindeki susamlar nedeniyle kalorisinin normal ekmeğe göre daha yüksek olduğunu unutmadan tüketmek gerekmelidir. Tokluk hissi sağlanması açısından da pide yerine tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesi daha uygun olacaktır. İftarla sahur arasında yapılan ara öğünde aşırı şerbetli ve yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyve (mevsim itibariyle karpuz veya kavun olabilir) veya şekersiz, az şekerli olarak hazırlanmış bir komposto tüketilebilir. Meyve tüketilen günlerde tatlı, tatlı tüketilen günlerde meyve tüketilmemesi kilo kontrolü açısından daha uygun olacaktır”.

“Yemek yedikten en az 30 dakika sonra yatılmasına dikkat edilmelidir” 
Ramazan ayında reflüden korunmak için kahve, kakao, çikolata, aşırı yaglı, salçalı, ketçaplı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini söyleyen Ak, “Sahurda ve iftarda yemek yer yemez yatılmamalı, yemek yedikten en az 30 dakika sonra yatılmasına dikkat edilmelidir” diye konuştu. 

Ak en son olarak diyabet hastaları, tansiyon hastaları, gebe ve emzikli kadınlar, gelişme çağındaki çocuklar, çok yaşlı olan hastalar, kalp ve böbrek hastaları, her gün ilaç kullanması gereken hastalar ve özel bir diyet uygulaması gereken ülser, kolit, kronik bağırsak hastalığı olan hastaların oruç tutmasının sağlık açısından sakıncalı olduğunu belirterek, iftardan 1 buçuk 2 saat sonra, 30- 40 dakika süresince tempolu yürüyüşün önemini de vurguladı.

Örnek Ramazan menüsü 
Su, 1 adet zeytin veya hurma ile oruç açılır.

İftar 
1 kase çorba,
8 yemek kaşığı etli sebze yemegi (susuz) ya da 2 köfte büyüklüğünde (60 gr) et, tavuk, balık, hindi
1 kase yoğurt
1-2 ince dilim tam tahıllı ekmek
Bol salata (yağsız)

Ara öğün 
1 kase sütlü tatlı ya da 1 adet meyve
2 adet ceviz veya 5-6 adet fındık veya 5-6 adet çiğ badem
Açık çay

Sahur 
1'inci seçenek:
1 su bardagı süt
1 haslanmıs yumurta
1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
2 adet ceviz / 5-6 adet fındık veya çiğ badem
1-2 ince dilim tam tahıllı ekmek
Sögüs domates ve salatalık
2'nci seçenek: Çorba, et, yoğurt, tam tahıllı ekmek, söğüş domates ve salatalık
3'üncü.seçenek: Süt + tost + söğüş domates ve salatalık  

Kaynak : İHA
 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber