• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    94082
  • down
    USD
    4.7932
  • up
    EURO
    5.6125
  • down
    GBP
    6.2808
  • down
    Altın
    189.513
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Google Plus
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
16.04.2018 - 15:18 | Son Güncelleme: 16.04.2018 - 15:19

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çifte standart karşısında sahada olmamız gerekiyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanların kanı, canı ve hayatı söz konusu olduğunda sergilenen çifte standart karşısında bizim sahada olmamız gerekiyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çifte standart karşısında sahada olmamız gerekiyor

Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi'nde konuşan Erdoğan'ın açıklamalından öne çıkanlar şöyle;

"BAŞARI ZİNCİRİNİ OLUŞTURAN BU DÖRT HALKA..."

250 Müslüman dini lider, akademisyen ve temsilciye ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemizde ilk kez düzenlenen Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi'nin Müslüman ümmetinin sorunlarını çözümüne imkan sağlayacağına inanıyorum.Özellikle de bir hususu ifade etmekte fayda görüyorum. Meselelerin ve problemlerle ilgili çözüm yollarının tespiti elbette çok önemlidir. Fakat alınan kararların kuvveden fiile geçirilmesi çok daha önemlidir. Yoksa verilen bunca emek, harcanan onca mesai eksik ve yarım kalacaktır. Benim kendime siyasi ve idari hayatım boyunca pusula olarak kıldığım dört başlığım var. Özellikle istikbalimizin teminatı olarak gördüğüm gençliğe bu dört prensibi hatırlatıyorum. Oku, düşün, uygula ve neticelendir. Başarı zincirini oluşturan bu dört halkanın herhangi birinde kopma ve kırılma olursa başarıya ulaşmamız mümkün değildir. Burada dört gün sürecek olan tartışmalar neticesinde alınan kararların önümüzdeki dönem içerisinde mutlaka hayata geçirilmesi ve uygulanması önem arz ediliyor.

"BİNLERCE KİLOMETRE ÖTEDE OLSAK BİLE, KIBLEMİZİN VE KALPLERİMİZİN YÖNÜ BİRDİR"

Başarı zincirini oluşturan bu dört halkanın herhangi birinde kopma ve kırılma olursa başarıya ulaşmamız mümkün değildir. Burada dört gün sürecek olan tartışmalar neticesinde alınan kararların önümüzdeki dönem içerisinde mutlaka hayata geçirilmesi ve uygulanması önem arz ediliyor. Rengimiz, dilimiz, kültürümüz farklı da olsa bizler aynı kitaba ve dine mensup insanlarız. Binlerce kilometre ötede olsak bile, kıblemizin ve kalplerimizin yönü birdir. Bizler aynı ümmetin mensubuyuz.

BATI ÜLKELERİNE SERT TEPKİ

"Batı dünyası İslam karşıtlığı üzerinden kendi ideolojisini, kendi hayat biçimini tahkim etmek istiyor." ifadesini kullanan Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Onu güçlendirmek istiyor. Modern insanın buhranlarına cevap verebilecek yegane din olan İslam proje mahsulü teröristler üzerinden yaftalanmaya, lekelenmeye çalışılıyor. İşte bunlar son dönemlerin proje terör örgütleridir. Bunlarla bunu yürütüyorlar."

"AHLAKSIZLIĞIN DANİSKASI ONLARDA, KATLİAMIN DANİSKASINI ONLAR YAPTI"

