• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    97149
  • down
    USD
    5.7454
  • up
    EURO
    6.3899
  • down
    GBP
    7.0549
  • up
    Altın
    282.758
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 02.08.2019 - 17:30 Yorum : 0

Kurban Bayramı ne zaman? 2019 Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak?

Kurban Bayramı sayılı günler kaldı. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca vatandaş kurban bayramı ne zaman sorusunun cevabını araştırmaya başladı. Kurban Bayramı ne zaman, Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? gibi sorularınızın cevaplarına haberimizden ulaşabilirsiniz...

Kurban Bayramı ne zaman? 2019 Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak?

2019 yılının ikinci dini bayramı olan Kurban Bayramına sayılı günler kaldı. Kurbanlık almak isteyen vatandaşlar kurban bayramının ne zaman olduğunu tatile gidecekler ise bayram tatilnin kaç gün olduğunu araştırmaya başladı.  

Kurban Bayramı ne zaman? Kurban Bayramı kaç gün?

2019 yılının Kurban Bayramı 4 gün sürecek. Arefe günü 10 Ağustos 2019 Cumartesi günü olan Kurban Bayramının birinci günü 11 Ağustos 2019 Pazar gününe denk geliyor. Bayramın dördüncü günü yani son günü ise 14 ağustos Çarşamba günü olacak.

10 Ağustos 2019 Cumartesi Kurban Bayramı Arefesi
11 Ağustos 2019 Pazar Kurban Bayramı (1.Gün)
12 Ağustos 2019 Pazartesi Kurban Bayramı (2.Gün)
13 Ağustos 2019 Salı Kurban Bayramı (3.Gün)
14 Ağustos 2019 Çarşamba Kurban Bayramı (4.Gün)

Kurban Bayramı tatili kaç gün?
Ramazan Bayramı'nda 9 gün olarak yapılan bayram tatili Kurban Bayramı'nda yetkili makamlardan henüz bir açıklama yapılmadığı için arefe günü ile birlikte 4,5 gün olacak.

Kurban bayramı için merak edilen sorular

Sual: Kimler kurban keser yani kurban kesmek kimlere vacibdir?

Maddeler halinde bildirelim:
1
- Kurban, davar [koyun, keçi], sığır [manda, inek, dana, öküz, boğa] veya deveyi, Kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Kurban, vacib vazifesini yerine getirerek sevaba kavuşmak için kesilir. Mukim olan, akıllı, büluğa ermiş, hür ve Müslüman erkeğin ve kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, Kurban bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kurban kesmeleri vacib olur.

Dinen karı kocadan hangisi zengin ise kurbanı o keser, ikisi zengin ise ikisi de keser, ikisi de fakir ise ikisi de kesmez. Fakir kurban kesmek zorunda değildir ama keserse çok sevap olur.

Kurban, dünyada vacib vazifesini yerine getirmiş olmak ve ahiretteki sevabına nail olmak için kesilir. Babanın, çocuğu için, çocuğun malından da kurban kesmesi gerekmez. Deli ile bunak, çocuk hükmündedir. Büyük çocuk ve hanımdan izinsiz, onlar adına kurban kesilmez.

2- Mukim, akıl-baliğ müslümanın, ihtiyacından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, kurban kesmesi vacib olur. Kurban kesmenin vacib olmasında, bayramın üçüncü gününe itibar olunur. Bayramın birinci ve ikinci günü, zengin-fakir, mukim-misafir, akıllı-deli, baygın-ayık olmaya bakılmaz. Bayramın üçüncü günü nisaba malikse, diğer şartlar da varsa kurban kesmek vacib olur.

Demek ki, bayramın ikinci günü de baliğ olmayıp, üçüncü günü büluğa erene, bayramın ilk günü fakirken üçüncü günü zengin olana, bayramın ilk günü seferiyken, üçüncü günü mukim olana, diğer şartlar da varsa, kurban kesmek vacib olur.

3- Bayramın ilk günü komada iken, üçüncü günü ayılanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacib olur. Bayramın ikinci günü bayılıp, üçüncü günü güneş battıktan sonra ayılan zenginin kurban kesmesi vacib olmaz.

4- Fakir bir kimse, bayramın birinci veya ikinci günü, bir kurban kesse, bayramın üçüncü günü zengin olsa, bir kurban daha kesmesi lazımdır. Çünkü üstüne vacib olmadan kesmiştir. Ancak, Bezzaziyye gibi muteber eserlerde, sonradan gelen âlimler, “Fakir, bayramın birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kurban kesmesi gerekmez” demişlerdir.

5- Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, ilk günü kurban kesmesinde mahzur yoktur.

6- Bir zengin, bayramın birinci ve ikinci günü kurban kesmeden ölse, kurban borcu ile ölmüş olmaz.

7- Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Keserse vacib olarak eda etmiş olur.

8- Mukim iken, bayramın birinci ve ikinci günü sefere çıkanın, kurban kesmesi vacib olmaz. Daha önce kesmişse, vacib sevabı alır. Kesmemişse, sefere çıktığı için borç üzerinden düşer.

9- Mukim bir zengin, seferdeki bir vekile kurban kestirse, vacib sevabı alır.

10- Esir iken, üçüncü günü hür olanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacib olur. Hür iken, bayramın üçüncü günü esir olup, güneş batana kadar esir kalanın kurban kesmesi vacib olmaz.

11- Tarlasından aldığı mahsul veya tarlanın, evin, dükkanın [atölyenin, kamyonun] bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamayan kimse, imam-ı Muhammed’e göre fakirdir. Fetva da böyledir. Şeyhayn’a göre zengin sayılır. Mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyacını karşılar ve nisabı da bulursa, bunun kirayı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek fıtra vermesi ve kurban keserek büyük sevaba kavuşması gerekir. Böyle bir kimse, fıtra vermez ve kurban kesmezse, imam-ı Muhammed’e göre, günahtan kurtulur. Tarlasından hiç mahsul almayan, kiraya da veremeyen kimse ve ihtiyacından fazla malı olup da, parası bulunmayan kimse, imam-ı Muhammed’e uyarak, fıtra vermez ve kurban kesmez. Verir ve keserse, ikinci ictihada göre, fıtra ve kurban sevabına kavuşur.

Aldığı kira ile güç geçinen kişi, nisaba malik ise, para biriktirip, fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirip gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Aile efradı çok olup güç geçinenin, kurbanın etini evinde bırakması müstehaptır. Birden çok evi olan erkeğin, nisaptan düşürecek kadar borcu yoksa, kurban kesmesi gerekir.

Sual: Akıl baliğ olma yaşı kaçtır? 13 yaşındaki oğluma kurban düşer mi?
CEVAP

Kızlar 9 yaşında, erkekler 12 yaşında büluğa erebilirler. Bazıları gecikebilir. 15 yaşını geçtiği halde ergenliğe ermezse artık o ergen kabul edilir.

Büluğa ermişse ve 96 gram altın veya o kadar parası varsa kurban kesmesi gerekir. Büluğa ermemişse zengin de olsa kurban kesmez.

Sual: Annem zengin ama şuursuzdur. Kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP: 
Şuuru yerinde iken kes derse, kesersiniz. Bilmiyorsa kesilmez.

Sual: Zekât nisabına ulaşmış altınları olan çocukların kurbanlarını babaları mı keser?
CEVAP: 
Büluğa ermemiş olan çocuğa, zengin de olsa, kurban kesmek vacib olmaz. Babasının da, zengin çocuğu için kesmesi gerekmez.

Sual: Tam İlmihal’de (Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhiccenin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecr vaktinde vacib olur) deniyor. Hemen devamla yine (Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misafir olmaya bakılmaz) deniyor. İlk ifadedeki (..fecr vaktinde vacib olur) ne demek?
CEVAP: (Keserse vacib sevabı alır) demektir.

Sual: Zengin ailenin fakir oğlunun da kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP: 
Hayır, zengin olan keser. Ana babanın zenginliği, oğlunun kurban kesmesini gerektirmez.

Çocuk için kurban kesmek
Sual: Almanya’da 154 Euro kindergeld (çocuk parası) veriliyor. Burada bazı derneklerin dağıttıkları broşürlerde, çocuklar için kurban kesmek vacib deniyor. 
Çocuk için kurban parası topluyorlar. Çocuğun kurban kesmesinin vacib olduğu Dürer’de yazıyor diyorlar. Dedikleri doğru mu?
CEVAP: Hayır, yanlıştır. Büluğa ermemiş çocuk için, zengin de olsa kurban kesmek gerekmez. Şeyhayn’a göre, babasının, zengin çocuğu için de, çocuğun malından kesmesi gerekirse de, fetva İmam-ı Muhammed’in kavlidir. Fetva verilen bu kavle göre, babanın, zengin çocuğu için, kendi malından da, çocuğun malından da kurban kesmesi gerekmez. (Dürer)

Fakirin kurbanı ölse
Sual: Fakirin aldığı kurban, Arefe günü ölse, bunun yerine başka bir kurban kesmesi gerekir mi?

CEVAP: Fakir olduğu için, gerekmez.

Şuuru yerindeyse
Sual: Dinen zengin olan bir alzheimer hastasının bayramda kurban kesmesi gerekir mi?

CEVAP: Fıkıh kitaplarında, (Bayramın üçüncü gününü baygın halde geçiren zengine kurban kesmek vacib olmaz) deniyor. Üçüncü günü ayık olmak önemlidir. Birinci günü ayık olsa ve kurban kesse, üçüncü günü baygın geçirse de, kestiği kurban vacib olur.

Bunayanın da, üçüncü günü şuuru yerindeyse, (Bugün kurban bayramıdır, bana kurban kesin) diyorsa, kurban kesmek gerekir. Bayramın, kurbanın ne olduğunu anlamıyorsa, kurban kesmesi gerekmez. Kurban kesmek, zengin olan akıllı Müslümana vacibdir.

Kurban kesmede üçüncü gün
Sual: Bir fakir, kurban bayramının üçüncü günü zengin olsa veya bir zengin üçüncü günü fakirleşse yahut ölse kurban kesmek vacib olur mu?

CEVAP: Fakirlik, zenginlik ve ölüm için, vaktin sonuna itibar edilir; bayramın başında zenginken üçüncü günü fakirleşse veya ölse, o kimsenin üzerine kurban vacib olmaz. Üçüncü günü zengin olana da, kurban kesmek vacib olur. (Dürer ve gurer)

Şafii'de kurban
Sual: Şafii'de, ailenin geçimini sağlayan kişi kurban kesse, diğer ev halkı kesmeyebilir mi?

CEVAP: Bir ev halkı için bir kurban kesilmesi sünnet-i kifâyedir. Aile reisi kesince diğerlerinin kesmesi gerekmez. Hanefi'de ise, ailede, kurban nisabına malik olan herkesin kesmesi vacibdir.

Hacıya kurban vacib mi?
Sual: Hacca giden kimsenin, fakir de olsa, kurban kesmesi gerekir mi?

CEVAP: Hayır, kurban nisabına malik olmayanın kurban kesmesi vacib olmaz. Hacda seferi olan da kurban kesmez.

Seferilik ve kurbanın vacib olması
Sual: Seferde, mesela öğle namazını kılan, öğle çıkmadan mukim olsa, öğleyi tekrar kılması gerekmediği hâlde, seferde nâfile olarak kurban kesen zengin kimsenin, üçüncü günü mukim olunca, yeniden kurban kesmesi niye gerekiyor?

CEVAP:Seferde namaz kılmak farzdır. Seferde farzı yapınca elbette yeniden kılmaz. Kurbanı seferde kesmek ise nâfiledir, bayramın üçüncü günü mukim olunca, zengine kurban kesmek vacib olur. Kurbanı vacib olarak kesmediği için yeniden kesmek vacib oluyor.

Fıkıh kitaplarında deniyor ki: Büluğa ermemiş bir çocuk, vakit girince o namazı kılsa, vaktin sonuna doğru büluğa erse, o namazı tekrar kılması farz olur, çünkü öncekini nâfile olarak kılmıştır. Bunun gibi, vaktin sonunda ayılan baygına, hayzı veya nifası vaktin sonunda biten kadına, o namazı kılmak farz olur. (Dürr-ül-muhtar)

Bir çocuk, yatsı namazını kılar da, sonra ihtilam olur yani büluğa ererse, sabah namazına kadar yatsıyı tekrar kılması farz olur. İmam-ı Muhammed, bunu İmam-ı a'zam Ebu Hanife'ye sormuş, o da, (Evet, yatsıyı tekrar kılması farz olur) buyurmuştur. (Redd-ül-muhtar)

Kurban Bayramı’nın üçüncü günü sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. (S. Ebediyye) Ama kesilirse, yine vacib yerine gelmiş olur Kesmeden sefere çıkarsa, seferi olduğu için kurban kesmesi vacib değildir. Seferde keserse nâfile olur, vacib olmaz. Seferden dönüp mukim olunca üçüncü günü kurban kesmesi vacib olur. Çünkü yukarıda, Dürr-ül-muhtar'da bildirildiği gibi, namaz, vaktin sonunda farz olduğu gibi, kurban da, bayramın üçüncü günü vacib olur. Daha önce nâfile olarak kesilen kurban, vacib yerine geçmez. Namaz seferde de farzdır. Seferde namaz kılmak nâfile olsaydı, bu kıyas o zaman uygun olurdu. Şimdiki kıyas tamamen bâtıldır. Bu hususu merhum Hocamıza da sormuştuk:

Sual: Seadet-i Ebediyye’de, bayramın birinci günü mukim veya seferî olmaya bakılmayacağı bildiriliyor. Buna göre, bayramın birinci günü seferde kurban kesip, bayramın üçüncü günü memleketine gelerek mukim olan zenginin, tekrar kurban kesmesi vacib midir?
CEVAP: Evet.