11 Eylül terör saldırlarından bu yana Müslümanlar olarak çok taraflı, çok katmanlı bir saldırı dalgasıyla yüzleşiyoruz. Eli kanlı çeteler üzerinden istikbalimizin karartılmaya çalışıldığını, hak ve hürriyetlerimizin gasbedilmek istendiğini görüyoruz. İşte DEAŞ, Boko Haram, Eş-Şebab, FETÖ gibi katil sürülerinin terör eylemleri bize zarar vermesinin yanında İslam karşıtı çevrelere dört gözle bekledikleri fırsatı da veriyor. Sizin İslam dediğiniz bu mu diyorlar. Hani Müslüman kan dökmezdi, bunu diyorlar. Hani siz barış diniydiniz diyorlar. Biz onlara malzeme veriyoruz. Öyleyse bizim bu işi tersine çevirmemiz lazım. Bu örgütlerin hunharca katlettiği veya hayatını kararttığı Müslümanların masumiyeti görmezden gelindiği gibi işlenen vahşi cinayetlerin faturası da dinimize ve müminlere kesiliyor. Birçok batı ülkesi de kendi iç sorunlarını perdelemek için adeta bu ateşe benzin döküyorlar, çok temizler ya... Ahlaksızlığın daniskası onlarda, katliamın daniskasını onlar yaptı, utanmadan sıkılmadan buradan kalkıp fatura kesiyorlar.

"HANİ SEN AB ÜYESİYDİN!"

Neticesi ölüm olduktan sonra sebebi hangi silah olursa olsun bu suçtur. Bunlar insanları da ayırıyor. Fransa Romanları derdest etti. Hani sen AB üyesiydin.

"MÜSLÜMANLARA DÜŞEN GÖREV SALDIRILAR KARŞISINDA SİNMEMEKTİR"

Giderek kötüleşen tablo karşısında Müslümanlar olarak bize düşen görev bellidir. Biz asla saldırılar karşısında sinemez, kendi kabuğumuza çekilemeyiz. Müslümanların başka din mensuplarıyla bir arada barış içinde yaşama problemi yoktur. Tarih boyunca da hiçbir zaman olmamıştır.

Müslümanların kanı, canı ve hayatı söz konusu olduğunda sergilenen çifte standart karşısında bizim sahada olmamız gerekiyor. Batılı güçlerin işin ucu çıkarlarına dokununca neler yaptıklarını, ortalığı nasıl ayağa kaldırdıklarını hepimiz görüyoruz. Mesele, petrol, altın, elmas, pazar payı olunca bu ülkelerin adeta kan kokusu almış köpek balığı gibi binlerce kilometre öteden koşup geldiklerini biz çok iyi biliyoruz. Ama aynı ülkelerin Filistin'deki katliamlara, Arakan'daki soykırıma, komşumuz Suriye'de yüz binlerce masumun hayatına mal olan zulme nasıl sırtlarını döndüklerini de gayet iyi farkındayız

İslam ülkelerini azınlık hakları konusunda sıkıştıranlar, birçok Afrika ve Asya ülkesinde Müslüman azınlıklara yönelik etnik temizlik faaliyetlerini görmüyorlar. Bu riyakarlıkların, bizi yolumuzdan ve haklı mücadelemizden alıkoymasına izin veremeyiz. Müslüman, i'lay-ı kelimetullah için tüm dünyada hak ve adaletin tecellisi için çalışmak zorundadır.

"MÜSLÜMAN ÜLKELERİN LİDERLERİ BİLE "DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR" TEZİNİ ANLAMIŞ DEĞİL"

BM'nin ne zamandan beri reforme edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Ama gel gör ki, Müslüman ülkelerin liderleri bile hala "Dünya beşten büyüktür" tezini kabullenmiş ve anlamış değil. Çünkü onlar köleleştirme politikalarına onlar da alıştılar. Konuşuyoruz, haklısınız diyorlar ama çıkış gösteren harekete geçen yok. Diğerlerinin ağzına bakıyorlar. Tamam da artık dünya 2.Dünya Savaşı şartlarını yaşamıyor. Yeni bir dünya oluşturmamız lazım. Teröre karşı mücadelemizde hala bizim yanımızda olmuyor maalesef. Terör örgütü FETÖ'ye karşı aldığımız tedbirler hala batının zoruna gidiyor.

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber
Reklamı Geç