Sual: Sadece maaşı olan ve bununla da zar zor geçinen fakat kurban nisabına malik olan bir kimse, kurban kesecek midir?
Cevap: Aldığı kira veya maaşla güç geçinen bir kimse, nisaba malik ise, para biriktirip, fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirerek gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Kurban kesen, kendini Cehennemden azad etmiş olur. Bir hadîs-i şerifte;
(Hasislerin, cimrilerin en kötüsü, kesmesi vacib olduğu hâlde kurban kesmeyendir) buyuruldu.

Sual: Kurban Bayramının üçüncü günü sefere çıkacağını veya fakir olacağını bilen bir kimseye, bayramın birinci günü kurban kesmek vacib olur mu?
Cevap: Kurban Bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Bunun aksine bayramın üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhiccenin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecir vaktinde vacib olur. Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misafir olmaya bakılmaz.

Sual: Kurban ne zamana kadar kesilebilir?
CEVAP
Maddeler hâlinde bildirelim:
1- Kurban, bayramın ilk günü bayram namazından itibaren üçüncü günü, güneş batıncaya kadar kesilir. Cuma kılınmayan küçük köylerde, fecirden sonra, bayram namazından önce de kesilebilir. Gece kurban kesmek, caizse de mekruhtur. Şafii’de, bayramın dördüncü günü de, kesilebilir.

2- Nafile, akika ve adak hayvanı, her zaman kesilebilir, ama bayramda kesilmesi iyi olur.

3- Bayram, cumaya rastlasa da, yine kurban, bayram namazı kılındıktan sonra kesilir.

4- Kurban Bayramı’nın üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilene, bayramın birinci ve ikinci günü kurban kesmek vacib değilse de, keserse vacib olarak eda etmiş olur.

5- Fakir, bayramın ilk günü kurban kestikten sonra, 3. günü zengin olsa, iade gerekmez. Vacib yerine gelmiş olur. 3. günü zengin olacağını bilenin de, ilk günü kurban kesmesi caizdir.

Sual: Gece kurban kesmek caiz midir?
CEVAP Mekruhtur. İhtiyaç veya zaruret olmadan kesilmez. Gündüz kesme imkanı bulunamamışsa, ertesi günü kesme imkanı da yoksa gece kesmek caiz olur.

Kurban, üçüncü günü akşam ezanına kadar kesilir. Daha sonra kesilmez. Bu vakte kadar herhangi bir sebeple kesilememiş olan kurbanı kesebilmek için Şafii mezhebi taklit edilerek gece veya ertesi gün yani dördüncü gün de kesilebilir. Böyle durumlarda mekruh da olmaz. Ancak, bir ihtiyaç olmadan Şafii mezhebi taklit edilemez.

Sual: Kurbanlık hayvanlar, bayram namazı kılınmadan önce kesilebilir mi?
Cevap: Kurbanlarını şehirde kesenlere, bayram namazından sonra kesmek vacib olur. Bayram namazdan evvel kesmeleri caiz değildir. Üçüncü günü güneş batıncaya kadar kesebilirler. Köylerde oturanlar, kurbanlık hayvanlarını fecirden sonra, bayram namazından önce de kesebilirler. Bayramın ikinci günü kesmek ise, ihtiyatlı olur.

Kurbanın kesildiği günler
Sual: Kurban edilecek hayvanı, Kurban bayramından önce veya sonra kesince de kurban kesilmiş olur mu?
Cevap: Kurban, Zilhicce ayının onuncu günü bayram namazından sonra başlayıp, onikinci günü güneş batıncaya kadar devam eden üç gün ve aralarındaki iki gecede kesilen deve, sığır, koyun veya keçidir. Bildirilen bu üç günden önce veya sonra kesilen hayvan, kurban olmaz. Bir deveyi veya sığırı yedi kişiye kadar birkaç kimse ortaklaşa kesebilir. Koyun ve keçiyi bir kişi kesebilir. Kadın da, kendi kurbanını ve vekil olarak başkasının kurbanını kesebilir.

Sual: Adak denilince her zaman kesilebiliyor da, kurban denilince niye bayramdan başka günde kesilmiyor? Bu koyunu Şaban ayında keseceğim diyenin Şaban ayında mı kesmesi gerekir?
CEVAP
Hayır, Şaban ayında kesmesi gerekmez; ama kurban denilirse kurban bayramında kesmesi gerekir. Çünkü İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:
Kurban, dinimizin bildirdiği özel bir vakitte kesilen hayvanın adıdır, onda vakti kaldırmak söz konusu olmaz. O hâlde (Şu hayvanı kurban edeceğim) diye adadığı takdirde, onu o vakitte, yani bayram günü kesmesi gerekir. Yoksa adağını yerine getirmiş olmaz; çünkü kurban kesim günleri geçtikten sonra, artık ona kurban denilemez. Kurban vakti çıktıktan sonra onu canlı olarak bir fakire tasadduk eder; ama bunun aksine, falan vakitte [mesela Şaban ayında] bir koyun kesilmesini adasa, vakti zikretmesi geçersizdir. İstediği ayda kesebilir.

Bundan dolayı Hanefi âlimleri, adakta yer ve zamanın tayinini geçersiz saymışlardır. [Mesela Cuma günü Sultanahmet’teki bir fakire bir altın sadaka vereceğim dese, başka gün başka yerdeki fakire bir altın verebilir.] Ama kurban bunun aksinedir; çünkü vakit, kurbanın mefhumundan bir parçadır. O zaman kurbanda vakte itibar etmek gerekir.]

Biri bir hedy kurbanı adasa, durum farklı olur. Hedy, Harem-i şerifte kesilmek üzere gönderilen kurbanın ismidir. Kurban ise, bayram günlerinde kesilen hayvanın ismidir. Eğer hedy Harem-i şerifte kesilmezse hedy ismi; kurban, bayram günlerinde kesilmezse, kesilen o hayvanda kurban ismi bulunmamış olur; çünkü fakihler demiştir ki, bu kimsenin bu adaktan kurtulması için onu ancak haremde kesmesi ve tasadduk etmesi gerekir.

Eğer bir kimse Mekke’nin fakirlerine verilmek üzere bir miktar para adamış olsa, o kimse Mekke fakirlerinden başkasına da onu tasadduk edebilir. Hedy, kurbanı Mekke’ye hediye edilen, orada kesilip tasadduk edilen hayvana denilir. O zaman yer, bunun mefhumunun bir parçası olmuş olur. Zamanın kurbanın bir parçası olması gibi. Hedy olarak adadığı bir hayvanı Mekke dışında kesip tasadduk etse, adadığını yerine getirmiş olmaz.

Mekke’de para sadaka vermeyi adamak bunun aksinedir; çünkü yer, para mefhumunun bir parçası değildir. İster Mekke'de tasadduk etsin, ister başka yerde. Hedy bunun aksinedir. Harem-i şerifte kesilmesi gerekir. Kurban denilince de hayvanı kurban kesmek gerekir. (Redd-ül-muhtar)

Geçen yılın kurbanı
Sual: Bir ineğe ortak olan yedi kişinin bir kısmı o yılın kurbanına, bir kısmı da geçen yılın kesmediği kurbanına niyet etse, kestikleri kurban sahih olur mu? Bir kısmının geçen yıla ait kestikleri bilinmezse ne olur, bilinirse ne olur? Adak hayvanı yedi kişilik kurbana dahil edilebilir mi?

CEVAP
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Biri aynı yılın kurbanını, diğerleri ise, geçmiş yılların kurbanını murat etseler, aynı yılın kurbanını irade edenin kurbanı caiz, diğerlerininki bâtıldır. Çünkü diğer ortaklarınki nafile olur. Bu kurbanın etinin tamamını tasadduk etmeleri gerekir. Çünkü onun hissesi de hayvanın etine dahildir. Haniye'de de böyle bildirilmiştir. (Redd-ül muhtar)

Yukarıdaki durum, geçmiş yılların kurbanı olduğu bilindiğine göre böyledir. Bilinmezse, geçen yılın kurbanına niyet edenler, öğrendikleri zaman tevbe ederler. Geçmiş yıllarda kesmedikleri kurbanlarının bedelini bir veya birkaç fakire altın olarak verirler.

Adak hayvanı yedi kişilik kurbana ortak edilebilir.

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber